İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Orman Yangınları Fransa ve İspanya Başta Olmak Üzere Tüm Avrupa’yı Etkilemeye Devam Ediyor

AB Ortak Araştırma Merkezi’ne göre 29 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla AB’de yangından etkilenen alanların yüzölçümü 434.976 hektara ulaştı.
Orman Yangınları Fransa ve İspanya Başta Olmak Üzere Tüm Avrupa’yı Etkilemeye Devam Ediyor

Yangınlardan etkilenen alan 2025’te aynı tarihte kaydedilen 346.836 hektarın üzerine çıkmış ve son 20 yılın ortalamasını aşmış durumda. Fransa’da temmuz ayında yanan alan 91.024 hektar düzeyindeyken, İspanya’da 206.768 hektar etkilendi. İklim değişikliğinin bir sonucu olduğu gözlemlenen yangınların “whiplash” olarak adlandırılan bir olgu sebebiyle arttığı belirtiliyor. Buna göre özellikle kış aylarında yoğun yağışlar bitki örtüsünün normalden daha fazla gelişerek büyümesine yol açtı. Ardından gelen sıcak dalgası ise bitkileri kurutarak, alev almayı kolaylaştırdı. Mayıs ayı boyunca ilk sıcaklık dalgası Avrupa’yı vururken, haziran sonundaki sıcaklık dalgası ise 400 bine yakın kişinin yaşamını kaybetmesine sebep oldu.

Yangınlar daha önce görülmeyen bir olgu olan yangın bulutları olarak adlandırılan “pyrocumulonimbus”un ortaya çıkmasına yol açtı. Yangınların yol açtığı ısıdan oluşan bulutlar yangının daha da yayılmasına yol açıyor ve söndürülmesini zorlaştırıyor. Yangınlar sebebiyle yaklaşık çeyrek milyon insan evlerinden tahliye edildi. Acil durum çadırları kuruldu. Yangından etkilenen bölgelerin uğradığı zarar oldukça ciddi boyutlarda. Bordeaux çevresindeki yangınlar bölgenin üzüm bağlarının bir bölümünü yok ederken, İspanya’da Valencia çevresindeki turistik tesisler ve imalathaneler zarar gördü. Yangınların diğer bir sonucu da ortaya çıkan toksik dumanın sağlık üzerindeki etkisi. Yaklaşık 1,5 milyon kişinin yaşam süresinin bu yüzden kısalacağı belirtiliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, orman yangınlarının İkinci Dünya Savaşı sonrasında ülkenin karşılaştığı en zor durum olduğunu belirtirken, İspanya Başbakanı Sanchez ise iklim krizinin etkilerine dikkat çekti.

Türkiye’de Durum

Ülkemizde son günlerde, Muğla, Antalya, Balıkesir, Mersin ve Aydın’da çıkan orman yangınlarını söndürme çalışmaları sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı’nın verdiği bilgiye göre, Antalya Kaş, Isparta Eğirdir, Muğla Seydikemer yangını tamamen kontrol altına alındı. Balıkesir Gömeç’te yangına müdahale sürerken, Ayvalık-Bergama karayolu ulaşıma kapatıldı. Mersin, Gaziantep, Balıkesir Sındırgı ve Aydın Çine’de çıkan yeni yangınlara havadan ve karadan ekipler müdahale ediyor. Mersin’de 80 ev tahliye edilirken 50 kişi güvenli bölgelere nakledildi. Muğla Seydikemer, Isparta Eğirdir ve Antalya Kaş’taki yangınlar büyük ölçüde kontrol altına alındı. Muğla’nın Marmaris ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangına neden olduğu iddia edilen şüpheli gözaltına alındı.

AB Sivil Koruma Mekanizması Devrede

AB sivil koruma mekanizması kapsamında bir ülke yardım istediğinde, bu talep katılımcı 37 ülkenin tamamıyla paylaşılıyor. Her ülke, sağlayabileceği uçakları, helikopterleri, itfaiye ekiplerini, ekipmanları veya uzmanları sunabiliyor ve Komisyon bunların konuşlandırılmasını koordine ederek finansmanı sağlıyor.

