İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
21-27 HAZİRAN 2010

G–20 ZİRVESİ TORONTO’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Yakın dönemde gerçekleşen ve etkileri günümüzde de devam eden küresel finansal krizin ardından, dünyanın en gelişmiş sekiz ekonomisinin buluştuğu G–8 Zirvesi kadar önem kazanan ve dünyanın önde gelen gelişmekte olan ekonomilerini, gelişmiş ekonomilerle buluşturan G–20 Zirveleri’nin sonuncusu Toronto’da gerçekleşti. 26 – 27 Haziran tarihlerinde gerçekleşen toplantının ana gündem maddesi, geçtiğimiz yılki Pitsburg zirvesinde olduğu gibi küresel finansal krizden çıkış için uygulanacak politikalar oldu.

2009 yılındaki toplantıda krizin ağır sonuçlarını hafifletmek için acil çözümler üzerinde yoğunlaşan liderler, bu sene toplantının açılış konuşmasında Kanada Başbakanı Stephen Harper’ın vurguladığı gibi “ekonomik iyileşme ve yeni başlangıçlar” üzerine orta vadeli politikalarda eşgüdüm sağlamayı amaçladılar. 

Türkiye’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından temsil edildiği toplantıya, G–20 üye ülkelerinin yanı sıra Afrika kıtasının daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi adına Etiyopya, Malavi ve Nijerya da davet edildi. Bu ülkelerin yanında Hollanda ve Vietnam ile birlikte uluslararası kuruluşlardan Birleşmiş Milletler, ILO, IMF, OECD ve DTÖ de toplantıya davet edildi. Toplantıda Avrupa Birliği, Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Herman van Rompuy tarafından temsil edildi. Aynı zamanda AB Dönem Başkanı İspanya da AB’yi temsilen toplantıya davet edildi.

Toplantının ana gündem maddesi küresel finansal krizden çıkış stratejileri oldu. Toplantı öncesi tarafların stratejilerle ilgili pozisyonları birbirinden farklı olsa da, “The G–20 Toronto Summit Declaration” ismiyle yayınlanan sonuç bildirisinde somut adımların atılması yönünde ortak kararlar alındığı ortaya çıktı. Toplantı öncesi ABD, ekonomik büyümeyi ve ekonomik canlılığı olumsuz yönde etkileyeceğine inandığı için özellikle kamu harcamalarında büyük kesintilere gidilmesini istemezken; Almanya, Yunanistan başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesini etkisi altına alan borç krizi sebebiyle bütçe açıklarının hızlı bir şekilde azaltılması ve bu yolla Avro’nun yaşadığı değer kaybını önlemek istemekteydi. Bunun yanında Muhafazakâr ve Liberal Parti tarafından kurulan yeni İngiliz koalisyon hükümetinin uygulamaya koyduğu bütçe açığını kapatmaya yönelik mali disiplin politikası sonucu, İngiltere, Almanya ile ortak bir duruş sergilemekteydi. Bunun yanında Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler ise, gelişmiş ülkelerin bütçe açıklarını kapatmak amacıyla harcamalarda kesintilere gitmesinin dünya ticaretini olumsuz yönde etkileyeceğine inanmaktaydı.

Zirve’nin Sonuç Bildirisi’nde katılımcı ülkeler yakın dönemde krizin etkilerinin azaltılması amacıyla sürdürülebilir kalkınmanın ve ekonomik canlılığın sağlanmasının, bütçe açıklarının kapatılması ile eşzamanlı olarak gerçekleştirilmesini amaçladıklarını açıkladılar. Zirve’nin en somut adımı ise katılımcı ülkelerin 2013 yılına kadar bütçe açıklarını yarı yarıya azaltacaklarına ve 2016 yılına kadar da kamu borç stokunun gayrisafi milli hasılaya oranının istikrarlı hale getirilmesine dair verdikleri taahhütler oldu. Ancak Japonya gibi ekonomik canlılığı korumak için iç borçlanmaya ağırlık veren ülkelerin bu hedefleri tutturmasının pek de olası olmadığı belirtilmekte.

Küresel finansal kriz ile birlikte, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargo da G–20 Zirvesi’nde görüşülen konular arasında yer aldı. İsrail’in uyguladığı politikaları eleştiren G–20 liderleri, Gazze’deki durumun sürdürülemez olduğunun altını çizdiler.

G–20 toplantısının öncesinde 25 – 26 Haziran tarihlerinde Ontario’nun Huntsville kasabasında toplanan G–8 toplantısından da G–20 Zirvesi’nin Sonuç Bildirgesi’nde belirtilen mesajlara benzer sonuçlar ortaya kondu. Toplantının ardından konuşan Almanya Şansölyesi Angela Merkel, sürdürülebilir kalkınma ve tasarruf tedbirlerinin birbiriyle çelişen öncelikler olmadığının tüm taraflarca paylaşıldığını belirtirken, Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy de, toplantıya katılan hiçbir liderin bütçe açıklarının ve borç rezervlerinin azaltılması gerektiği fikrine karşı çıkmadığının altını çizdi. İran ve Kuzey Kore’nin yürürlüğe soktuğu nükleer programları da eleştiren G–8 liderleri, Afganistan’a da ülkede yolsuzluğun azaltılması ve güvenliğin sağlanması için beş yıllık bir süre tanıdılar.

25 – 26 Haziran tarihlerinde G–8 Toplantısı ile eşzamanlı olarak G–20 İş Dünyası Zirvesi B – 20 de (Business Summit) Kanada’nın Toronto kentinde gerçekleşti. 2009 yılında Londra’daki G–20’de ilki gerçekleştirilen Zirve’ye her ülkeden finans sektörünü ve reel sektörü temsilen iki işadamı katılmakta. Türkiye, ilk kez davet edildiği Toronto’daki B–20 Zirvesi’nde bu sene Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ve Sabancı Holding Perakende Grubu Başkanı Haluk Dinçer tarafından temsil edildi. Şahenk toplantıda küresel krizin yanında tüm dünyada artan işsizliğin de görüşüldüğünü ve krizden çıkış için gerekli küresel büyümenin Türkiye’nin de üyesi olduğu gelişmekte olan ülkeler tarafından sağlanacağını belirtti.