İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
5-11 EKİM 2009

IMF VE DÜNYA BANKASI YILLIK TOPLANTILARI İSTANBUL`DA YAPILDI

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (WB)’nın yıllık toplantıları, 6-7 Ekim 2009 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. ABD dışında ilk kez ikincisine de Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı toplantılara IMF ve Dünya Bankası yetkililerinin yanı sıra resmi yetkililer, özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, merkez bankaları yöneticileri, üst düzey bürokratlar ve akademisyenler katıldı. Üst düzey genel kurul toplantılarında ise hükümet temsilcileri de yer aldı.

Küresel kriz dönemi içinde gerçekleştirilen bu yılki toplantılarda genel olarak, dünya ekonomi kuruluşlarının küresel ekonomideki önemi vurgulanırken, yaşanan küresel krizden çıkış politikaları ve küresel mali sistemin sebep olduğu durumların önlenmesi görüşüldü. Talep dengesinin yeniden kurulması, finans sistemine ilişkin reformlar ve risk tespitleri de toplantılarda görüşülen ana konulardandı.

‘Krize Çözüm, Toparlanmaya Destek’ başlıklı toplantıların birinci gününde IMF yetkilisi Jose Vioals, Küresel Finansal İstikrar Raporu’nu açıkladı. Toplantıların temelini oluşturacak dünya ekonomi ikliminin özetini,  IMF Ekonomi Danışmanı Prof. Olivier Blanchard yaptı. Öğleden sonra ise IMF başkanı Dominique Strauss-Kahn bir basın toplantısı düzenledi. Ayrıca, toplantı tarihleri öncesinde, IMF’nin dünyanın her yerinde bulunan bölge sorumlularının konulara ilişkin özetleri, küresel ısınma, yoksulluk, borçlu ülkeler ve domuz gribi gibi küresel çaptaki sorunlara değinildi. Yine Uluslararası Para ve Finans Fonu (IMFC) Başkanı Boutros-Gali ve IMF Başkanı bir araya gelerek bir toplantı yaptılar. Ana oturumların yapıldığı 6-7 Ekim öncesinde, 5 Ekim, Kalkınma Komitesi (DC) Başkanı Agustin Carstens, Robert Zoellick ve Dominique Strauss-Kahn bir basın toplantısı düzenlediler.

IMF Başkan yardımcısı John Lipsky yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin ‘dinamik ekonomi’ olmasının neticesinde yaşadığı kriz ortamının içinden 2010 yılında güçlü bir toparlanmayla çıkacağını açıkladı. İşsizliğin artabileceğine ve kısa ve uzun vadede alınacak ekonomik önlemlerin bu bağlamda önem kazandığına dikkat çekti. Eğitim ve uluslararası arenada rekabetçi işgücüne ihtiyaç duyan Türkiye’nin, aynı zamanda, uzmanlar tarafından ‘yükselen Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi’ olacağı söyleniliyor.