İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
10-16 NİSAN 2013

Avrupa Komisyonu ekonomik krizin sosyal diyaloğu altüst ettiğine inanıyor

Avrupa Komisyonu tarafından 11 Nisan 2013 tarihinde yayımlanan "Avrupa'da Endüstri İlişkileri" başlıklı son raporda, son iki yılda  yaşanan borç krizinin kamu sektörü ile  endüstri ilişkileri sistemi üzerinde yarattığı etki ve bu durumun sosyal diyalogda yarattığı bozulma vurgulanarak, durumun endişe verici bir  hal aldığın belirtiliyor.  Rapora göre, Avrupa kurumlarında ve kamu idarelerinde çalışan memur ve diğer personelin toplu sözleşmeler ve grev konularında ekonomik krizle birlikte yaşamaya başladıkları sınırlamalar, kamu sektör çalışanlarının krize karşı daha hassas bir konumda olduklarını göstermekte.  Kamu hizmetinde çalışanlar ile  işverenler arasında belirgin şekilde bozulan ilişkiler nedeniyle, kamu sektörüne odaklanan Avrupa Komisyon'una göre, 2010 yılından bu yana hız verilen kamu sektör reformlarının ve mali konsolidasyonun baş        sorumlusu     borç    krizidir.

Söz konusu rapora göre, borç krizine yanıt olarak ulusal hükümetler kamu sektöründe uzun vadeli yapısal reformları uygularken, genellikle sosyal diyalog yöntemlerini kullanmazlar. Avrupa'da aktif nüfusun dörtte birinin kamu sektöründe çalıştığı göz önüne alındığında, üye devletlerin kamu sektöründe yaptıkları kısıtlamaların ve emekli maaşlarındaki kesintilerin, işten çıkarmalar ve emeklilik sistemlerinde yapılan reformlar aracılığıyla yapılan uygulamaların sosyal diyalog üzerindeki olumsuz etkileri daha açık şekilde görülmekte. Kamu sektöründe uygulanan bu politikalar ve kullanılan araçlar nedeniyle, sosyal diyaloğun temel ilkeleri olan sosyal taraflar arasında tartışma, görüşme ve nihai bir uzlaşıya varma arayışları, krizle birlikte kamu sektöründe birleştirici değil sosyal tarafları ayrıştırıcı bir hal almıştır. Sosyal diyaloğu olumsuz etkileyen bu uygulamalar esasen özel sektör için tasarlanmış bir modeli, kamu sektörüne uyarlama amacında olan mevcut reformlardan kaynaklanmakta. Sonuç olarak, Avrupa Sosyal Modeli anlayışına uymayan bu uygulamalar nedeniyle kamu sektöründe endüstriyel ilişkilerin neredeyse temelden değiştiği bir aşamaya gelinmiştir.

Söz konusu raporda, sosyal taraflar arasında uzlaşma ve çatışma derecesi bakımından üye devletler arasında farklılıklar gözlendiği belirtilmektedir. Buna göre, etkili sosyal diyalog olmadan, kapsamlı reform programlarının hızlı uygulandığı   Troyka (Komisyon, Avrupa Merkez Bankası ve IMF) tarafından yönetilen ve mali yardımlardan yararlanan ülkeler ile birkaç Merkez ve Doğu Avrupa ülkesi bu süreçten çok daha fazla etkilenmekte. Raporda son olarak, Avrupa’da endüstri ilişkileri sisteminin ve sosyal diyaloğun AB'nin krizden çıkarak yeniden ekonomik büyüme sürecine geçişinde oynadığı rol hatırlatılarak,  çeşitliliğe saygılı bir sosyal diyaloğu teşvik ederken tek bir model dayatılamayacağı    belirtiliyor.