İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 NİSAN 2010

AB ADALET DİVANI TESLİM ÜCRETİNİN MESAFELİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEN TÜKETİCİLERDEN ALINMAMASINA KARAR VERDİ

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) 15 Nisan 2010 tarihli C–511/08 sayılı davaya ilişkin kararına göre, mesafeli satış sözleşmesini fesheden tüketicilerden teslim ücretinin alınmaması, böyle bir durumda sadece ürünün geri gönderimine ilişkin masrafın tüketicinin kendisi tarafından karşılanması gerekiyor. Tüketici haklarının korunmasına yönelik mesafeli satış sözleşmelerine ilişkin 97/7/AT sayılı yönergeye göre, bir tüketici, yedi iş günü içerisinde, herhangi bir sebep bildirmeden ve karşılığında herhangi bir yaptırım olmaksızın mesafeli satış sözleşmesini feshedebilir. Bu yönerge yönerge uyarınca, eğer bir tüketici feshetme hakkını kullanırsa tedarikçi firma tüketicinin ödediği paranın tümünü iade etmek zorunda. Bu hakkını kullandığından ötürü tüketicinin ödemekle yükümlü olduğu tek ücret, aldığı ürünün iade masrafını karşılamak oluyor. 

ABAD’a götürülen dava Heinrich Heine adlı Alman bir firmanın her teslimat için 4,95 Avro ücret almasına ve tüketicinin mesafeli satış sözleşmesini feshettiği takdirde bu ücretin her koşulda yine tüketiciden alınmasına ilişkin tutumuna karşı bir Alman tüketici birliği (Verbraucherzentrale Nordrhein-Westfalen) tarafından açıldı. Alman Temyiz Mahkemesi, Alman Kanunları’na göre, sipariş edilen bir ürünün iadesi durumunda tüketicinin masrafını tedarikçi firmadan geri alma gibi bir hakkının olmadığını açıkladı. Ancak, aynı zamanda bu durumun AB yönergesi ile uyumlu olmadığı düşünüldüğü için temyiz mahkemesi, Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan yönergeye ilişkin bir karar almasını talep etti.

ABAD’ın kararına göre yönerge, ulusal mevzuatın üzerinde. Yönerge, tüketicinin korunmasını, herhangi bir durumda tüketicinin fesih hakkını kullanmaktan çekinmemesi için öncelikli olarak önemsiyor. Bu bağlamda, ulusal mevzuatta, tüketicinin herhangi bir mesafeli satış sözleşmesini feshettiği takdirde ödediği parayı geri alma hakkının olmaması yönerge ile çelişiyor. Ayrıca, yönergede, böyle bir durumda alınan ürünün iade masrafının tüketicinin yükümlülüğünde olması mesafeli satış sözleşmesini yapan tüketici ile tedarikçi firmanın haklarını dengeliyor.

Son olarak, alınan karara ilişkin ABAD’ın sadece yönergeye ilişkin bağlayıcı bir görüş bildirdiğinin, böylece ulusal mahkemelerin ve yetkili makamların ABAD’ın görüşüne uygun bir şekilde karar vermekle yükümlü olduklarının hatırlanmasında fayda var.