İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
15-21 MART 2010

ULAŞTIRMA BAKANLARI KONSEYİ 11 MART’TA BRÜKSEL’DE TOPLANDI

AB ülkeleri ulaştırma bakanları 4 Mart Perşembe günü Brüksel’de toplandı. Toplantının ana gündemini, daha önceden de öngörüldüğü üzere, sivil havacılık güvenlik sistemleri ve Açık Semalar Antlaşması oluşturdu. Toplantıda Avrupa Komisyonu’nun havayolu kazalarıyla ilgili soruşturmalara ilişkin verdiği önerilere büyük bir destek sağlandığı belirtildi. Avrupa Komisyonu’nun Ulaştırmadan Sorumlu Üyesi Siim Kalas toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, ulaştırma bakanlarının genel görüş üzerinde mutabık kalmasının ileriye dönük önemli bir adım olduğunun altını çizdi. Kabul edilen yeni değişikliklerle yasal çerçevenin güçleneceği belirtildi. Bu değişiklik önergelerine göre AB ülkelerini kapsayacak şekilde ulusal güvenlik otoriteleri arasında bir ağ kurulması (yetkinlik ve uzmanlıkların daha rahat paylaşılabilmesi için eşgüdümün geliştirilmesi) havayolu kazaları güvenliğine ilişkin tavsiyelerin uygulanabilirliğini sağlamak için mevcut önlemlerin sıkılaştırılması, Avrupa Hava Güvenliği Ajansı gibi kilit roldeki kurumların rollerinin daha net bir şekilde belirlenmesi, kaza durumunda kazazedelerin ailelerin bilgilendirilmesinde iyileştirilmeye gidilmesi öngörülüyor. Bu konuyla ilgili Konsey’de onaylanan karar, uçak kazası durumlarında, havayolu şirketlerinin, kazanın bildirilmesinden itibaren, iki saat içinde yolcu listelerinin ilgili makamlara ulaştırılması yönünde oldu. Bu, kazazede aileleri ve yakınlarının kazadan sonra içinde bulundukları zor durum göz önünde bulundurulduğunda önemli bir adım olarak görülebilir. Daha önce böyle bir süre kısıtlamasını öngören bir yasal çerçeve bulunmuyordu. AB Dönem Başkanlığı’nı yürüten İspanya Dışişleri Bakanı José Blanco da açıklamasında bu konuya değindi. Blanco, insanların, aileleri ve arkadaşlarının akıbeti konusunda korku dolu bir bekleyişe girmelerini önlemek istediklerini bununla birlikte havayolları şirketlerinin gerekli bilgileri aktarmak konusunda sürekli baskı altında tutulmasının da çok doğru olmadığını belirterek havayolu şirketlerinin kazadan sonra en fazla iki saatlik bir süre içinde yolcu listelerini bildirmesi konusunda uzlaşı sağlandığının altını çizdi. Ulusal güvenlik otoriteleri arasında bir ağ kurulması fikri de aslında yeni değil. Geçtiğimiz Kasım ayında Avrupa Komisyonu tarafından ortaya konan taslak tüzükte sivil havacılıktaki kazaların önlenmesi ve soruşturulmasına değin böyle bir mekanizmanın kurulması fikri yer almıştı. Aslında AB’nin bu konuda kazaların soruşturulmasını düzenleyen mevcut bir yönetmeliği bulunuyor, bununla birlikte, devletler arasındaki eşgüdümün artırılmasını öngörmesi ve bu alanda konuyu bir yönetmelik değil tüzükle düzenlenmesi suretiyle bu alanda yasal bir çerçeve kazandırılması ileriye dönük bir adım olarak değerlendirilebilir. Kararın yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Parlamentosu’nun onayı gerekiyor.

Ayrıca Bakanlar Konseyi’nde müzakere aşamasında olan Açık Semalar Antlaşması’yla ilgili gelişmeler de değerlendirildi. Toplantıda, son Konsey toplantısının gerçekleştiği 17 Aralık 2009’dan itibaren, bir ayağı Washington’da diğeri Madrid’de gerçekleştirilen müzakere turlarında katedilen mesafenin önemi üzerinde duruldu. Şu ana kadar gelinen noktanın hiç de azımsanmayacak bir seviyede olduğu belirtilmekle birlikte, bundan sonraki sürecin de çok çetin geçeceğinin altı çizildi. Özellikle yatırım ve çevre konusundaki pürüzler sürüyor. Bilindiği üzere Nisan 2007’de imzalanan ve 2008 Mart’ında yürürlüğe giren Açık Semalar Antlaşması’nın ilk aşamasındaki taahhütlere göre taraflar 2010 Kasım ayına kadar mutabakata varmak zorundalar. Geçen hafta açıklanan verilere göre 2008 yılı Nisan-Haziran döneminde AB ile ABD arasında gerçekleşen uçuş sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 oranında arttığı açıklanmış, Açık Semalar Antlaşması’nın her iki tarafın da yararına olduğu belirtilmişti.