İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-12 ARALIK 2010

ULUSLARARASI ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRME PROGRAMI’NIN SONUÇLARI AÇIKLANDI

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı  (Programme for International Student Assessment- PISA) kapsamında, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından uluslararası düzeyde üç yılda bir 15 yaşındaki öğrencilerin başarısını sınamak amacıyla yapılan sınavın, 2009 yılı sonuçları açıklandı. Bu sınav ile öğrenciler, matematik, fen ve metin okuma/anlama alanlarında değerlendiriliyor.

2006 yılıyla kıyaslandığında, Avrupa Birliği’nde 2009 yılında özelikle metin okuma/anlama alanında eğitim sisteminde sınırlı da olsa bir gelişme kaydedildiği gözlendi. Sıralamada, Avrupa Komisyonu’nun deyimiyle, özellikle Finlandiya’nın elde ettiği başarı göze çarpmakta. PISA eğitim araştırma sıralamasında, Finlandiya, Şanghay (Çin) ve Kore’den sonra üçüncü sırada yer alıyor. Bu üç ülkeyi takip eden ülkeler de, Hong Kong (Çin), Singapur, Kanada, Yeni Zelanda ve Japonya’dır. Sıralamanın sonunda ise, Kırgızistan, Azerbaycan, Peru, Panama, Katar, Arnavutluk ve Kazakistan yer alıyor. Bu arada, Avrupa Birliği’nde, üye devletler arasında önemli farkların oluştuğu da dikkat çekiyor.  Finlandiya’nın dışında Hollanda (10’uncu), Belçika (11’inci), Estonya (13’üncü), Polonya (15’inci), İsveç (19’uncu), Almanya (20’nci) sıralarında yer alırken, Avusturya (39’uncu) Lituanya (40’ncı) Bulgaristan (46’ncı) ve Romanya ( 49’uncu) sıralamanın gerisinde kalıyorlar. Ancak 2006 yılına göre, Bulgaristan ve Romanya, Polonya, Yunanistan, Portekiz, İtalya, İspanya ile beraber önemli gelişmeler kaydedildi.  Alanlara göre incelemede bulunulduğunda, metin okuma/anlama alanında en çok ilerleme kaydeden ülkeler arasında Şili, İsrail, Polonya, Portekiz, Macaristan, Almanya ve Kore iken,  matematik alanında, Meksiko, Türkiye, Yunanistan,  Portekiz, İtalya ve Almanya yer alıyor. Bilimde de,  Türkiye, Portekiz, Kore, İtalya, Norveç, ABD ve Polonya’da önemli gelişmeler kaydedildiği dikkat çekiyor.

Raporda ayrıca, okulların kendi programlarını ve kendi değerlendirme politikalarını geliştirmelerine izin veren eğitim sistemlerin en iyi sonuçlara ulaşanlar olduğu tespit edildi. Ayrıca en iyi eğitim sistemlerinin, sınıfların öğrenci sayısının azaltılmasıyla birlikte öğretmenlerin maaşlarına öncelik tanıyanlar olduğu belirtildi.  Bir diğer nokta da, kamu ve özel okulların, başarı düzeyleri arasında ciddi farklılıklar kaydedilmemesi oldu. Ayrıca, genelde eğitimde cinsiyet eşitsizliğine ilişkin kaygı duyulurken, metin okuma/anlama alanında kızların erkeklerden daha iyi bir performans sergiledikleri gözlendi.

2003 yılından beri katıldığı PISA’da bu yıl elde edilen sonuçlar Türkiye’yi 65 ülke arasında 41’inci sıraya koyuyor. 2006 yılına göre, Türkiye’de özellikle matematik ve bilim alanında ilerlemeler kaydedildiği belirtildi. Raporda, bu sonuçların elde edilmesinde etkili olan faktörler arasında 1998’de uygulamaya giren Temel Eğitim Programı, zorunlu eğitimin 8 yıla yükseltilmesinin yanı sıra 2006-2008 yılları arasında, matematik, bilim ve dil öğretim programlarında değişikliklerin getirilmesi yer alıyor. Ayrıca raporun Türkiye’ye ilişkin bölümünde,  bu değişikliklerin beraberinde okullarda yeni bir öğretim felsefesinin ve kültürünün benimsenmesini teşvik ettiği vurgulandı. Bu yeni yöntem ile öğrencilere daha aktif bir rol vermeye özen gösterildiği dikkat çekildi. 

Rapora OECD’nin http://www.oecd.org/document/61/0,3746,en_32252351_32235731_46567613_1_1_1_1,00.html#Executive_summary adresinde ulaşılabilir.