2 Temmuz 2025’te kabul edilen İklim Kanunu çerçevesinde hazırlanan yönetmelik, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması ile karbon piyasasının oluşturulmasına ilişkin belirleyici çerçeveyi düzenliyor.
Sistem kapsamında işletmelere belirli miktarda sera gazı emisyon hakkı sağlayan tahsisatlar verilecek. İlk etapta ücretsiz olarak dağıtılacak bu tahsisatlar kapsamında işletmeler, zaman içerisinde doğrulanmış emisyonlarına karşılık gelen miktarda tahsisatı teslim etmek zorunda olacak. Birden fazla tesiste faaliyet gösteren veya gösterecek olan işletmelerin her tesis için ayrı sera gazı emisyon izni alması gerekecek. ETS kapsamında sektörlere göre referans değerleri ve oranları kıyaslama yöntemiyle belirlenecek.
Söz konusu sistemin, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından olan AB’nin Emisyon Ticaret Sistemi (AB ETS) ile entegre biçimde tasarlandığı anlaşılıyor. Yönetmelik metnine bakıldığında tahsisatların belirlenmesi için üst sınır mekanizmasının getirilmesi (cap and trade mechanism), AB ETS’sinde olduğu gibi Türkiye’de de ücretsiz tahsisatların kıyaslama yöntemiyle dağıtılacak olması, ücretli tahsisatların birincil piyasa ihaleleri ve ikincil piyasa ticareti yoluyla satılacak olması, izleme, raporlama ve doğrulama sisteminin AB ETS’si ile benzerlik göstermesi, AB’deki istikrar mekanizmasına (Market Stability Reserve) benzer bir Piyasa İstikrar Mekanizması’nın getirilmesi ve Türkiye ETS’sinin diğer emisyon ticaret sistemleriyle bağlantı kurulabilir durumda olduğunun açıkça belirtilmesi gibi unsurlar, sistemin AB ETS’si ile uyum gözetilerek kurgulandığını gösteriyor.
Türk ETS’sinin AB ETS’si ile uyumlu olduğunun AB tarafından kabul edilmesi ve bu alanda mutabakat imzalanması gerekiyor. Bağlantı kurulursa, Türkiye’de ödenen karbon maliyetleri AB’deki maliyetlerden mahsup edilerek firmaların aynı emisyonlar için iki kez dolaylı mali yükümlülükleri üstlenmesi riski ortadan kalkabilecek. Ancak bunun için sistem uyumunun sağlanmasının yanı sıra, Türkiye’deki karbon maliyetlerinin AB ETS maliyetlerinden belirgin biçimde düşük olmaması gerekiyor.
Melike Sönmez, İKV Uzman Yardımcısı