İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-13 SUBAT 2011

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin gündeminin AB’nin gündeminden çok daha yoğun geçtiğini söyleyebiliriz. İlk olarak AB gündemine bakacak olursak; geçtiğimiz hafta AB Mısır ve Ortadoğu’daki gelişmeleri takip etmeye ve Mübarek’e istifa çağrısında bulunmaya devam etti. Bunun yanında AB’de ekonomik krizi aşma yolları denenirken üye ülkelerin kamu harcamalarına getirilen kısıtlamaların yanı sıra şimdi de AB kurumlarının harcamalarının kısılması gündeme taşındı. AB, ekonomik önlemler almaya ve çeşitli mekanizmalarla kriz ile mücadele sürecini sürdürmeye devam ediyor. Yunanistan’da da hükümetin kemer sıkma politikalarına halk tepkisi ve AB’nin Yunanistan’a önerdiği özelleştirme politikalarına da hem halk hem de hükümet tepkisi bu hafta AB’de tartışılan konular arasındaydı. Son olarak, AB gündemine bir de İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’ye yönelik fuhuş iddiası ve AİHM’de açılması öngörülen dava damgasını vurdu.

Dünya gündeminin en önemli ve en çok tartışılan haberi ise 30 yıldır Mısır’da liderliği bırakmayan Mübarek’in halkın tepkilerine karşılık verdiği istifası oldu. Mübarek’in istifası Başkent Kahire’deki Tahrir Meydanı’nda yüz binlerce insan tarafından sevinçle kutlandı. Ancak, sevinç yerini yönetime ordunun el koymasıyla “bundan sonra ne, nasıl olacak?” sorularına bıraktı. Mısır’da ordu parlamentoyu feshetti ve Anayasa’yı askıya aldı. İstifasından sonra İsviçre Mübarek’in banka hesaplarını dondurma kararı alırken Dünya ve Avrupa basınında “Türkiye Arap Dünyası’na Model/Mi?” konulu yazı ve tartışmalar sıkça yer aldı.

Türkiye-AB ilişkilerine bakılacak olunursa; geçtiğimiz hafta AB’de Türkiye ile ilgili hayli önemli kararlar alındı. Bunların başında Almanya’da Münih İdari Mahkemesi’nin Türk vatandaşlarının Almanya’ya 3 aya kadarki ziyaretlerinde vizeden muaf olması kararını vermesi geliyor. Geçtiğimiz hafta, Türkiye ve AB arasındaki Ankara Anlaşması ve 1973 yılında imzalanan Katma Protokol’e dayandırılarak alınan bu karar sonrasında Türkiye’de başlayan “artık AB üye ülkelerine vizesiz mi gideceğiz?” tartışmaları halen devam ediyor. Bunun yanında, geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Türkiye Raporu’nu onayladı. Taslak rapor görüşmeleri sırasında birçok tartışmaya yol açan raporda daha önceki senelerde vurgu yapılan konulardan tekrar bahsedilirken müzakerelerin “ucunun açıklığı”na da yine değinildi.

Geçtiğimiz hafta yoğun bir gündemin yaşandığı Türkiye’de Avrupa’nın önde gelen sivil toplum ağlarından biri olan Uluslararası Avrupa Hareketi (EMI), AB üye ve aday ülkelerinden yaklaşık üç yüz kadar sivil toplum temsilcisinin katıldığı İstanbul Kongresi’ni düzenledi. TOBB’un da sponsorluğunu üstlenen kurumlardan biri olduğu Kongre’de Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, EMI Başkanı ve Avrupa Parlamentosu eski Başkanı Pat Cox, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜSEV Başkanı Prof. Dr. Üstün Ergüder ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Güven açış konuşmalarını yaptılar. Stefan Füle daha sonra ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Konge’nin serbest dolaşım ile ilgili çalıştayında Vakfımızın “Vize Şikayet Hattı” projesi kıdemli uzmanlar Zeynep Özler ve Melih Özsöz tarafından tanıtıldı.

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran bir diğer konu ise Dışişleri Bakanlığı’nın bir “Alo Vize Hattı” açacağı haberi oldu. Türk vatandaşlarının Schengen Alanı ülkelerine giderken yaşadığı vize başvuru ve alım zorluklarını gündeme taşımak amacıyla geçtiğimiz yıl TOBB’un desteği ve ECAS işbirliği ile İKV’nin hayata geçirdiği “Vize Şikayet Hattı”ndan sonra hükümetin de bu konuya el atması bizleri de hayli memnun etti.

Bunların yanında, daha önceki hafta başlayan “KKTC-Türkiye ilişkileri ve ‘besleme’” tartışmaları yoğun bir şekilde, GKRY ile Yunanistan’ın da konuya ilişkin görüş bildirmesi ile sürdü. KKTC’de sendikalar ikinci kez eylem çağrısı yaparken halk, Türkiye ile ilişkiler konusunda ikiye bölünmüş gözükmeye başladı. Bunun yanında, Türkiye KKTC Büyükelçisi’ni görevden alırken yerine KKTC sendikaları ile arası hiç iyi olmayan KKTC Teknik Heyet Başkanlığı yapan Halil İbrahim Akça’yı Büyükelçi olarak atadı. Tüm bu gelişmeler ışığında KKTC’de sular bir süre daha durulmayacak gibi gözüküyor. Bunun yanında, Ocak sonundaki Cenevre görüşmesinden beri bir araya gelmeyen Kıbrıslı liderler geçtiğimiz hafta bir araya gelerek bundan sonra çözüm için her Çarşamba müzakere görüşmelerine devam edeceklerini açıkladılar.

Türkiye’nin gündemini aynı hafta içinde arka arkaya meşgul eden ve tartışmaları durulmadan halen devam eden diğer önemli gündem maddeleri ise 180’den fazla Balyoz Davası sanığının tutuklanma kararı; Yargıtay ve Danıştay’ı yeniden yapılandıran kanun tasarısının Meclis’ten bir günde hızla geçmesi, böylelikle “yargının siyasallaşması” tartışmalarının cereyan etmesi; ve çevirimiçi (online) yayın yapan “OdaTV” haber sitesinin ofisine yapılan baskın ile başta haber editörü gazeteci Soner Yalçın ile OdaTV’de çalışan gazetecilerin sorguya alınması oldu.

Tüm okuyucularımıza iyi haftalar dileklerimizle.