İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
13-25 ARALIK 2010

CATHERINE ASHTON AVRUPA PARLAMENTOSU’NU NATO LİZBON ZİRVESİ’YLE İLGİLİ BİLGİLENDİRDİ

15 Aralık Çarşamba günü Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi ile ilgili bir konuşma gerçekleştiren AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksel Temsilcisi Catherine Ashton, AB ile NATO ilişkilerini daha ileriye götürme konusundaki taahhüdünü yinelerken, Türkiye’nin bunda önemli bir rolü bulunduğunun ve kendisinin 27 üye ülkeyi temsil ettiğinin farkında olduğunu vurguladı. Yüksek Temsilci Ashton Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak da, her şeyden önce, birliklere destek sağlamak için, NATO’nun ve Birliğin üzerinde beraberce çalışabileceği pragmatik ve pratik düzenlemeler oluşturma arayışında olacağını sözlerine ekledi. Ashton kapasiteler konusundaki işbirliğinin gelişme kaydedilmesi gereken bir alan olduğunu da vurguladı. Yüksek Temsilci sağlamaya çalıştıkları şeyin çoğaltma (duplication) işlemi değil tamamlayıcı işlem (complementarity) olduğundan emin olmaları gerektiği konusunda uyarıda bulundu.  

NATO’nun Avrupalılaşması konusunda AP’de herkes aynı fikri paylaşmıyor. EPP’den (Avrupa Halkları Partisi - The European People’s Party) Fransız Parlamenter Arnaud Danjean, tamamlayıcılığın esas teşkil ettiğini ve ustaca gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtirken bununla birlikte “AB’nin NATO güçlerinin Kızıl Haç’ı olacağı bir tamamlayıcılık” tanımından yana olmadığını da vurguladı. Aynı zamanda Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi Başkanlığı görevini de yürüten Danjean AB’nin kendi askeri kapasitesini, ortak güvenlik ve savunma politikası ile askeri alanlardaki hedeflerini koruması gerektiğini dile getirdi. NATO’nun Avrupa ve ABD arasındaki bir noktada olduğunu ve hâlâ oynayacağı önemli bir rol bulunduğunu belirten Avrupa Muhafazakâr ve Reformcular Grubu’ndan (The European Conservatives and Reformists - ECR) Charles Tannock ise Somali’deki Atalanta ve Ocean Shield gibi birbirini teksir eden operasyonlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

19–20 Kasım tarihlerinde Lizbon’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, İttifakın önümüzdeki dönemde izleyeceği stratejilerin belirlenmesi açısından büyük önem taşıyordu. Füze Savunma Sistemi ile ilgili de pek çok görüş alışverişinin gerçekleştirildiği zirvede masada yer alan önemli konulardan biri NATO-AB işbirliğiydi. Zirve sonrasında yayımlanan bildiride “NATO ve AB arasında stratejik ortaklık için AB üyesi olmayan Avrupalı NATO müttefiklerinin bu çabalara bütünüyle katılımı elzemdir” ifadesine yer verilmiş, NATO’nun, AB ile stratejik ortaklığı, karşılıklı tam açıklık, şeffaflık, tamamlayıcılık, her iki kurumun yetki ve kurumsal bütünlüğüne saygı ruhu içinde bütünüyle güçlendirmek istediği de vurgulanmıştı. NATO’ya üye fakat Birliğe üye olmayan Türkiye, operasyonlarda karar alma mekanizmasına katılamaması ve Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası içinde yer almaması sebebiyle İttifakın AB ile olan işbirliğinin ileri bir düzeye taşınmasını engelliyor. Ayrıca, varlığını sürdürdüğü dönemde Türkiye’nin de üyesi olduğu Batı Avrupa Birliği AB bünyesine alındıktan sonra Türkiye’nin Avrupa Savunma Ajansı’na dâhil edilmemesi de sorunun bir başka önemli boyutunu oluşturuyor.