İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-18 TEMMUZ 2010

TÜRKİYE – AB BAKANLAR SİYASİ DİYALOG TOPLANTISI 13 TEMMUZ’DA İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Türkiye – AB Bakanlar Siyasi Diyalog Toplantısı 13 Temmuz Salı günü, Türkiye adına Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ve Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın, AB adına ise AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Štefan Füle’nin katılımıyla İstanbul’da, Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin devam etmekte olan müzakere sürecinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası işbirliğinin de konuşulduğu toplantıdan sonra Ashton ve Füle tarafından süreci doğrudan etkileyecek önemli açıklamalar yapıldı.

2009’da imzalanan Lizbon Antlaşması’ndan sonra ilk kez gerçekleştirilen toplantıya katılan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton toplantıdan sonra yaptığı açıklamada Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne baş koymuş aday bir ülke olduğunu söyledi. Bölgesel işbirliğinin de ana gündem maddelerinden biri olduğu toplantı kapsamında terör sorununa değinen Ashton yapılan terör saldırılarını şiddetle kınadığını belirtti ve aynı zamanda da bu olaylarda yakınlarını kaybeden ailelere taziyelerini iletti. Terör sorununda Türkiye’ye verdiği desteğin yanı sıra Ashton bu konuda bir çözüm de önerdi. Teröristlere karşı bir fon oluşturulması gerektiğinin altını çizen Ashton bu fonla tüm teröristlerin temizlenebileceğini iddia etti. Ashton bunun için kararlı biçimde sürdürülebilecek bir işbirliğine ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Štefan Füle ise daha çarpıcı açıklamalarda bulundu. Füle’nin üzerinde durduğu en önemli nokta ise kimsenin müzakere sürecinin hızından memnun olmadığı iddiasıydı. Bu ivmenin artırılması için ellerinden geleni yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyleyen Füle, Türkiye’deki reform sürecinin yavaşlamaması ve bu konuda hiçbir tereddüt yaşanmaması gerektiğini söyledi. Aynı zamanda Türkiye’deki anayasa sürecine de değinen Füle, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından hazırlanan, anayasanın birkaç maddesinde değişiklik öngören ve 12 Eylül’de referanduma sunulacak paketin anayasal reform süreci açısından önemli olduğunu belirtti. Son olarak Türkiye’de iktidar ile muhalefet arasında sorunların çözümü için yürütülen diyalog çalışmalarına da değinen Füle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın diğer partilerle yapacağı toplantıların sonucunu merakla beklediğini bildirdi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu ise toplantıdan sonra yaptığı açıklamada müzakere sürecinde Türkiye ile AB arasında yeterli toplantının yapılmadığını, bu yüzden bu toplantıların sayısını ve içeriğini artırma kararı aldıklarını belirtti. Avrupa Birliği’nin PKK’ya yaklaşımı ile ilgili bir soru üzerine Davutoğlu, PKK’yı kınamanın tek başına yeterli olmadığını ve bunun için ortak hareket etmek gerektiğini dile getirerek müttefik ülkelere çağrıda bulundu.

Davutoğlu açıklamasında toplantıda alınan kararları şöyle sıraladı: Türkiye – AB arası siyasi diyalog mekanizmaları güçlendirilecek ve her alanı kapsayacak şekilde yeni gelenek oluşturulması için istişarelere hız verilecek. Ortadoğu, Batı Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya’da gerek terör gerekse enerji güvenliği konularında istişarelere ve işbirliğine devam edilecek. Anayasa reformu, siyasal reformlar, Türkiye'nin artan demokratikleşme çabaları konularıyla ilgili istişareler devam ettirilecek ve Türkiye’deki terör sorununa karşı mücadele konusunda işbirliğinde bulunulacak.

Egemen Bağış ise anayasal reform sürecine değindi. 12 Eylül’de referanduma sunulacak anayasa paketinin Türkiye ile AB’nin bütünleşmesi açısından tarihi bir fırsat olduğunu dile getiren Bağış sözlerini şöyle sürdürdü: “AB’ye üye olmaya çalışan başka ülkeler de oldu. Onlar da başaramadılar. Ne Yunanistan başarabildi. Ne Portekiz ne de İspanya. Ne zaman ki onlar anayasalarında gerekli değişiklikleri yaptılar ve AB standartlarında sivil toplumun bütün kesimlerini kucaklayan anayasaya kavuştular o zaman ülkelerinin AB süreci hızlandı. Türkiye’nin AB sürecinde de çok önemli bir süreç millet olarak önümüzde duruyor.” Bu sözleriyle Bağış anayasa paketinin referandumda kabul edilmesiyle birlikte müzakere sürecinin eskisinden çok daha hızlı bir ivme kazanacağını vurgulamış oldu.

Türkiye – AB Bakanlar Siyasi Diyalog Toplantısı Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yılda iki defa, düzenli olarak bakanlar düzeyinde gerçekleştirilen ikili bir toplantı olma yönüyle büyük önem taşıyor.