İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
18-24 MAYIS 2009

HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz haftanın Türkiye-AB ilişkilerinin gündeminde ilk sırayı, 19 Mayıs 2009 tarihinde 47 ncisi gerçekleştirilen Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısı aldı. Dışişleri Bakanı Sn. Ahmet Davutoğlu ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sn. Egemen Bağış’ın katıldığı toplantıda Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan son gelişmeler ile reform sürecinde gelinen noktanın yanı sıra gümrük birliğinin işleyişi, mali işbirliği ve müktesebat uyumuna ilişkin çalışmalar ele alındı. Toplantıda gerek Türk tarafı, gerekse AB tarafınca, son dönemde bazı AB üyesi ülkelerin dile getirmekte olduğu alternatif ortaklık biçimlerine karşılık, Türkiye ile sürdürülen üyelik müzakerelerinin nihai hedefinin tam üyelik olduğu, süreç ne kadar zor olursa olsun Türkiye’nin tam üyeliğinin her iki tarafın ortak çıkarına olduğu vurgulandı. Toplantı sonrasında yapılan açıklamalara göre, Temmuz 2009’da AB Dönem Başkanlığını İsveç’in devralmasından önce, Vergilendirme faslında müzakerelerin açılacağı, buna karşılık Sosyal Politika ve İstihdam faslında ise Türkiye’nin gerekli yasal düzenlemeleri yerine getirmemesi nedeniyle müzakerelerin açılamayacağı hemen hemen kesinlik kazanmış durumda. Burada Türkiye’nin AB üyeliği için gerekli reformlara bir an önce tekrar hız kazandırmasının gereği ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar müzakere sürecinde AB tarafının teknik-hukuki olmaktan çok siyasi sebeplerle bazı fasılların açılmasını bloke etmiş olması, AB’nin, en azından bazı üyelerinin Türkiye’nin tam üyelik sürecini geciktirme girişimleri olduğu yolunda haklı tepkilere yol açmaktaysa da, çağdaş sosyal devlet anlayışını yansıtan sosyal politikalar alanında AB müktesebatına uyum için yasal düzenlemeleri geciktirmesi de, Türkiye’nin müzakere sürecinde yeteri gayreti göstermediğinin somut bir göstergesi olmaktadır.

Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantıları, Ortaklık Konseyi’nin Türkiye-AB ilişkilerinin en üst düzey karar organı olması sebebiyle esasen büyük önem taşımaktadır. Ancak sorunların çözümü için gerekli kararların alındığı bir platform olması gerekirken maalesef Ortaklık Konseyi toplantıları mevcut haliyle tarafların sadece sorunları ve bunların çözümüne yönelik temennilerini dile getirdikleri bir süreç olarak işlemektedir. Hâlbuki halen Türkiye-AB ilişkilerinde başta Türk vatandaşlarına uygulanan vize, mallara uygulanan kotalar, serbest ticaret anlaşmaları olmak üzere önemli sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlar zaten Gümrük Birliği Ortaklık Komitesi gibi alt komitelerde ele alınmakta ve tartışılmaktadır. Ancak bunlara ilişkin çözümler üretip karara bağlayacak olan mercii Ortaklık Konseyidir. Dolayısıyla, bundan sonra yapılacak Ortaklık Konseyi toplantılarının gündemlerinin, Konseyin karar organı niteliğine uygun olarak şekillendirilip, çalıştırılması Türkiye-AB ilişkilerinin daha sağlıklı işlemesine büyük katkı sağlayacaktır.