İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
29 KASIM-5 ARALIK 2010

İSVİÇRE’DEKİ REFERANDUM SONUCU TEPKİLERE YOL AÇTI

28 Kasım 2010 tarihinde, İsviçre’de suç işleyen göçmenlerin ülkeden sınır dışı edilip edilmemesine ilişkin gerçekleştirilen referandumda yüzde 53 oranında “evet” oyu çıktı. İsviçre Toplum Partisi tarafından gündeme getirilen ve kantonların çoğunda kabul edilen öneri ile İsviçre Anayasası’nda yapılacak değişiklik neticesinde, suç işleyen göçmenler sınır dışı edilecek. Referandumda “evet” oylarını artırmak için İsviçre Toplum Partisi tarafından yürütülen yoğun kampanya, başta göçmenler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere, farklı kesimlerin tepkilerine yol açmıştı. Bunun üzerine, harekete geçen İsviçre hükümeti, yeni bir öneri geliştirerek, suçlu bulunan yabancıların, suçun türü ve alınan cezanın süresi ile bağlantılı olarak belirlenen koşullar altında sınır dışı edilmelerini önermiş, ancak bu öneri de kabul görmemişti. Referandumda kabul edilen öneri ile bir yıl ve daha fazla cezası kesinleşen yabancıların; cinayet, insan ticareti, tecavüz, uyuşturucu ticareti vb. suçlardan ceza almaları halinde, otomatik olarak sınır dışı edilmeleri öngörülüyor. Diğer taraftan, söz konusu önerinin, bu haliyle, uluslararası hukuka ve İsviçre’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları uyarınca, sınır dışı edilen kişinin gönderileceği ülkede, ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muameleye tabi olacağı riskinin bulunması halinde, kişi, her ne suç işlemiş olursa olsun, sınır dışı edilemiyor.

2 Aralık 2010 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamada ise yabancıların İsviçre’den otomatik olarak sınır dışı edilmelerini öngören referandum sonucuna karşı çıkıldığı belirtildi. İsviçre Bakanının da katılımıyla gerçekleştirilen AB İçişleri Bakanları toplantısının ardından bir açıklama yapan Avrupa Komisyonu’nun Adalet ve İçişleri’nden Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström, söz konusu kararların otomatik olamayacağını savundu.   AB Dönem Başkanı Belçika’nın Göç ve Sığınma Politikası’ndan Sorumlu Bakanı Melchior Wathelet ise Schengen Alanı üyeliğinin, İsviçre tarafından üstlenilmesi gereken bazı yükümlülükler getirdiğini belirtirken, İsviçre tarafından hayata geçirilecek herhangi bir mevzuatın Schengen taahhütleri ve uluslararası yükümlülükler ile uyumlu olması gerektiği uyarısında bulundu. Buna karşılık, mevcut endişelerin giderilmesi yönünde, İsviçreli bakan Simonetta Sommaruja, İsviçre’de hem anayasal hem de uluslararası yükümlülükleri karşılayacak şekilde bir çözüm bulunacağına dair kişisel olarak güvence verdiğini ifade etti. Bu çerçevede, cezai suç işlediği belirlenen yabancıların otomatik olarak sınır dışı edilmesi kararının kişilerin serbest dolaşımı üzerinde herhangi bir etki yaratmayacağını belirtti. Sommaruja, ayrıca, İsviçre’nin söz konusu öneriyi uygularken, uluslararası yükümlülüklerine aykırı davranmayacağını kaydetti. Sommaruja, oluşturulan çalışma grubunun hükümete sunacağı önerilerin parlamentoya iletileceğini belirtti, ancak söz konusu çalışmalara ilişkin bir takvim sunmaktan kaçındı.