İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
20-26 NİSAN 2009

AVRUPA MERKEZ BANKASI BAŞKAN YARDIMCISI KURTARMA ÖNLEMLERİNE RAĞMEN FİNASAL PİYASALARIN HENÜZ İSTİKRARA KAVUŞMADIĞINI BELİRTTİ

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkan Yardımcısı Lucas Papademos 21 Nisan’da bankanın yıllık raporunu tanıttı. Son aylarda alınan ekonomi kurtarma önlemlerinden bahseden Papademos ekonomide aşamalı olarak düzelme beklediklerini, ancak belirsizliğin de yüksek düzeyde olduğunu ifade etti. Son birkaç ayda para politikasının olağanüstü ve hızla değişen bir ekonomik ve finansal ortamda yürütüldüğünü anlatan Papademos  enflasyonun Mart’ta  %0,6 olmasına karşın 2010’da artması, fakat %2’nin altında seyretmesinin beklendiğini, bir süre için standart dışı bir politika izlediklerini açıkladı.

ECB’nin uygun önlemleri alarak para piyasaları ve bankacılık sisteminin düzgün işlemesini sağladığını, orta vadede Bankanın, aşırı düşük faiz oranlarının hüküm sürdüğü mevcut durumdan sağlam bir strateji ve kısa vadeli likidite desteğiyle çıkabileceğini belirtti.

Avrupa bankalarının 19 Nisan’a kadar aktiflerindeki ve kredi piyasalarındaki kayıpların 358 milyar Doları bulduğu ECB tarafından belirtiliyor. Bu tutarın 173 milyar Dolarını Avrupa Bankalarının kayıpları oluşturuyor. Buna karşılık, yine Avrupa bankaları tarafından 382 milyar taze sermaye toplandı. IMF’nin tahminine göre ise krizin başlangıcından bu yana bankaların aktiflerindeki kayıplar 2,8 trilyon Doları buluyor. Bunun 737 milyar Dolarını Avrupa bankalarının kayıpları oluşturuyor. Bu tahminler ışığında Papademos daha derin ve uzun bir durgunluğun devam ettiğine işaret etti ve özellikle makro ihtiyati denetimden sorumlu Avrupa Sistemik Risk Konseyi’nin kurulması olmak üzere, Larosière Grubu’nun hazırladığı raporda belirtilen tavsiyeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Papademos, Kurucu Antlaşmada yer alan, ECB ve Avrupa Merkez Bankaları ağına idari güçler ile makro ve mikro ihtiyati bilginin kullanımı imkanını veren 105(6). maddenin uygulanmasından yana olduklarını da açıkladı. Geçmişte makro ihtiyati denetimin olmamasını da eleştiren Papademos, ECB’nin krizden iki yıl önce işaret ettiği risk faktörlerinin hafife alınmış olduğunu vurgulayarak, sorumlu kurumlar tarafından önlem alınmış olması halinde krizin ciddiyeti ve süresinin kontrol altına alınmış olabileceğini de ekledi.