Avrupa’yı etkileyen orman yangınları için bu mekanizma kapsamında hem Fransa’ya hem de İspanya’ya yardım gönderildi. Fransa’da AB, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Almanya, Portekiz, Slovakya, İsveç ve Türkiye’den 7 uçak ve 4 helikopter konuşlandırıldı. Bu uçakların çoğu rescEU yangın söndürme filosunun bir parçası. İspanya’da ise AB, Yunanistan, İtalya ve Türkiye’den 6 uçak seferber etti ve Portekiz’den 134 personel ve 41 araç görevlendirdi.

AB’nin Copernicus uydu hizmeti de sahadaki müdahaleyi desteklemek için hızlı acil durum haritaları sağlıyor. AB’nin acil durum müdahale koordinasyon merkezi, potansiyel olarak hangi ek desteklerin seferber edilebileceğini değerlendirmek için hem Fransız hem de İspanyol yetkililerle yakın temas halinde bulunuyor ve Avrupa Komisyonundan bir irtibat görevlisi, ulusal yetkililerin AB yardımını koordine etmelerine yardımcı olmak için Bordeaux’da görev yapıyor. AB’nin bu yılki orman yangını sezonu öncesindeki hazırlık önlemlerinin bir parçası olarak, yangınlar başlamadan önce diğer Avrupa ülkelerinden itfaiye ekipleri Fransa ve İspanya’ya önceden konuşlandırılmıştı; bu da ulusal müdahale ekiplerini derhal takviye etmelerine olanak sağladı.

Aşırı Koşullar Devam Edecek mi?

29 Temmuz ve 5 Ağustos tarihleri arasındaki yangın tehlikesi tahminine gelince, Fransa, Alpler, Kuzey İtalya, Britanya Adaları ve İrlanda’da aşırı iklim koşullarının hâkim olması bekleniyor. İber Yarımadası, Balkanlar ve Kuzey Afrika’da çok yüksek ile orta-yüksek tehlikeye maruz kalabilir. İskandinavya’nın güneyi, Doğu Avrupa’nın bazı kesimleri ve Kuzey Afrika’nın bazı bölgeleri yüksek riskli olarak tespit edildi. Doğu Avrupa ve Türkiye için genel tahmin orta ve yüksek risk şeklinde.

Isı kubbesi koşulları ve buzulların hızla erdiği Arktik bölgesine yakınlığı sebebiyle Avrupa en hızlı ısınan kıta olarak acil bir durum arz ediyor. Nature’a göre, bilim insanları, bu yangınların Güney Avrupa’nın yangın modellerinde bir değişime işaret edebileceğini söylüyor: On yıllarca süren göreceli sakinliğin ardından, bölgenin yangın rejimi, Kaliforniya gibi son derece yanıcı yerlerinkine benzemeye başlıyor. Scientific Reports’ta yayınlanan bir çalışma, Fransa ve İspanya’nın bazı bölgelerindeki sıcak, kuru ve yangını teşvik eden hava koşullarının yoğunluğunun, son on yılda 1981 ile 2010 yılları arasındaki döneme göre %50’ye kadar daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Bir zamanlar yılda on günden daha az yangını teşvik eden koşullar görülen İspanya ve Portekiz’in bazı bölgelerinde bu sayı artık 25 güne kadar çıkıyor. Araştırmacılar, bu yıl ve önceki birkaç yılda Avrupa’da görülen şiddetli yangınların, artan yangın riskinin bir gerçeklik haline geldiğini gösterdiğini söylüyor.

BM İklim Değişikliği Yürütme Sekreteri Simon Stiell’in sözleri yangınların iklim krizi ile ilişkisi konusuna açıklık getiriyor: “Bunun nedenine ilişkin bilimsel veriler son derece açıktır: İnsanlığın çok büyük miktarlarda kömür, petrol ve doğal gaz yakmasının yol açtığı küresel ısınma, uzun süreli sıcak hava dalgalarını, yıkıcı selleri ve şiddetli mega fırtınaları daha sık, daha yoğun ve daha maliyetli hâle getiriyor. İklim krizinin yol açtığı korkunç insani ve ekonomik maliyetler artık ulusal acil durum düzeyine ulaşmış durumda. Yapılması gerekenler de aynı derecede açıktır: Kömür, petrol ve doğal gazdan çok daha hızlı bir şekilde çıkış sağlanmalı, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması hızlandırılmalı ve iklim değişikliğinin etkilerinin hâlihazırda en ağır şekilde hissedildiği bölgelerde insanlar daha etkin biçimde korunmalıdır.”

Doç. Dr. Çiğdem Nas, İKV Genel Sekreteri

Diğer Yazılar