İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu: “Güveni Yeniden İnşa Etmek”

Savaşların gölgesinde toplanan BM 81’inci Genel Kurulu’nda liderler kuruma duyulan güvenin yeniden tesisini tartışırken Genel Kurul kürsüsü, derinleşen ayrışmaların da sahnesi oldu.
Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu: “Güveni Yeniden İnşa Etmek”

Birleşmiş Milletler (BM) 81’inci Genel Kurulu, “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten Birleşmiş Milletler” temasıyla 8 Eylül 2026’da açıldı. Devlet ve hükûmet başkanlarının Genel Kurul’a hitap ettiği Genel Tartışma bölümü ise 22 Eylül’de başladı. Bangladeşli Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman’ın belirlediği tema, devam eden savaşlar ve hızlanan küresel dönüşüm karşısında BM’nin yalnızca ortak bir tartışma zemini sunmasının yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme taşıdı.

Genel Kurul’un Yoğun Takvimi

Genel Tartışma’ya paralel düzenlenen yüksek düzeyli toplantılarda kalkınma, iklim ve küresel sağlık öne çıktı. 23 Eylül’de, 1986’da kabul edilen Kalkınma Hakkı Bildirisi’nin 40’ıncı yılı anıldı. 24 Eylül’deki toplantıda ise deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin ilk siyasi bildiri uzlaşıyla kabul edildi. Küçük ada devletlerinin öncülük ettiği bildiri, yükselen denizler nedeniyle toprak kaybeden devletlerin devlet niteliğini, egemenlik haklarını ve BM üyeliğini koruyacağı yönündeki karineyi teyit ediyor. Bildiri, etkilenen toplulukların desteklenmesi için de uluslararası iş birliği çağrısında bulunuyor. Salgınların önlenmesi, salgınlara hazırlık ve müdahale konulu ikinci yüksek düzeyli toplantı da 25 Eylül’de düzenlendi. İklim ve sağlık krizlerinin ulusal sınırları aşan etkileri, bu başlıkların uluslararası düzeyde ele alınmasını zorunlu kılıyor.

Guterres’ten Veda: “Çatlaklar Kanyonlara Dönüştü”

Görev süresi 31 Aralık 2026’da sona erecek olan António Guterres Genel Kurul’a Genel Sekreter olarak son kez hitap ederek, “Dünyadaki fay hatları genişliyor. Çatlaklar kanyonlara dönüştü.” uyarısında bulundu. Savaş ve barış, eşitsizlik, iklim değişikliği ve yapay zekâyı geleceği belirleyecek dört “güç sınavı” olarak tanımladı. Guterres, Güvenlik Konseyi’nde Afrika’nın daimî temsilden yoksun olmasını “haksız ve savunulamaz” olarak nitelendirdi. Yapay zekâ için bağımsız denetime dayalı çok taraflı bir risk yönetimi çerçevesi oluşturulmasını ve ölüm kalım kararlarının asla makinelere bırakılmamasını istedi. Konuşmasını, dünyanın daha zayıf değil, dünyayla olduğu gibi yüzleşebilecek kadar güçlü bir BM’ye ihtiyaç duyduğu mesajıyla tamamladı.

Genel Tartışma’da Savaşlar ve Reform Çağrıları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ağırlıklı bölümünü Gazze’ye ayırdı. Gazze’yi “çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampı” olarak nitelendiren Erdoğan, Filistin’i henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısını yineledi. 190’dan fazla ülkenin iradesini beş ülkenin keyfine bağlayan bir yapının güven tesis edemeyeceğini belirterek Güvenlik Konseyi’nin “Dünya 5’ten büyüktür” ilkesi doğrultusunda reforme edilmesini istedi. Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’i, finansman taahhütlerinin yerine getirildiği bir “Uygulama COP’u” hâline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya da davet etti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı sürdürülen savaşı, İran’ın nükleer silah edinmesini engellediği gerekçesiyle savundu. ABD’de kasımda yapılacak ara seçimlerin ardından İran’la anlaşmaya varılacağını öngören Trump, aksi hâlde İslam Cumhuriyeti’ni “yok etme” seçeneğini değerlendireceğini söyledi. Ertesi gün İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise savaşın ilk günü Minab’da bir ilkokula düzenlenen ve yaklaşık 120 çocuğun hayatını kaybettiği saldırının kurbanlarının fotoğraflarını aynı kürsüden dünyaya göstererek ABD ve İsrail’i suçladı. BM’nin olgu tespit misyonu da eylülde, bu saldırıda ABD’nin savaş suçu işlediğine dair makul gerekçeler bulunduğunu açıklamıştı. “Biz yalnızca kendimizi savunduk” diyen Pezeşkiyan, konuşmasını ülkesinin asla boyun eğmeyeceği mesajıyla bitirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 24 Eylül’de kürsüye çıktığında çok sayıda delegasyon protesto amacıyla salonu terk etti. Neredeyse boş bir salona hitap eden Netanyahu, Gazze’de soykırım yapıldığı suçlamalarını “yalan” diyerek reddetti. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da hedef alan Netanyahu’ya, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi yakalama kararı bulunan İsrail Başbakanı’nın sözlerinin Gazze’deki insani felaketi görünmez kılamayacağı cevabı geldi.

Genel Tartışma’yı geleneksel olarak açan Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, “Hepimiz Güvenlik Konseyi’nin hareketsizliğinin rehinesiyiz” diyerek veto yetkisini eleştirdi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiyy ise savaşın tek sorumlusunun Putin olduğunu vurguladı. Zelenskiyy’e göre Rusya, bu yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 249 bin askerini ölü ya da ağır yaralı olarak kaybetmesine karşın yalnızca bin kilometrekare kadar toprak ele geçirebildi. Rusya’yla ticaretin savaşa zaman kazandırdığını belirten Zelenskiyy, “Rusya’nın gelirleri hedef olmaya devam etmeli” diyerek yaptırımların sürdürülmesini istedi. Zorlu bir kışa hazırlanan Ukrayna’nın bu kışı Rusya için de acı verici kılacağı uyarısında bulundu.

Değerlendirme

BM’nin 80’inci yılında yükselen reform talepleri, 81’inci Genel Kurul’da daha temel bir soruya dönüştü: Kuruma duyulan güven nasıl yeniden inşa edilecek? Trump İran İslam Cumhuriyeti’ni “yok etme” seçeneğinden söz etti. Ertesi gün Pezeşkiyan aynı kürsüde hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarını gösterdi. Netanyahu ise büyük ölçüde boşalan bir salona hitap ederek uluslararası kurumların defalarca belgelediği insani krize rağmen soykırım suçlamalarını reddetti. Böyle bir Genel Kurul’da güven vurgusu, bir tespitten çok bir temenni görünümü veriyor. Güvenlik Konseyi reformu Guterres’ten Erdoğan ve Lula’ya kadar pek çok konuşmanın ortak başlığıydı. Ancak veto yetkisine sahip devletlerin tutumu değişmedikçe bu çağrıların karşılık bulması zor görünüyor. Yeni Genel Sekreterin seçileceği bu geçiş yılında kurumun güvenilirliği, kürsüden yapılan çağrılarla değil, sahada karşılığı olan kararlarla sınanacak. Aksi hâlde “Güveni Yeniden İnşa Etmek” teması da her yıl yenilenen iddialı sloganlar arasındaki yerini alacak.

Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar