İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
11-17 EKİM 2010

NATO’YA ÜYE ÜLKELERİN DIŞİŞLERİ VE SAVUNMA BAKANLARI BRÜKSEL’DE TOPLANDI

NATO’ya üye 28 ülkenin dışişleri ve savunma bakanlarını bir araya getiren toplantı 14 Ekim’de Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirildi. Bu toplantıyı diğerlerine göre daha önemli kılan etmen, Kasım ayında liderler düzeyinde gerçekleştirilecek ve NATO’nun yeni stratejisinin belirleneceği zirveden önceki bakanlar düzeyindeki toplantı olmasıydı.

NATO’nun önümüzdeki dönemde nasıl bir strateji izleyeceğine yönelik hususlar ile terörizm ve siber saldırı gibi tehditler toplantıda masaya yatırıldı. İttifak’ın kendi bünyesindeki reform süreci dışında ulusal ve uluslararası kamuoyunda en çok yankı bulan konu, toplantıda gündeme gelen “füze kalkanı” projesi oldu.  NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen bu projenin hayata geçirilmesi için üye ülke bakanlarından destek istedi. Fakat bu konuda son söz 19 Kasım 2010 tarihinde Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştirilecek Liderler Zirvesi’nde söylenecek. Türkiye’nin de bu projede önemli derecede yer alacağına yönelik basında çıkan haberler konunun daha da ilgi çekmesine yol açtı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile birlikte Türkiye’yi toplantıda temsil eden Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu konuyla ilgili yaptığı açıklamada, NATO’daki bütün uygulamaların güvenliğin bütünlüğü ve bölünmezliği çerçevesinde ele alındığını hatırlattıktan sonra, “eğer bir politika geliştirilecekse, bir savunma sistemi oluşturulacaksa, bunların hiçbiri saldırı odaklı değildir. Savunma sistemi oluşturulacaksa bu sistemin NATO’nun bütün üye ülkelerini kapsayıcı ve bütün üye ülkelerine aynı güvenliği sağlayıcı olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bilindiği üzere 61 yıldır varlığını sürdüren Atlantik İttifakı’nın “varoluş sebebi”, Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte sorgulanmaya başlamıştı. 1991 yılındaki Roma Zirvesi’yle Atlantik İttifakı’nın dönüşüm süreci hız kazanmış ve 1999’da gerçekleştirilen Washington Konferansı sırasında da “kolektif savunma” yerine “kolektif güvenlik” anlayışına geçilmesi kabul edilmişti. Bununla birlikte Soğuk Savaş, özellikle de 11 Eylül Olayları sonrasında İttifak’ın gerekli dönüşümü gerçekleştirip gerçekleştiremediği sürekli sorgulanmaya devam etti.