İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-12 ARALIK 2010

TÜRKİYE RAPORU AVRUPA PARLAMENTOSU DIŞ İLİŞKİLER KOMİTESİ’NDE GÖRÜŞÜLDÜ

Avrupa Halkları Partisi (European People’s Party - EPP) Parlamenteri ve Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye Raporu, 9 Aralık 2010 tarihinde Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi’nde görüşüldü. Komite’deki görüşmelerde, raporu kaleme alan parlamenter Ria Oomen-Ruijten söz aldı ve raporla ilgili bilgiler verdi.

Şu anda taslak halinde olan rapor önümüzdeki Şubat ayında AP Dış İlişkiler Komitesi’nde, Mart ayında da AP Genel Kurulu’nda oylanacak.

Taslak raporda öne çıkan temel noktalar Kıbrıs sorununa ilişkin ifadeler ve Anayasa değişikliğine değin saptamalar oldu. Raporda Kıbrıs’a ilişkin, Türkiye’ye adadaki askerlerini bir an evvel çekmeye başlayarak müzakereler için uygun atmosfer oluşturması çağrısında bulunuldu. Parlamentodaki görüşmelerde Kıbrıs’la ilgili paragrafı sertleştirmeye çalıştıran ve ilgili paragrafa Rum yönetiminin tanınması, kapalı Maraş yerleşim birimin Rumlara iadesi ve Türk hava sahasının Rum uçaklarına açılması gibi talepleri ekletmeye gayret eden Rumların istekleri raportör Ria Oomen-Ruijten tarafından reddedildi. Oomen-Ruijten görüşlerini savunurken “Kıbrıs değil, Türkiye raporu hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı. 10 Şubat tarihinde onaylanan geçen seneki raporda, Türkiye’nin bir an evvel adadan askerlerini çekmeye başlaması ve KKTC’ye yerleşen Türk vatandaşları sorununun çözülmesi gerektiği ifadelerine yer verilmiş ve Türkiye’den kapalı Maraş bölgesini Rumlara açması istenmişti.

Taslakta, 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen referandumla kabul edilen Anayasa değişikliklerinin memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Bununla birlikte, Türkiye’yi tamamen çoğulcu bir demokrasiye dönüştürecek yepyeni bir Anayasa talep edildiği de karar taslağında vurgulandı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde İran’a ilave yaptırımlar konusunda Haziran ayında yapılan oylamaya da raporda yer verildi. Oylamaya ilişkin Türkiye’nin “hayır” oyu kullanmasından esef duyulduğu belirtildi. Taslak raporda ayrıca Türkiye’nin gittikçe daha aktif hale gelen dış politikasına değinildi. Raporda Türkiye’ye, İran konusu başta olmak üzere dış politikayı ilgilendiren konularda AB ile koordinasyonunu yoğunlaştırması çağrısı da yapıldı.

Raporda öne çıkan bir başka nokta da, terörle mücadelede işbirliğine ilişkindi. Karar taslağında “PKK ve diğer terör örgütlerinin Türk topraklarında süren terör saldırıları şiddetle kınanır ve Türkiye terörle mücadelede AB terörle mücadele koordinatörü, Europol ve AB üyeleriyle işbirliğini yoğunlaştırması konusunda teşvik edilir” ifadelerinin kullanılması. Ancak bununla birlikte Avrupa Komisyonu’nun Türkiye Masası Şefi Jean Christophe Filori de bu noktaya parmak basıp işbirliği çağrısının Birliğe yönelik olarak yapılması gerektiği uyarısında bulundu.

Raporda basın özgürlüğüne ilişkin olarak da bu alanda Türkiye’de kötüleşme olduğu vurgulandı.

Ergenekon davasına ilişkin ifadelere de raporda yer verildi. Ergenekon gibi davalarda Türkiye’de demokratik kurumların gücünü, düzgün ve şeffaf işleyişini kanıtlamak durumunda olduğu belirtilirken, bu davalardaki uzun tutukluluk sürelerinin ve hallerinin endişe kaynağı olduğunun altı çizildi.