İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
29 MART-4 NİSAN 2010

İKV`DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz haftanın şüphesiz en önemli gelişmesi Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret oldu. Merkel’in ziyareti sırasında ‘imtiyazlı ortaklık’ sözünü telaffuz etmemesi ilk bakışta olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilse bile müzakerelerin ‘ucunun açık olması’na yapılan ısrarlı vurgu konuya iyimser bakmaya engel teşkil ediyor. Hatırlanacağı gibi Türkiye ile müzakerelerin açık uçlu olması Türkiye’nin müzakere çerçeve belgesinde yer alan bir ifade. Ayrıca, kelimenin anlamı gereği müzakere süreci zaten açık uçlu olmak durumundadır. Bu ifadeye bu kadar vurgu yapmak ise maalesef imtiyazlı ortaklık söyleminin kullanımdan kaldırılmasının yaratabileceği olumlu etkiyi azaltıyor.

Öte yandan, geçen hafta yaşanan bir başka gelişme ise Avrupa Birliği’nin yeni vize kodunun yürürlüğe girmesi oldu. Türkiye’nin de dahil olduğu tüm üçüncü ülke vatandaşlarına Schengen vizesi sürecini kolaylaştırmayı amaçlayan koda ilişkin değerlendirmemizi aşağıda bulabilirsiniz. Yine de sadece vize alanında elde edilecek bazı kolaylaştırmalar Türkiye’yi tam üyelik hedefinden saptırmamalıdır. Vize konusunda Türkiye’nin Ankara Anlaşması ve Katma Protokol ile elde ettiği haklar bakidir. Bu haklar sonuna kadar savunulmalı; ancak, paralel bir süreç olan üyelik müzakereleri de aynı hevesle sürdürülmelidir. Bunun aksi şeklinde davranmak Türkiye’nin kendi eliyle ‘imtiyazlı ortaklık’ formülüne razı olması anlamına gelecektir.

Son olarak geçen hafta yaşanan bir başka önemli gelişmeye daha ‘Haftaya Bakış’ satırlarında değinmek istiyoruz. Bilindiği gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor. Seçimler öncesi adada liderlerin bir araya gelmeleri seçimlerden önce anlaşmaya varabilmek amacıyla bir hamle olarak değerlendirilebilir. Türkiye’nin AB üyelik sürecini yakından ilgilendiren bu süreci izlemeye devam ediyoruz. Umudumuz adada kalıcı ve adil bir çözüme bir an önce ulaşılabilmesidir.