İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
31 MAYIS-6 HAZİRAN 2010

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Haziran ayının ilk haftası ardı ardına yaşanan sarsıcı olaylar ile başladı. Önce İskenderun’da yaşanan terör saldırısı, aynı gecenin sabah saatlerinde ise İsrail’in Gazze’ye yardım götürmekte olan filoya kanlı baskını.

Öncelikle, geçtiğimiz bir buçuk ay içinde artan terör olayları gerçekten iç karartıyor. Tüm ülke halkını yasa boğan ve toplumsal çatlakları derinleştirmeyi hedefleyen bu eylemlerin amacına ulaşamayacağına eminiz. Bu kapsamda, AB uyum reformlarının ivedilikle tamamlanmasının terör ile mücadelede en etkin yöntem olarak değerlendiriyoruz.

İsrail’in kanlı baskını ise tüm dünyada büyük infial yarattı. Planlanışı ve uygulanışı ile ancak korsanlık olarak tabir edilebilecek bu müdahale kaçınılmaz olarak iki ülke ilişkilerine büyük zarar verdi. Ancak, şu da bir gerçek ki bu elim olayı takiben bazı medya organları tarafından yapılan savaş çığırtkanlığı asla tasvip edilemez. Yine benzer bir şekilde İsrail’in devlet politikalarına yönelik eleştirilerin antisemitizme dönüşmemesi için yazılı ve görsel medyaya büyük görev düşüyor. Bu elim olay aynı zamanda Ortadoğu’daki dengesiz ilişkileri de gözler önüne serdi. Bir tarafta 1967’den beri işgalci konumundaki İsrail, diğer tarafta İsrail’in var olma hakkını tanımayan devlet ve gruplar. Bunun bir sonucu olarak bir halkı tecrit ederken kendisini de tecrit etmiş oluyor. Sorunun çözümü için diyalog şart gözüküyor. Aksi takdirde tecrit edilmiş bir ülkenin dış politikası iyice çarkından çıkabilir.

Öte yandan, Türkiye’nin bölgedeki konumu ve faaliyetleri kuşkusuz AB üyelik sürecini doğrudan etkileyecektir. Bölgesinde etkili ve istikrarlı bir Türkiye’nin üyelik sürecinde eli güçlenecek, bunun tersi bir durumda ise zayıflayacaktır. Dolayısıyla bu kritik dönemeçte Türkiye’nin fevri tepkilerden kaçınması ve son derece rasyonel davranması gerekiyor. İlk tepkilerin bu yönde olduğunu görmek sevindirici.