İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 TEMMUZ 2010

MAKEDONYA KAMUOYUNDA İSİM SORUNU AB BÜTÜNLEŞMESİ’NDEN DAHA ÖNEMLİ GÖRÜLÜYOR

Makedonya’daki son araştırmalar, kamuoyunun 19 yıldır süregelen isim sorununa ülkenin Avrupa Birliği ve NATO üyeliğinden daha çok önem atfettiğini gösteriyor. Makedonya Avrupa İşleri Sekreterliği tarafından Temmuz başında yürütülen ankete katılanların yüzde 66,5’i ülkenin anayasal isminin resmi olarak “Makedonya Cumhuriyeti” şeklinde yeniden düzenlenmesini en öncelikli sorun olarak görüyor. Katılımcıların sadece üçte birinden daha azı (yüzde 26,5) ise Avro-Atlantik bütünleşmenin isim konusundan daha önemli olduğunu düşünüyor.

Bunun yanında, Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski, Nisan ayında düzenlenen resmi müzakereleri takip eden görüşmelerde, isim konusunda Yunanistan ile hiçbir ilerleme kaydedilmediğini ifade etti. Yunanistan, 1991’den beri “Makedonya Cumhuriyeti” adının Makedonya’nın anayasal ismi olarak uluslararası alanda tanınmasını, bu ismin münhasıran Yunan mirasına ait olduğu iddiasıyla engelliyor ve Yunanistan’daki aynı adlı bölgeye ilişkin toprak talebinin gündeme gelebileceğinden duyduğu endişeyi dile getiriyor.

Makedonya 1993’te bağımsızlığını ilan ettikten iki sene sonra “Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti” (Former Yugoslav Republic of Macedonia - FYROM) adı altında Birleşmiş Milletler’e (BM) kabul edildi. İsim mevzuu bu tarihten beri BM gözetimi altında Atina ve Üsküp arasındaki tartışmaların temel konusu. Yunanistan’ın Makedonya ile uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle öne sürdüğü çekinceleri sonucunda, AB’nin Aralık 2009’da Üsküp ile katılım müzakerelerini başlatma kararı AB liderlerince Mart 2010 Zirvesine ertelenmişti.  AB liderleri müzakerelerin Mart 2010 Zirvesi’ne ertelenmesine kadar Avrupa Komisyonu’nun konuya ilişkin görüşünü göz ardı etti. 2009 Ekim ayı ortalarında AB yönetimi Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti ile müzakerelerin başlamasını önerdi. Bu bağlamda, AB yönetimi isim anlaşmazlığını ikili düzeyde bir sorun olarak nitelendirdi ve Üsküp’ün katılım müzakerelerine hazır olup olmaması ile ilgisinin olmadığını belirtti.