İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-15 EYLÜL 2010

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA ÖRGÜTÜ – OECD - 2010 TÜRKİYE RAPORU YAYIMLANDI

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (Organization for Economic Co-Operation and Development - OECD) 2010 yılı Türkiye ekonomisine ilişkin araştırma raporu 15 Eylül 2010 tarihinde açıklandı. Raporda, devam eden ekonomik toparlanmanın yapısal reformların gerçekleştirilmesi için çok elverişli bir ortam sağladığına işaret edilirken, daha güçlü büyüme, yüksek gelir ve tasarruf ile sosyal ve siyasi istikrarın geniş kapsamlı reformlarla gerçekleşebileceği belirtiliyor.

Mali kurala ilişkin kanun taslağının olumlu karşılandığı raporda, bunun zaman içinde mali performansı iyileştireceği belirtiliyor. Ancak, mali kuralın etkin bir şekilde uygulanması için ilgili kanun tasarısının kabul edilip uygulanması ve kamu kesimi konsolide bütçesinin uluslararası standartlara göre düzenlenmesinin önemine işaret ediliyor.

Ekonomide devam eden yapısal zayıflıkların bulunduğu ve bunların uzun vadeli performansın sürdürülebilirliğini tehdit ettiği belirtilen raporda iki temel yapısal zayıflığa dikkat çekiliyor. İlk olarak, uluslararası fiyat rekabetinin ekonomik iyileşme döneminde kötüleştiği ve bunun da cari açığı artırdığı ifade edilen raporda ikinci olarak, Türk ekonomisinin istihdam kaynaklarını yeterli seviyede kullanamadığı kaydediliyor.

Raporda Türkiye ekonomisi için çeşitli önerilerde bulunuluyor. Ekonomiye olan iç ve dış güvenin artması için ekonominin daha şeffaf hale getirilmesine ve enflasyonun 2012 yılı sonuna kadar yüzde 5 düzeyine düşürülmesine odaklanılması gerektiği belirtiliyor. Sıkı istihdam ve ürün piyasası düzenlemelerinin işçi maliyetlerinin düşürülmesi için hafifletilmesi, işgücü piyasasının daha esnek hale getirilmesi için asgari ücret, kıdem tazminatı, geçici işler gibi alanlarda katılığın azaltılması gerektiği de ifade ediliyor. Kayıt dışı ekonomi üzerinde de durulan raporda bu tip ekonominin Türk firmalarına uluslararası rekabet ortamında esneklik kazandırmaya katkıda bulunmuş olmakla birlikte modern bir ekonomi ve verimlilik artışının sağlanmasının önünde tuzak oluşturduğuna işaret edilerek, Türkiye’nin kayıt dışı ekonomiye bağımlılıktan kurtulması gerektiğinin altı çiziliyor. Diğer yandan, kayıt dışılığın azaltılmasının kamu finansmanı ve vergilerin daha adil dağıtılmasında önemli rol oynadığı ifade ediliyor.