İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
17-24 NİSAN 2013

AB’NİN ARABULUCULUĞUNDA SÜRDÜRÜLEN BELGRAD-PRİŞTİNE DİYALOĞUNDA ANLAŞMAYA VARILDI

19 Nisan 2013 tarihinde Belgrad ve Priştine arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik AB’nin arabuluculuğunda sürdürülen diyaloğun 10’uncu turunda bir araya gelen Kosova Başbakanı Hashim Thaçi ve Sırbistan Başbakanı Ivica Dacic arasında Kuzey Kosova’ya ilişkin anlaşma sağlandı. Thaçi ve Dacic, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton tarafından önerilen 15 maddelik protokolü parafe ettiler.

Bilindiği üzere, Sırpların yoğun olarak yaşadığı Kuzey Kosova, Belgrad’ın finanse ettiği paralel kurumlar tarafından yönetilmekte ve Priştine kurumlarının meşruiyetini tanımayı reddetmekteydi. Anlaşmaya göre; Sırp nüfusun yoğun olduğu Kuzey Mitrovica, Leposavic, Zvecan ve Zubin Potok bölgelerinde Sırpların ekonomik kalkınma, planlama, eğitim ve sağlık konularında genişletilmiş yetkileri olacak. Bölgedeki Sırplar yerel güvenlik güçlerinin başına getirilmek üzere kendi adaylarını gösterebilecek; ancak atamalar Priştine’den yapılacak. Toplamda ise polislerin bölgenin etnik kompozisyonunu yansıtacak şekilde seçilmesi kararlaştırıldı. Bölgedeki yargı organları ise tamamem Priştine otoritesine tabi olacak.

Sırbistan’ın Kosova’nın BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara üyeliği konusunda karşı çıkmamasını öngören madde anlaşmadan çıkarılırken, her iki taraf da diğerinin AB üyelik sürecinde engel oluşturmama sözü verdi.

Sırbistan Başbakanı Ivica Dacic mevcut maddelerin ülkesinin şimdiye dek önüne konulan en cazip maddeler olduğunu vurgularken, anlaşmanın henüz imzalanmamış olduğuna dikkat çekerek Sırp yetkililerin önümüzdeki gönlerde imzalayıp imzalamama kararını verecekleri söyledi. Öte yandan Kosova Başbakanı Hashim Thaçi ise anlaşmayı Kosova’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin tanınması olarak yorumladı. Thaçi, “Şimdi geçmişin yaralarını sarma ve yeni bir dönem başlatma zamanı” şeklinde konuştu.

Kosova ile Sırbistan arasında varılan anlaşma bölge dışında da geniş yankı buldu. Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Štefan Füle anlaşmayı tarihi bir gelişme olarak değerlendirirken, bundan sonraki adımda önemli olanın her iki ülke liderleri ve halkının anlaşmanın uygulamaya konulabilmesi için gereken çabayı göstermesi olduğunun altını çizdi.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Kosova’daki Sırpların güvenliği konusunda NATO’nun rolünü görüşmek üzere Sırbistan Başbakan Yardımcısı Vucic ile biraraya geldi ve anlaşmanın sorunsuz uygulanabilmesi için NATO’nun elinden gelen her şeyi yapacağı garantisini verdi.

İki ülkenin ilişkileri bakımında bir dönüm noktası niteliği taşıyan söz konusu protokol her iki ülke için de AB ile bütünleşme yolunda bir sonraki aşamaya geçilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Bilindiği üzere, Avrupa Komisyonu, Belgrad’a katılım müzakerelerine başlayabilmesi için 2008 yılında bağımsızlığını ilan eden ve tanımadığı Kosova ile ilişkilerini görülebilir ve sürdürülebilir bir şekilde normalleştirmesi kilit önceliğini yerine getirmesi çağrısında bulunmuştu. Komisyon, 2012-13 Genişleme strateji belgesinde, Belgrad’ın Priştine ile ilişkilerini normalleştirmesi şartıyla katılım müzakerelerine başlanmasını, Priştine’nin ise gerekli kısa vadeli koşulları yerine getirmesi halinde AB’ye üyelik başvurusunda bulunabilmesi için ön koşul niteliğinde olan İstikrar ve İşbirliği Anlaşması’na yönelik müzakerelere başlamasını önermişti. Ancak, Aralık 2012 AB Konseyi’nde, Haziran 2013 AB Konseyi’nde Sırbistan ile katılım müzakerelerine; Kosova ile ise Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması’nın görüşmelerinin başlatılması kararının 2013 ilkbaharında Yüksek Temsilci Catherine Ashton’ın Belgrad-Priştine diyaloğuna ilişkin sunacağı rapor doğrultusunda verileceği belirtilmişti. Ashton ise, 16 Nisan tarihinde sunmayı planladığı raporunu taraflara anlaşma için biraz daha süre tanımak amacıyla 22 Nisan 2013 tarihinde açıklayacağını duyurmuştu. Ashton, Avrupa Komisyonu ile ortaklaşa açıkladığı raporda, yaşanan olumlu gelişmeler ışığında Belgrad ile katılım müzakerelerine başlanmasını; Priştine ile ise İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalanmasına yönelik müzakerelere başlanmasını tavsiye etti.