İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
18-24 EKİM 2010

AVRUPA PARLAMENTOSU HUKUK SERVİSİ’NİN DOĞRUDAN TİCARET TÜZÜĞÜ İLE İLGİLİ RAPORU HUKUK İŞLERİ KOMİSYONU’NDA GÖRÜŞÜLDÜ

Avrupa Parlamentosu Hukuk İşleri Komisyonu’nda görüşülmesi defalarca ertelenen Doğrudan Ticaret Tüzüğü 18 Ekim Pazartesi akşamı oylandı. Oylamadan, Avrupa Komisyonu’nun öne sürdüğünün aksine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) limanlarından Avrupa Birliği ülkelerine yapılacak ticaretin Ortak Ticaret Politikası çerçevesinde değerlendirilmemesi kararı çıktı.

Bir üyenin çekimser kaldığı oylamada 18 lehte, 5 aleyhte oyla, Avrupa Parlamentosu Hukuk Servisi tarafından hazırlanan, Kıbrıslı Rumların Doğrudan Ticaret Tüzüğü ile ilgili Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) AB ile imzaladığı Katılım Antlaşması’nın ekindeki 10 numaralı protokol çerçevesinde (konunun “genişleme”ye değin bir konu olduğu çerçevesinde) veto haklarının bulunduğu yönündeki görüş benimsendi.

Bilindiği üzere 1994 yılındaki Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’nın ilgili kararına kadar, KKTC limanlarından AB ülkelerine doğrudan ticaret gerçekleştirilebiliyordu. 1994 yılından sonra Kıbrıslı Türkler bu haklarını kullanamaz duruma gelmişlerdi. 2004 yılında Kıbrıs’ta gerçekleştirilen referandumda oylanan Annan Planı’na Kıbrıslı Türkler yüzde 65 oranda evet demiş, Rumlar da yüzde 75 oranda hayır demelerine karşılık ödüllendirilircesine bir hafta sonrasında Birliğe üye olmuşlardı. Referandumdan iki gün sonra, 26 Nisan tarihinde AB Bakanlar Konseyi Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna son verilmesi için Avrupa Komisyonu’ndan bir tüzük hazırlamasını istemişti. Kıbrıslı Türklere mali yardım süre içerisinde onaylanmış fakat Doğrudan Ticaret Tüzüğü Kıbrıslı Rumların vetosu nedeniyle uygulamaya konamamıştı.

1 Aralık 2009 tarihinde Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle nitelikli çoğunlukla alınan kararların kapsamının genişletilmesinin akabinde 1 Mart 2010 tarihinde, Avrupa Komisyonu ilgili taslağı Avrupa Parlamentosu’na ve Bakanlar Konseyi’ne sunmuştu. Avrupa Parlamentosu Hukuk Servisi’nin konuyla ilgili hazırladığı raporun uzun süredir görüşülmesi bekleniyordu.

Her ne kadar rapor sadece tavsiye niteliğinde olsa da, raporun Hukuk İşleri Komisyonu’nda böyle bir çoğunlukla kabul edilmesi ilerde Genel Kurul’da yapılacak bir oylamada da Kıbrıslı Türklerin lehine bir kararın çıkması ihtimalinin düşük olduğunun göstergesi olarak kabul ediliyor. Kıbrıslı Rumların raporun bu şekliyle Genel Kurul’a gitmesini istedikleri belirtiliyor. Bununla birlikte, her şeye rağmen Avrupa Komisyonu, Doğrudan Ticaret Tüzüğü yanlısı tutumunu sürdürüyor. Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Üyesi Štefan Füle’nin sözcüsü Angela Filote, Avrupa Birliği üyelerinin 2004 yılında oybirliğiyle aldıkları kararda Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların sona erdirilerek Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesinin ve ekonomik kalkınmasının kolaylaştırılması için Komisyona görev verdiklerini hatırlattıktan sonra bu kapsamda doğrudan ticaret hakkının önemli bir araç olduğunu vurguladı. Filote Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün tek amacının Kuzey Kıbrıs’a ticari imtiyazlar getirmek olduğunun ve bu nedenle önerilerinin arkasında durduklarının altını çizerken, en iyi çözümün doğrudan ticaret tüzüğünü de gereksiz kılacak şekilde Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunması olduğunu belirtti.