İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
10-16 NİSAN 2013

Avrupa Komisyonu’nun araştırması Avrupa’daki göçmen çocukların ayrımcılıkla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu

Avrupa Komisyonu tarafından 11 Nisan 2013 tarihinde yayınlanan araştırma, ülkeye yeni göç eden ailelerin çocuklarının ayrımcılıkla karşı karşıya kalma ve daha az mali kaynağa sahip okullara gitme ihtimalinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Komisyon’un araştırmasına göre, göçmen çocukların ayrımcılıkla karşılaşma ve daha az mali kaynağa sahip okullara gitme ihtimallerinin yüksek olması, okulda başarısız olmaları ve erken yaşta okulu terk etmeleri ihtimalini de beraberinde getiriyor. Araştırmaya göre, Üye Devletlerin göçmen çocuklar odaklı özel eğitim desteği sağlamaları gerekiyor.

Son dönemde yüksek oranda göç alan Avusturya, Belçika (Flemenkçe konuşan toplum), Çek Cumhuriyeti, GKRY, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, İsveç, İngiltere ve AB üyesi olmayan Norveç’te yapılan araştırmaya göre,  Danimarka ve İsveç, göçmen çocuklara odaklı destek programları ve okulların özerk olması sebebiyle en başarılı modele sahip ülkeler olarak öne çıkıyor. Araştırmaya göre, araştırmaya konu olan diğer ülkeler bu iki boyuttan yalnızca birine önem verdikleri için göçmen çocukların topluma dahil edilmesi konusunda istenilen sonuca ulaşılamadığı ifade ediliyor.

Araştırmada, okulların özerk olmasının ve ülkeye yeni gelmiş olan göçmen çocuklara lisan desteği ve akademik destek, ebeveyn ve toplumsal müdahale ve kültürlerararası eğitimi kapsayan bütünsel bir yaklaşımın önemine dikkat çekiliyor. Araştırmada, okullarda ayrımcılığın ve öğrencilerin becerileri bakımından erken seçimle kabul edilmelerinin önüne geçilmesi gerektiği belirtiliyor. Araştırmanın sonuçları, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) istatistiklerinin bulgularını yansıtıyor. PISA verilerine göre, 2010 yılında Avrupa dışında doğmuş olan 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 25,9’u eğitimini yarıda bırakırken, Avrupa ülkelerinde doğanlar arasında bu oran yüzde 13 oldu.

Araştırma beş farklı eğitim destek programı olduğunu ortaya koyuyor:

  • Kapsamlı destek modeli (Danimarka ve İsveç)
  • Belirli bir yaklaşıma dayalı olmayan ve kaynakların ve öğretmenlerin sınırlı olduğu sistematik olmayan destek modeli (İtalya, GKRY ve Yunanistan)
  • Bulunulan ülkenin dilinin öğretildiği, ancak akademik desteğin yetersiz olduğu ve öğrencilerin erken yaşta beceri gruplarına ayrıldığı denkleştirici destek modeli (Belçika ve Avusturya)
  • İşbirliği ve kültürler arası eğitim politikalarının, ebeveynler okul ve çocuk arasında ilişkilerin gelişmiş olduğu ancak lisan desteği odağı olmayan entegrasyon modeli (İrlanda)
  • Daha az başarı gösteren öğrenci odaklı destek programlarının, lisan desteğinin ve ebeveynler ile irtibatın gelişmiş olduğu merkezi giriş destek modeli (Fransa ve Lüksemburg).