İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
20-26 ŞUBAT 2010

AVRUPA KOMİSYONU İZLANDA İLE ÜYELİK MÜZAKERELERİNİN BAŞLAMASINA YEŞİL IŞIK YAKTI

Avrupa Komisyonu, 24 Şubat 2010 tarihinde, İzlanda ile üyelik müzakerelerinin başlayabileceğini belirten olumlu görüşünü Avrupa Konseyi’ne sundu. İzlanda, 17 Temmuz 2009’da AB’ye üyelik başvurusunda bulunmuştu. Avrupa Komisyonu açıklamasında, İzlanda’nın üyelik müzakerelerine başlamasının önkoşulunu teşkil eden Kopenhag kriterlerini yerine getirdiğini belirtti. Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, “eğer her şey yolunda giderse, bu yılın ikinci yarısında İzlanda ile üyelik müzakerelerinin başlayabileceğini, bu sürecin de 14 ay kadar sürebileceğini” dile getirdi. Ancak, Komisyon’un görüşünde herhangi bir zaman çizelgesine yer verilmiyor, bu sürecin AB’nin 27 üyesinin kararına bırakıldığı belirtiliyor. Füle açıklamasında ayrıca, İzlanda’nın asla diğer aday ülkelerden farklı bir muameleye tabi tutulmayacağını da vurguladı. 

İzlanda hem 15 yıldır Avrupa Ekonomik Alanı’nına (EEA)  hem de Schengen bölgesine üye olduğu için AB müktesebatına uyum konusunda kayda değer bir aşama sağlamış durumda. Ancak, Avrupa Komisyonu’nun görüşü ile birlikte yayımlanan analiz raporu, İzlanda’nın, balıkçılık, tarım ve kırsal kalkınma alanlarının yanısıra, çevre, sermayenin serbest dolaşımı ve finansal hizmetler alanlarında da AB hukukuna uyum için daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini vurguluyor.

Bunun yanında, 2008 yılında bankacılık sektöründe yaşadığı kriz nedeniyle İzlanda’nın, bu ülke bankalarında hesabı olan İngiliz ve Hollanda vatandaşlarına toplam 3,8 milyar Avro kadar borcu bulunuyor. Bu doğrultuda İzlanda, çözüm için, 31 Aralık 2009’da parlamentosunda aldığı bir karar ile Birleşik Krallık ve Hollanda’ya tartışmalı bir tazminat anlaşmasına dayanan bir tasarı önermeyi kararlaştırdı. Bu kararın onaylanması için 6 Mart 2010 günü İzlanda’da referandum yapılacak. Birleşik Krallık ve Hollanda buna tepki olarak İzlanda’nın AB’ye üyelik sürecini engelleme tehdidini ileri sürdü. Bu iki ülke, İzlanda’nın borçlarını ödemesine ilişkin yedi yıllık kanuni süreyi kapsayan bir öneride bulundu. Ancak, İzlanda bu öneriyi 22 Şubat 2010 tarihinde reddetti.

Bu doğrultuda, her ne kadar Birleşik Krallık ve Hollanda İzlanda’yı, AB’ye üyelik sürecini bloke etmekle tehdit etse de Avrupa Komisyonu, bu sorunun ikili ilişkilere dayanan bir mesele olduğunu ve bu nedenle üyelik müzakerelerinin başlamasına bir engel teşkil etmeyeceğini açıkladı. Ancak, Birleşik Krallık ve Hollanda, İzlanda’da bankacılık sektörünün çökmesinin bu ülkenin, sermayenin serbest dolaşımı ve mali hizmetler konularında AB hukuku ile tam uyumlu olamadığının açık bir göstergesi olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, Birleşik Krallık ve Hollanda, İzlanda ile aralarındaki bankacılık krizine kendilerini tatmin eden bir çözüm bulunmadığı sürece, bu ülkenin AB’ye üyelik müzakerelerinin başlamasına yeşil ışık yakmayacaklarını belirtiyorlar.