İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
28 MART - 3 NİSAN 2012

AVRUPA KOMİSYONU’NUN 2011 TÜRKİYE İLERLEME RAPORUNA İLİŞKİN KARAR AVRUPA PARLAMENTOSU GENEL KURULUNDA KABUL EDİLDİ

Hollandalı Hıristiyan Demokrat Avrupa Parlamentosu (AP) Üyesi Ria Oomen-Ruijten’in Avrupa Komisyonu’nun 2011 yılı Türkiye İlerleme Raporu’na ilişkin karar taslağı, 29 Mart’ta AP Genel Kurulu’nda yapılan oylamada 66 “hayır” oyu ve 63 çekimser oya karşılık 517 “evet” oyu ile kabul edildi.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki bağımlılığın ve Türkiye’nin iktisadi ve büyüme potansiyeli ile bölgesel güvenlik ve enerji güvenliği bakımından oynadığı önemli rolün vurgulandığı bağlayıcı olmayan karar metninde, Türkiye ve AB’nin dış politikalarının yarattığı potansiyel sinerjinin bu bağımlılığı tamamladığı belirtiliyor. Bu bağımlılığın, ancak ve ancak müşterek bağlılık, stratejik diyalog ve işbirliği çerçevesinde olumlu sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.

AP kararında, Avrupa Komisyonu’nun müzakere sürecine yeni bir ivme kazandırmak için sunduğu birçok müşterek çıkar alanını kapsayan “pozitif gündem” memnuniyetle karşılanıyor ve özellikle müzakerelerin 23’üncü (Yargı ve Temel Haklar) ve 24’üncü başlığının (Adalet, Özgürlük ve Güvenlik) açılması yönünde gerekli koşulların oluşturulması için çaba sarf edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Vize hususunda, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine aday ülkeler arasında vize serbestîsinden yararlanmayan tek ülke olduğunun altı çizilerek, iş dünyası, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin Avrupa Birliği’ne erişiminin kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Uluslararası seçim gözetimcileri tarafından izlenen 12 Eylül seçimlerinin demokratik bir ortamda gerçekleşmesi övgü alırken, karar metninde, siyasi partiler kanunu ve seçim kanununun tadil edilmesi ve yüzde 10’luk seçim barajının aşağı çekilmesi çağrısında bulunuluyor.

Avrupa Birliği katılım sürecine bağlılığın bir simgesi olarak Avrupa Birliği Bakanlığı’nın kurulması memnuniyetle karşılanıyor. 2010 Anayasa reformu paketinin uygulanmasına ağırlık verilmesi gerektiği belirtilirken, toplumun tüm kesimlerinin haklarını koruyan, güçler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkelerini garantileyen ordunun sivil denetimini güçlendiren ve kapsayıcı bir Türk vatandaşlığını destekleyen yeni sivil Anayasa’nın toplumun tüm kesimlerinin ve sivil toplumun katılımıyla, uzlaşıya dayalı bir ortamda oluşturulması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Muhalefetin etkin bir reform süreci için önkoşul olduğunun belirtildiği metinde, Türkiye’de iktidar ve muhalefet arasında yapıcı ve soğukkanlı bir ilişkinin gerekliliğine dikkat çekiliyor. Bu bağlamda, milletvekillerine karşı açılan davalar ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezleke eleştiriliyor.

Basın özgürlüğünün giderek kötüleştiği ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı belirtilerek, gazeteciler hakkında açılan çok sayıda dava ve uzun tutukluluk sürelerine dikkat çekiliyor. Oda TV davası kapsamında aralarında Ahmet Şık ve Nedim Şener’in bulunduğu dört gazetecinin serbest bırakılması memnuniyetle karşılanıyor. Terörle Mücadele Kanunu’nun geniş bir şekilde yorumlanmasının endişe ile karşılandığı metinde, kanunun yeniden gözden geçirilmesi gerektiği belirtiliyor.

İfade özgürlüğü ve medyanın çoğulculuğunun Avrupa değerlerinin merkezinde bulunduğunun vurgulandığı kararda, ifade özgürlüğüne ilişkin yasaların gözden geçirilerek Avrupa İnsan Hakları Bildirgesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla uyumlulaştırılması çağrısında bulunuluyor.

Azınlık vakıflarına ait mülklerin iade edilmesine ilişkin Ağustos 2011’de kabul edilen karar övgüyle karşılanıyor; düşünce, din ve inanç özgürlüğü alanlarında reformların devam etmesi gerektiği belirtiliyor. Hükümetin cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına ve kadınların işgücüne katılımının artırılmasına ağırlık verilmesi gerektiği belirtiliyor. Kararda, hükümete Kürt sorununa siyasi bir çözüm bulunması yönündeki çabalarını artırması ve tüm siyasi partilerin güçlendirilmiş siyasi diyalog ve Kürt kökenli vatandaşların siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik katılımının artırılması için işbirliği içerisinde çalışılması çağrısında bulunuluyor.

Kararın Kıbrıs’la ilgili hükümlerinde ise GKRY’nin etkisi fark ediliyor. AP’nin Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için BM arabuluculuğunda devam etmekte olan müzakerelere desteği yinelenirken, adil ve kalıcı bir çözümün aciliyet kazandığı belirtiliyor. Türkiye’ye askerlerini adadan çekmeye başlaması çağrısında bulunuluyor. Türkiye’nin Kıbrıs sorunu çözülmediği takdirde GKRY’nin tek taraflı olarak AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı devralacağı 2012 yılının ikinci yarısında AB Konseyi dönem başkanlığıyla ilişkilerin dondurulacağı yönündeki söylemleri üzüntüyle karşılanıyor.

PKK terörünün şiddetle kınandığı kararda, AB üyesi devletlere terörle mücadele alanında Türkiye ile dayanışma göstermeleri ve terörle mücadele ve teröre kaynak sağlayan örgütlü suçlarla mücadele alanında işbirliğini güçlendirmeleri çağrısında bulunuluyor.

Türkiye’nin son zamanlarda gösterdiği hızlı ekonomik büyümeden ve AB’nin en önemli petrol ve doğal gaz tedarikçilerine olan coğrafi yakınlığından övgüyle bahsedildiği kararda, Türkiye’nin AB’nin dış politikası ve komşuluk politikasında önemli bir role sahip olduğu vurgulanıyor. Türkiye’nin Ortadoğu, Batı Balkanlar, Afganistan, Pakistan, Doğu Kafkasya, Orta Asya ve Afrika Boynuzu gibi coğrafyalarda önemli bir rol üstlendiği ve Arap ülkelerinde demokratikleşme için bir ilham kaynağı olduğundan övgüyle söz ediliyor. Türkiye’nin Suriye krizindeki sağlam tutumu ve Suriye’deki mültecilere ev sahipliği yapması memnuniyetle karşılanıyor. Türkiye’nin İran’ın nükleer programına ilişkin bir çözümün bulunmasında yapıcı bir rol oynayabileceğine değinilerek, bu alanda Türkiye-AB işbirliğinin önemi vurgulanıyor.

2011 Yılı Türkiye İlerleme Raporu Avrupa Parlamentosu Kararı’na ilişkin İKV Değerlendirmesi’ne http://ikv.org.tr/icerik.asp?konu=haberler&baslik=İKTİSADİ KALKINMA VAKFI’NIN AP 2011 TÜRKİYE RAPORU HAKKINDAKİ KARARI İLE İLGİLİ BASIN DUYURUSU&id=3138 internet adresinden ulaşılabilir.