İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 TEMMUZ 2010

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Bu hafta, bu bölümde üç önemli uluslararası gelişmeden bahsetmek istiyoruz. İlk konu, bu haftanın gündemine de damgasını vuran Uluslararası Adalet Divanı’nın Kosova’nın bağımsızlığına ilişkin aldığı karar. Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı 22 Temmuz’da aldığı kararla, Kosova’nın bağımsızlık ilanının uluslararası hukuka aykırı olmadığına hükmetti. Hatırlanacağı üzere savaşın sona ermesinden sonra Kosova’da   geçici  bir  hükümet  kurulması  kararlaştırılsa da bu sonuç çok etkili olmamış, Kosova 2008 Şubat’ında bağımsızlığını ilan etmişti. Sırbistan da 2008 Ekim’inde Uluslararası Adalet Divanı’ndan Kosova’nın bağımsızlık ilanının yasal olup olmadığına dair görüş istemişti. Divan tarafından 22 Temmuz’da alınan kararın bağlayıcılığı bulunmuyor; karar tavsiye niteliği taşıyor. Bilindiği üzere Türkiye bağımsızlık ilanı sonrası Kosova’yı ilk tanıyan ülkelerden biri olmuştu. Kosova’nın bağımsızlığı toplamda 69 devlet tarafından tanınıyor. Bununla birlikte aralarında İspanya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de olduğu 5 AB üyesi ülke Kosova’nın bağımsızlığını tanımış değil.

Avrupa Birliği’nin İran’a karşı yaptırımları tartıştığı bu günlerde, geçtiğimiz hafta bu konuyla ilgili de önemli gelişmeler yaşandı. Türkiye, İran ve Brezilya Dışişleri Bakanları 25 Temmuz Pazar günü İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmede Tahran’da imzalanan anlaşma masaya yatırıldı ve Tahran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili krizin çözülmesi için diplomatik yollar görüşüldü. Bilindiği üzere bu anlaşma İran’ın az oranda zenginleştirilmiş 1,2 ton uranyumu bir yıllığına saklanmak üzere Türkiye’ye göndermesini, karşılığında ise bir üçüncü ülkeden yüzde 20 oranında zenginleştirilen 120 kilo uranyum almasını öngörüyordu. Bu anlaşmanın ardından BM Güvenlik Konseyi’nde İran’a ilave yaptırımlar getiren karar oylanmış ve Türkiye ile Brezilya’nın “hayır” oyuna rağmen bu yaptırımlar kabul edilmişti. Bunun ardından yapılan açıklamalarda İran’ın bu konuda müzakere etmesinin iyice zorlaştığı belirtilmişti. İstanbul’da Pazar günü yapılan görüşmede Tahran yönetimine sorunun çözülebilmesi için daha esnek olması ve nükleer programının askeri amaçlı olmadığına dair garanti vermesi çağrısında bulunuldu.  Görüşmenin ardından yapılan basın toplantısında, Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, İran’ın diplomatik kanallar vasıtasıyla, Tahran Deklarasyonu zemininde Viyana Grubu’na ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na teknik sorulara ilişkin yanıt mektubu göndereceğini açıkladı.  Davutoğlu, İran’ın P5+1’in (Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya) temsilcisi AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Asthon ile Eylül ayında buluşmayı kabul ettiğini açıkladı. Türkiye’nin Brezilya ile birlikte böylesine bir anlaşmazlıkta arabulucu rol üstlenmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde İran’a ilave yaptırımlar konusunda “hayır” oyu kullanması geçtiğimiz dönemde kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Özellikle Güvenlik Konseyi’ndeki oylama Türkiye’deki “eksen kayması” tartışmalarının alevlenmesine yol açmıştı.

Bu hafta son olarak sözünü etmek istediğimiz konu bankacılık sektörüne ve AB’deki bankaların durumuna ilişkin. Avrupa bankalarının stres testi sonuçları bu hafta içinde Londra’da açıklandı. Amacı piyasalara güven vermek olan stres testi sonuçlarına göre 91 Avrupa bankasından sadece 7’si başarısız bulundu. Avrupa’da faaliyet gösteren uluslararası bankaların tümü testi başarıyla geçerken başarısız olan 7 bankanın İspanya, Almanya ve Yunanistan’daki bölgesel bankalar olduğu belirtildi. Londra merkezli Avrupa Banka Denetimcileri Komitesi’nin (Committee of European Banking Supervisors - CEBS) uyguladığı bu testin daha kötü sonuçlar vermesi bekleniyordu. Test sonucunda sadece 7 bankanın başarısız bulunması AB üye devletleri hükümetlerinin bankalara verdiği devlet destekleriyle açıklanıyor. Rapor genel anlamda AB bankalarının dayanıklı olduğunu gösterse de bunun bir rehavete yol açmaması gerektiği üzerinde de duruluyor.

Tüm okuyucularımıza iyi haftalar diliyoruz.