İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
24-31 EKİM 2011

KIBRIS GÖRÜŞMELERİ NEW YORK’TA YAPILDI

Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde kapsamlı çözüm bulunması amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas arasında yürütülen müzakereler kapsamında New York’da iki gün süren toplantılar düzenlendi.

2008 yılından bu yana üzerinde çalışılan çözüm planı şu şekilde özetlenebilir: iki toplumlu, iki bölgeli, tek bir uluslararası kişiliği olan, federal bir cumhuriyet. Bu federal yapıda iki tarafın da eşit kurucu unsurlar olarak yer almaları öngörülüyor.

30–31 Ekim tarihlerinde BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un da iştirakiyle düzenlenen görüşmeler kapsamında, adada yürütülen yoğunlaştırılmış müzakerelerde gelinen nokta üzerinden çalışmalara devam edildi. Böylece son bir yıl içerisinde BM Genel Sekreteri, liderlerle dördüncü kez bir araya gelmiş oldu. BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı da görüşmeleri azimli, olumlu ve verimli olarak değerlendirdi.

 

Liderler, yapılan görüşmeler çerçevesinde “yönetim ve güç paylaşımı”, “mülkiyet”, “toprak” ve “vatandaşlık” konularına yoğunlaştılar. Bu bağlamda, parlamenter yapılanma, başkanlık sistemi ve adadaki güvenlik güçlerinin nasıl yapılandırılacağı gibi hususlar masaya yatırıldı. Öte yandan, üzerinde büyük ölçüde uzlaşma sağlanan “ekonomi”, “Avrupa Birliği” ve “iç güvenlik” meselelerinde de görüşmeler yapıldı. Söz konusu başlıklarda, ortak para birimi ve AB üyeliği gündeme geldi. Üzerinde anlaşmaya varılan hususlar şu şekilde özetlenebilir:

-İki meclisli bir yapılanma olacak. Temsilciler Meclisi, nüfusa dayalı bir orana göre oluşacak; Senato ise iki taraftan eşit sayıda üyeden meydana gelecek. Yasama faaliyetinin tamamlanabilmesi için her iki meclisin de onayı gerekecek.

-Oluşturulacak federal yapılarda (örneğin iç güvenlik teşkilatı) başkan ve başkan yardımcılığı görevleri Türkler ve Rumlar arasında paylaşılacak.

-Bir yıl süreyle Türk Lirası her iki tarafta da geçerli olacak ancak ortak para birimi Avro kullanılacak. Ayrıca, AB tarafından sağlanan mali yardımlardan her iki taraf ayrı ayrı faydalanabilecek. Buna ek olarak, Kuzey’in ekonomik gelişimi için yatırımlar artırılacak.

-Avrupa Birliği ile ilişkilerde alınacak kararlarda Dışişleri Bakanı ve AB Bakanı’nın imzası aranacak (söz konusu görevler de iki taraf arasında paylaşılacak).

-Kurucu devletlerin yargı sistemi devam edecek, federal düzeyde ise eşitliğe dayalı bir düzenleme yapılacak.

Üzerinde uzlaşmaya varılan noktalar haricinde, müzakerelerin ilerleyen aşamalarına bırakılan toprak ve mülkiyet konuları da büyük önem taşıyor. Dolayısıyla henüz liderler tüm konularda yakınlaşma sağlamış değiller. Bu durum gerçekleştiğinde, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallığın da katılımıyla uluslararası konferans düzenlenecek. Çözüm planının kaderini ise iki tarafta yapılacak referandumlar belirleyecek.

Adada sürmekte olan müzakere süreci bağlamında değinilmesi gereken önemli bir nokta, BM’nin arabuluculuk rolü üstlenmiyor olması. Bu durum, BM’nin müzakerelerin iyi işleyişi için gerekli ortamı hazırlaması ve istenmesi halinde devreye girmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla, liderlerin uzlaşma sağlayamadıkları alanlarda Birleşmiş Milletler herhangi bir müdahale veya arabuluculuk girişiminde bulunmuyor.

Diğer gelişmeler

Libya Ulusal Geçiş Konseyi ile KKTC arasında 31 Ekim tarihinde bir protokol imzalandı. Her iki tarafın Sağlık Bakanları tarafından imzalanan bu protokol uyarınca, Doğu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi (Lefkoşa) Libya’dan yaralı ve hasta kabulüne başlayacak. Söz konusu gelişme KKTC’nin resmen tanınması anlamına gelmiyor ancak uluslararası bir protokole taraf olması, fiilen tanınma bağlamında önem teşkil ediyor.

28 Ekim’de ise, GKRY ve KKTC’de yer alan siyasi partilerin kadın kolları ve gençlik örgütlerinden oluşan bir grup, BM Genel Sekreteri’ne hitaben kaleme aldıkları mektupta, müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını beklediklerini vurgulayarak, sonuca en kısa zamanda ulaşılması konusunda liderlere çağrıda bulundular.