İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-21 KASIM 2010

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta Avrupa Komisyonu’nun Genişleme Paketi ve İlerleme Raporu’nun açıklanmasının ardından bu hafta Türkiye’yi etkileyen uluslararası kurumlardaki gelişmeler ön plana çıktı. NATO ve G – 20 Zirveleri, BM Genel Sekreteri ile KKTC ve GKRY başbakanlarının görüşmesi haftanın önemli olayları arasındaydı.

Ancak kuşkusuz ki NATO Zirvesi haftanın diğer gelişmeleri arasında en önemlisiydi. Tarihin en önemli NATO Zirvelerinden biri olarak kabul edilen 18 – 19 Kasım’da gerçekleşen Lizbon Zirvesi, füze kalkanı projesinin NATO şemsiyesi altına alınması ve kitlesel güvenlik yaklaşımının sağlamlaştırılması ile sona erdi. Hem ulusal hem de uluslararası basın tarafından yoğun şekilde takip edilen Zirve’de Türkiye’nin talepleri ile ilgili tartışmalar da büyük yer tuttu. Türkiye’nin komşularla sıfır sorun politikası çerçevesinde füze kalkanı projesinin hedefi olarak İran’ın gösterilmemesi yönündeki çabaları sonuç verdi ve nihai karar metninde hedef olarak İran’ın adı geçmedi. Bu duruma sert tepki gösterenlerin başında gelen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise “Bize kediye kedi deriz, burada hedef İran’dır” açıklamasını yaparak hem Zirve’de gerginliğin artmasına hem de yeni bir polemik konusu açılmasına sebep oldu. Buna rağmen Zirve sonrası ulusal basında ortaya çıkan “Türkiye masadan istediği her şeyi alarak kalktı” fikrini içeren haberler ise yanıltıcı olmakta. NATO’nun şu ana kadar Soğuk Savaş sonrası dönemde doğrudan hiçbir ülkeye yönelik bir güvenlik planı oluşturmadığı ve zaten bazı NATO ülkelerinin hedefin İran olduğunu açıkça belirtmeye karşı oldukları Zirve öncesinde de bilinmekteydi. Bununla birlikte Zirve kararları ile ilgili ciddi bir bilgi eksikliği olduğu da aşikâr. Özellikle Türkiye’ye yerleştirilecek füzelerle ilgili komuta zincirinin ve ateşleme ile ilgili nihai karar mekanizmasının nasıl işleyeceği konuları bilinmezliğini sürdürüyor. Umarız ki önümüzdeki günlerde kamuoyu bu konularda daha şeffaf bir şekilde bilgilendirilecek.

Türkiye’nin AB ile yürüttüğü tam üyelik müzakerelerindeki en önemli sorunlardan biri olan Kıbrıs sorunu ile ilgili de BM çatısı altında önemli gelişmeler yaşanmakta. 18 Kasım’da BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un davetiyle görüşen KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve GKRY lideri Dimitris Hristofyas’ın, yapılan toplantının ardından Cenevre’de tekrar BM Genel Sekreteri’nin davetiyle görüşecekleri açıklandı. Çözüm sürecinin tekrar BM çatısı altında bir takvime bağlı şekilde ilerlemesi ve bizzat BM Genel Sekreteri’nin çözüm için insiyatif alması olumlu olarak değerlendirilebilir. Ancak KKTC eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminden beri devam eden ve yapılan onlarca tur görüşmeye rağmen ciddi bir ilerleme sağlanamayan görüşmelerin, Ban Ki-moon’un girişimi ile birlikte hızlı bir şekilde nihayete ereceğini ummak da çok doğru bir yaklaşım değil.

Bu hafta Avrupa Birliği’nde en önemli konu başlıkları ise İrlanda’nın borç krizinden kurtarılması ve 2011 AB bütçesi görüşmeleri oldu. AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Avro’nun ve AB’nin geleceğinin tehlike altında olduğuna dair dikkat çekici bir açıklamada bulundu. AB Konseyi Başkanı yaptığı bir konuşmada, “Hayatta kalma krizi içerisindeyiz” ifadesini kullandı ve Avro Alanı hayatta kalamazsa AB’nin de hayatta kalamayacağını vurguladı. Bu haberlerle ilgili detaylı değerlendirmeleri bültenimiz sayfalarında bulacaksınız.

Tüm okuyucularımıza iyi haftalar diliyoruz.