İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
8-15 MART 2010

BARROSO AVRUPALI PARLAMENTERLERİN SORULARINI CEVAPLADI

9 Mart Salı günkü Avrupa Parlamentosu genel kurul toplantısında, Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso parlamenterlerin güncel birçok konu hakkındaki sorularını cevapladı.

Alman Sosyal Demokrat parlamenterlerden Martin Schulz’un mali krize ilişkin sorusuna Barroso, Yunanistan’daki durum açığa çıkar çıkmaz Komisyon’un Konsey’e denetleme yetkilerini AB İstatistik Kurumu Eurostat’a verilmesini önerdiğini, ancak üye devletlerin buna yanaşmadığını dile getirdi. Aynı zamanda Barroso, öneriyi tekrar gündeme getirdiklerini ve özellikle Almanya gibi önceden karşı çıkan ülkelerin şimdi bu teklife daha sıcak baktıklarını belirtti. Barroso açıklamasında, Yunanistan’ın içine düştüğü mali krizin veya piyasa spekülasyonlarının sorumlusunun AB üye ülkeleri olmadığını, Yunanistan’ın İstikrar ve Büyüme Paktı ile yüksek bütçe açığı kurallarına uymadığını da sözlerine ekledi.

Belçika’nın ALDE Partisi parlamenteri Guy Verhofstadt tarafından Avrupa Para Fonu’nun (EMF) kurulmasına ilişkin sorulan soruya Barroso, bu fikrin Alman Maliye Bakanı Wolfgang Schaüble tarafından dile getirildiğini, ancak böyle bir oluşumun uzun bir zamanı kapsayacağını ve var olan antlaşmaların da değişimini gerektirebileceğini açıklayarak bu durumun şu anda Yunanistan’daki mali krize çözüm getiremeyeceğini dile getirdi. Barroso ayrıca, Komisyon’un Avro Alanı’nda ekonomik olarak zor durumda olan ülkelere yardım sağlamak amacıyla bir Avrupa çerçevesi önermeye hazır olduğunu belirtti.

Kredi temerrüt takaslarına (Credit default swaps) ilişkin sorulan bir soruya Barroso, Yunanistan’ın problemlerinin mali piyasalardaki spekülasyonlar nedeniyle ortaya çıkmadığını ancak spekülasyonların durumu daha da kötüleştirdiğini belirtti. Bu nedenle, türev piyasalarında köklü reformlara ihtiyaç olduğunu ve Komisyon’un yaza kadar kredi temerrüt takaslarına ilişkin bir yönerge ile yıl sonuna kadar piyasayı kötüye kullanmaya ilişkin bir yönerge sunmaya hazırlandığını, bunun piyasalardaki şeffaflığı arttıracağını ve riskleri önleyeceğini dile getirdi.

Avrupa Halk Partisi’nden (EPP) Joseph Daul’un Avrupa Dış Eylemler Servisi’ne (EEAS) ilişkin sorusuna Avrupa Komisyonu Başkanı, üye ülkeler ve Avrupa kurumları arasında tamamen hükümetlerarası bir yapıya sahip olmayan güçlü bir servisi kendisinin de desteklediğini ve istediğini belirtti. Diplomatik Servis’in aynı zamanda Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Yüksek Temsilci Catherine Ashton’a bağlı çalışacağını da sözlerine ekledi.

Yeşiller’den Rebecca Harms Barroso’ya, Komisyon tarafından konuya ilişkin yeni çerçeve düzenlemesini beklemeden genetiği değiştirilmiş patates Amflora’nın kullanımını neden onayladığına ilişkin bir soru yöneltti. Barroso, bu konunun tartışmalı bir konu olduğunu, Harms buna tamamen karşı iken kendisinin ne tam karşı ne de tam destekçi olduğunu, ancak Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) uzmanlarının kararına güvendiğini, Komisyon’un da kararlarını ideolojiler doğrultusunda değil, uzmanların görüşlerine göre aldığını belirtti.

Son olarak Barroso insan haklarına ilişkin yöneltilen soruları cevapladı. Bir parlamenterin “Türkiye’de insan hakları yok” ifadesine ilişkin Barroso, bu şekilde düşünmediğini, sadece Türkiye’de insan haklarına saygının olması gerektiği seviyede olmadığını ve bu nedenle zaten Türkiye’nin bir aday ülke olduğunu ve Komisyon’un Türkiye’ye ilişkin bu alanda değerlendirmelerini sürdürdüğünü dile getirdi.