İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
20 TEMMUZ-1 AĞUSTOS 2013

AB DIŞİŞLERİ KONSEYİ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

AB Dışişleri Konseyi toplantısına başkanlık eden AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, toplantıdan sonra basına yaptığı açıklamada, toplantıya, Afrika kıtasının üç farklı bölgesi; Somali ve Büyük Göller Yöresi’ndeki (Great Lakes) durum hakkında görüş alışverişi ile başladıklarını belirtti. Ashton ayrıca, farklı coğrafi bölgeler ve uluslararası konulara da değindiklerini ve Bosna-Hersek ve Burma/Myanmar ile ilgili kararlar kabul ettiklerini kaydetti.

AB Dışişleri Konseyi tarafından Büyük Göller Yöresi ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne ilişkin (KDC) kabul edilen karar metninde, AB’nin bölgede kalıcı istikrar ve kalkınmaya katkıda bulunma kararlılığı teyit edildi. KDC’nin doğusunda yaşanan krizin; çatışmanın yerel, ulusal ve bölgesel nedenlerini ele alan daha güçlü ve kapsamlı bir yaklaşıma duyulan ihtiyacı ortaya koyduğu belirtildi. Goma çevresindeki çatışmaların ve KDC ile Ruanda arasındaki gerginliğin acil müdahalenin önemini artırdığı vurgulanırken, şiddetin sonlandırılması ve sivillerin koruma altına alınması çağrısında bulunuldu. Bu kapsamda, 24 Şubat’ta Addis Ababa’da imzalanan KDC ve Bölge için Barış, Güvenlik ve İşbirliği Çerçeve Anlaşması’na verilen destek teyit edildi ve Mary Robinson’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Büyük Göller Yöresi Özel Temsilcisi olarak atanması ve 2098 (2013) sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı’nın kabul edilmesi memnuniyetle karşılandı.

Konsey toplantısında, Somali ile ilgili kabul edilen karar metninde, Somali Federal Hükümeti tarafından Somali devletinin yeniden inşası yönünde kaydedilen ilerlemeler memnuniyetle karşılanırken, AB’nin Federal Hükümet’e verdiği destek teyit edildi ve gerçekçi ve istikrarlı bir federal devlet kurulması için ülkenin tüm bölgelerini kapsayacak bir diyalog başlatılması çağrısında bulunuldu. Karar metninde, bölgelere de Hükümet ile bu süreçte hükümet ile iletişimde olmaları çağrısı yapıldı. Halka yönetişim ve sosyal hizmetler sağlanması için geçici bölgesel ve yerel yönetimlerin ivedi bir şekilde kurulmasının öneminde dikkat çekilirken, bu kapsamda anayasal gözden geçirme sürecinde ilerleme sağlanmasının siyasi süreci ve uzlaşma sürecini güçlendireceği belirtildi.

Mısır’daki son olayların ele alındığı Konsey Toplantısı’nda, Yüksek Temsilci Ashton Kahire’ye gerçekleştirdiği çalışma ziyareti hakkında bilgi verdi.  AB Dışişleri Bakanları, Mısır’daki durumdan duydukları derin endişeyi ifade ederken, demokrasi için verilen mücadelenin önemine dikkat çektiler ve tüm siyasi güçlere ülkenin demokratik geleceği için uzlaşma ve güven tesis edilmesi sürecinde bir ayara gelmeleri çağrısında bulundular. Kabul edilen karar metninde, Mısır’ın en yakın zamanda demokratik seçimlerin yapılması başta olmak üzere, kapsayıcı bir demokratik dönüşüm sürecinde geçmesi gerektiği vurgulandı.

Orta Doğu Barış Süreci konusunda, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry tarafından, Filistinli ve İsrailli yetkililer arasından statü konusunda doğrudan müzakerelere yeniden başlanması konusunda anlaşmanın sağlandığı yönünde 19 Temmuz’da yapılan açıklama AB Dışişleri Konseyi tarafından memnuniyetle karşılandı. Bunun anlaşmazlığa kalıcı bir çözüm bulunması yönünde çok önemli bir adım olduğu vurgulandı ve zorlu geçmesi beklenen müzakereler ışığında, Filistin Başkanı Abbas ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun iyi niyetle müzakerelere devam etmesinin önemine dikkat çekildi.

AB Dışişleri Konseyi, Burma/Myanmar’da 2015 yılında yapılacak genel seçimler ışığında, AB’nin Burma/Myanmar politikası için kapsamlı bir çerçeve oluşturulmasına karar verdi. Bu çerçevede, ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik kalkınmanın desteklenmesi, insan haklarına saygının güçlendirilmesi ve hükümetin uluslararası camiadaki yerinin yeniden inşa edilmesi hedef olarak belirlendi.

Konsey toplantısında, Lübnan merkezli Hizbullah hareketinin askeri kolunun AB’nin terör örgütleri listesine eklenmesi kararı alındı. Yüksek Temsilci Ashton, Konsey toplantısından sonra yaptığı açıklamada, Lübnan’da istikrar, bağımsızlık, birlik ve barışa bağlılıklarını teyit ederken, ülkedeki tüm kurumların barış ve güvenliği koruma çabalarını memnuniyetle desteklediklerini ifade etti. Lübnan’ın Suriye’deki çatışmalara dâhil olmama politikasını da desteklediklerini belirten Ashton, Hizbullah’ın rolü ile ilgili endişelerden dolayı böyle bir karar aldıklarını ve bunun Lübnan’daki tüm siyasi partiler arasındaki diyaloğun sürmesine bir engel teşkil etmediğini belirtti.

İngiltere, Hizbullah’ın 2012 yılı yazında Bulgaristan’da gerçekleşen bir terör saldırısının arkasında olduğu gerekçesiyle, örgütün AB kara listesine alınması yönünde çaba sarf etmekteydi. Ayrıca, Suriye’deki çatışmaya müdahil olan Hizbullah’ın Lübnan’ı da hassas bir konuma yerleştirmesi bu karara gerekçe gösteriliyor. Hizbullah’ın terör örgütü listesine alınması ile AB’deki varlıkları dondurulacak.

Konsey toplantısında ayrıca, Franz-Michael Skjold Mellbin AB Afganistan Özel Temsilcisi olarak atandı.