İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-18 NİSAN 2010

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Bu hafta, özellikle hafta sonunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) gerçekleşen seçimler gündeme damgasını vurdu. 18 Nisan’da gerçekleştirilen seçimlerde, ilk turda yüzde 50 barajını aşmayı başaran Derviş Eroğlu KKTC’nin üçüncü cumhurbaşkanı olmaya hak kazandı. Oyların yüzde 50,4’ünü alan Eroğlu’nun, onu en yakından takip eden rakibi, oyların yüzde 42,8’ini alan bir önceki cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat oldu. Eroğlu, seçimlerden önce gerçekleştirilen kamuoyu yoklamalarında da önde görünüyordu.

Derviş Eroğlu seçimlerin ardından yaptığı konuşmada, yürütülmekte olan kapsamlı müzakereleri sürdüreceğini ve Kıbrıslı Türklerin onurunu koruyacak bir çözüm için çalışacağını vurguladı. Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle’nin sözcüsü Angela Filote tarafından yapılan basın açıklamasında ise, müzakerelerin devam etmesinin önemine vurgu yapıldı ve adada yaşayan herkesin çıkarına olacak bir çözümün desteklendiğinin altı çizildi. Bu bağlamda, yürütülmekte olan müzakerelerde üzerinde durulan iki kesimli iki toplumlu federasyon fikrinin sürdürülmesi çağrısı yapıldı. Bilindiği üzere Mehmet Ali Talat döneminde, özellikle Dimitris Hristofyas’ın GKRY Lideri seçilmesinden sonra müzakereler hız kazanmıştı. Eroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesinin adadaki müzakereleri ne yönde etkileyeceğini zaman gösterecek. KKTC’deki seçimle ilgili ayrıntılı haberi bu haftaki bültenimizde bulabilirsiniz.

Bu haftaki bir diğer önemli gelişme de ABD’nin ev sahipliği yaptığı Nükleer Güvenlik Zirvesi’nin gerçekleştirilmesi oldu. 12–13 Nisan’da Washington’da gerçekleştirilen zirvede 47 devlet başkanı bir araya geldi. Zirvede, özellikle nükleer silahlanmanın azaltılması, var olan nükleer maddelerin güvenliğinin artırılması ve İran konuları gündemin ana başlıklarını oluşturdu. Zirve, Türkiye açısından başka bir açıdan da önemliydi.  Başbakan Erdoğan zirvede, ABD Başkanı Obama ve Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Sarkisyan’la 1,5 saate yakın görüşen Erdoğan, Türkiye’nin Ermenistan ve Ermeni politikasının yanı sıra Yukarı Karabağ sorunu ve Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri konularını da ele aldı. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, özellikle 2009 Ekim’inde imzalanan protokollerden sonra sürecin aynı ivmeyle ilerlemediği göz önünde bulundurulduğunda, iki liderin görüşmesinin büyük önem teşkil ettiğini söyleyebiliriz.

Bahar aylarıyla birlikte Avrupa’da seçim döneminin hız kazandığını söylersek yanlış olmaz. Macaristan 11 Nisan’da sandığa giden AB ülkesiydi. 8,5 milyon seçmenin yüzde 65’inin katılımıyla ilk turu tamamlanan genel seçimler sonucunda, ana muhalefet partisi, merkez sağ temsilcisi Fidesz (Genç Demokratlar Partisi - Macar Sivil Birliği), oyların yüzde 52,65’ini alarak iktidardaki Macaristan Sosyalist Partisi (MSZP) karşısında büyük bir zafer kazanmış oldu. Bir önceki seçimlerde oyların yüzde 49’unu almayı başaran Sosyalist Parti’nin bu seçimde yüzde 20’nin de altında kalması ülkedeki iç dinamiklerin iyi bir şekilde analiz edilmesini gerektiriyor. Fidesz oylarını artırırken Sosyalist Parti’nin böyle bir düşüş göstermesinde ekonomik krizin önemli bir role sahip olduğu söyleniyor. Önümüzdeki dönemde AB üyeleri İngiltere ve Polonya’da da seçimler gerçekleştirilecek.

Haftaya bakışta son olarak sözünü etmek istediğimiz konu ise İzlanda’da bulunan Eyafyallayöküll buzulunun altındaki yanardağdaki patlamalar sonucunda ortaya çıkan kül bulutunun Avrupa’daki ulaşımı ciddi biçimde aksatmış olması. Kül bulutu sebebiyle pek çok firma uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı. Kül bulutu etkisini Türkiye’de pek göstermedi fakat pek çok Avrupalı havayolu firması gibi Türk firmaları da Avrupa’ya düzenli uçuşlarını gerçekleştiremedikleri için ciddi zarara uğradılar.

Bu hafta olduğu gibi önümüzdeki hafta da, en önemli maddesi anayasa değişikliği görüşmeleri olmak üzere, bizleri yoğun bir gündem bekliyor. Tüm okuyucularımıza iyi haftalar diliyoruz.