İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-8 ŞUBAT 2009

YASADIŞI GÖÇMEN ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERE YAPTIRIM UYGULANMASINI ÖNGÖREN DİREKTİF’E İLİŞKİN TARTIŞMALAR SÜRÜYOR

Avrupa Birliği (AB) genelinde yasadışı göçmen istihdam eden işverenlere yaptırım uygulanmasını öngören Direktif tasarısı tartışılmaya devam ediyor. Bilindiği gibi, yasadışı göçün önlenmesi ile yasal göçün teşvik edilmesini hedefleyen AB ortak göç politikası, bu yönde yasal düzenlemeler içeriyor. Geçtiğimiz aylarda, AB’de yasadışı bulunan üçüncü ülke vatandaşlarının sınır dışı edilmesine ilişkin ortak standartlar getirilmesini öngören “Geri Dönüş Direktifi” ile nitelikli göçmenlerin, üye ülkelerdeki işgücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılamak üzere AB’ye girişlerini kolaylaştırmayı amaçlayan “Mavi Kart” uygulaması, bu yöndeki önemli adımları oluşturuyor.

Söz konusu düzenlemelerin tamamlayıcısı niteliğinde olan Yaptırım Direktifi ile yasadışı göçmen çalıştıran işverenlere uygulanacak cezaların (para ya da hapis cezası) AB genelinde uyumlaştırılması neticesinde yasadışı göç ve insan ticareti ile etkili bir şekilde mücadele edilmesi amaçlanıyor. Ortak karar alma usulü uyarınca,  Avrupa Parlamentosu (AP) raportörü Claudio Fava (PES) ile AB Dönem Başkanlığı arasında, 21 Ocak’ta sağlanan uzlaşının ardından, rapor, 3 Şubat’ta Strazburg’ta AP genel kurulunda görüşüldü.

Genel kurulda yapılan tartışmalar sırasında, parlamenterler, kanundışı hareket eden işverenlere karşı daha sert önlemler benimsenebileceğini belirtirken, dengeli bir yaklaşım sergilemesi nedeniyle, üzerinde uzlaşılan metni memnuniyet verici bir ilk adım olarak nitelendirdi. Raportör Fava, konuşmasında, iki yılın ardından, AB’nin yasadışı göçmenleri sömüren işverenlere yaptırım uygulanmasını öneren bir metin kabul etmesinin önemini vurgulayarak, söz konusu Direktif ile yasadışı göçmenleri değil işverenleri hedef aldıklarının altını çizdi. Böylelikle, AB’nin yasadışı çalışmaya kesinlikle karşı çıktığını ve bunun da AB’ye kaçak çalışma ümidiyle gelen üçüncü ülke vatandaşlarına karşı net bir mesaj olduğunu vurguladı. Fava, konuşmasında, Direktifte yer alan hükümlerden bazılarının önemine dikkat çekerek, Üye Devletlerin, ciddi suç teşkil eden durumlarda (birden fazla yasadışı işçi çalıştırılması, çocuk işçiliği vs. gibi)  işverenlere yönelik cezai yaptırımlarda bulunabileceği ve yasadışı işçi çalıştıran şirketin kapatılmasına neden olabilecek idari yaptırımlar uygulayabileceğine dikkat çekti. Ancak, taşeron firmaların hedef alınmamasından ötürü üzüntü duyduğunu belirterek, gelecek dönemde bu hususun da yasal düzenlemeyle ele alınması gerektiğini belirtti. Fava, raporunda, yabancı işçilerin korunmasını öngören maddelere dikkati çekerek, böylelikle mağdurların değil gerçek sorumluların cezalandırılacağını kaydetti. Avrupa Komisyonu’nun Adalet, Özgürlük ve Güvenlik’ten Sorumlu Üyesi Jacques Barrot,  mevcut metnin Komisyon önerisinden belirgin farklılıklar gösterdiğini, ancak, varılan uzlaşıyı bütünüyle desteklediklerini kaydetti.

4 Şubat’ta yapılması planlanan oylama, raportör Claudio Fava’nın isteği üzerine, Direktif’e,  gelecekte taşeron firmalara yönelik mevzuat çıkarılmasının engellenmeyeceğine dair güvencenin yer aldığı bir deklarasyonun eklenmesi için ertelendi.  AB Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti, böyle bir deklarasyon eklenmeden önce, Üye Devletlerle istişarede bulunulması gerektiğini belirtti. Oylamanın, 18–19 Şubat tarihlerinde Brüksel’deki genel oturumda gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.