İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
18-24 MAYIS 2009

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KIBRIS RAPORU AÇIKLANDI

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki Moon tarafından, BM Kıbrıs Barış Gücü’nün (UNFICYP) Kıbrıs’taki faaliyetlerine ilişkin olarak hazırlanan Rapor (S/2009/248), 15 Mayıs 2009 tarihinde açıklandı. Güvenlik Konseyi’ne sunulan Raporda, 24 Kasım 2008 ile 10 Mayıs 2009 arasındaki gelişmeler ele alınıyor ve Barış Gücü’nün görev süresinin 15 Aralık 2009’a kadar uzatılması öneriliyor. Ayrıca, 10 Mayıs 2009 itibariyle adada 859 BM askerinin ve 69 polisin görev yaptığı ifade ediliyor.

Raporda öne çıkan noktalar şunlardır:

  • İyi niyet misyonu ve diğer gelişmeler: Raporun bu bölümünde, liderler arasında yürütülen kapsamlı müzakerelerin memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, tarafların BM desteğine duydukları güvenin altı çiziliyor. Öte yandan, BM Güvenlik Konseyi’nin 30 Nisan tarihinde yaptığı ve müzakerelere verdiği desteği yineleyen açıklamasına değiniliyor.
  • UNFICYP faaliyetleri: Rapor döneminde, ara bölgedeki durumun istikrarını koruduğu ifade ediliyor. Bu dönemde askeri ihlaller ve diğer olayların sayısının, bir önceki döneme oranla %22 azalarak 276’ya gerilediği belirtiliyor. Türk Kuvvetlerinin toplam 9 hava sahası ihlali gerçekleştirdiğine yer veriliyor. Aynı zamanda, Türk Kuvvetleri tarafından ara bölgenin yaklaşık 1 km içerisinde, ateşkes sınırına yakın, tanklı bir tatbikat yapıldığı ve bunun taraflar arasında alınan tatbikatların iptal edilmesi kararına aykırı olduğu ifade ediliyor (“Nikiforos” ve “Toros” tatbikatlarının iptal edilmesi).
  • Barış Gücü çalışmalarına ilişkin olarak Türk Kuvvetlerinin uyguladıkları kısıtlamalar: 1 Ocak 2009’dan bu yana 43 kısıtlama vakası yaşandığı belirtilerek, Türk Kuvvetleri tarafından söz konusu kısıtlamaların kaldırılacağı taahhüdünde bulunulmasına rağmen böyle bir gelişme olmadığı vurgulanıyor. Kısıtlamaların özellikle UNFICYP askerlerinin Karpaz’a alınmaması ve kapalı bölge Maraş’a erişim ile buradaki operasyonlar konularında sıkı denetim uygulanması şeklinde gerçekleştiği belirtiliyor. Bu bağlamda, Maraş’ta mevcut durumun sürmesinin sorumluluğunun Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinde olduğu yineleniyor. Ayrıca, söz konusu engellemelerin BM Barış Gücünün görevlerini yerine getirmesini zorlaştırdığına değiniliyor.
  • Ara bölgede mayın temizleme çalışmaları: “Kıbrıs Mayın Eylem Merkezi”nin faaliyetlerini 26 bölgede sürdürdüğü ve Nisan ayı sonu itibariyle 21 bölgenin temizlendiği belirtiliyor. Türk Kuvvetleri ile 12 mayınlı alanın daha temizlenmesi konusunda görüşmelerin sürdüğü ifade ediliyor. Öte yandan GKRY Hükümeti ve AB’nin, Nisan 2011 sonuna kadar 2,5’ar milyon Avro finansman sağlayacaklarına ve söz konusu miktarın KKTC’ye verilmesi öngörülen Mali Yardım Paketinden karşılanacağına yer veriliyor.
  • Normal koşulların oluşturulması ve insani yardım: Rapor döneminde, ara bölgeden 873,700 geçiş kaydedildiği, bunun 210,950’sinin Lokmacı Kapısından olduğu belirtiliyor. Aynı dönemde güneyden kuzeye geçen malların toplam değeri 500,000Avro olarak hesap edilirken, kuzeyden güneye geçen malların değeri 2,3 milyon Avro oldu. Diğer taraftan, Barış Gücünün uluslararası ve yerel ortaklar ile toplam 65 iki toplumlu faaliyet gerçekleştirdiği ve yaklaşık 4000 insanın bu etkinliklerde yer aldığı ifade ediliyor. Raporda, KKTC’de yaşayan Kıbrıslı Rumlara ve Maronitlere sağlanan insani yardıma da yer veriliyor. Bu kapsamda, 54 insani yardım konvoyunun gerekli kişilere hizmet götürdüğü belirtiliyor. Öte yandan, güneyde yaşayan Kıbrıslı Türklere kimlik, konaklama, sağlık yardımı, istihdam ve eğitim konularında destek sağlandığının altı çiziliyor.
  • Limasol’da Türkçe eğitim veren okul açılması: GKRY tarafından Limasol’da Türkçe eğitim veren bir okul açılmasına ilişkin yeni bir gelişme olmadığı vurgulanıyor. Bilindiği üzere, Mart 2005’te taahhüt edilmesine rağmen, Güney’de Türkçe eğitim yapan bir okul henüz açılmadı. BM tarafından 2 Haziran 2008’de açıklanan bir önceki raporda, GKRY Anayasa Mahkemesi’nin, 26 Mart 2008 tarihli kararında, GKRY’deki mevcut eğitim sistemi ile Türkçe konuşan öğrencilere yeterli olanakların tanındığına hükmettiği aktarılıyordu.
  • Pile’de durum: Karışık bölge Pile’de, Türkler ile Rumlar arasında iyi ilişkilerin tesis edilmesi ve güvenin artırılması amacıyla UNFICYP tarafından büyük çaba gösterildiği ifade ediliyor. Bu bağlamda, öğrencilerin diğer okulları ziyaret etmelerini de kapsayan 5 iki toplumlu proje gerçekleştirildiğine değiniliyor. Benzer etkinliklerin Mayıs ayı başında taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle askıya alındığı da ekleniyor.
  • Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmaları: Söz konusu çalışmalar doğrultusunda, Kıbrıslı Türk ve Rum bilim insanlarından oluşan ekipler tarafından, 530 kişinin mezarlarının açılarak teşhis edildiği belirtiliyor. Ayrıca, Komite’nin iki toplumlu antropoloji laboratuarında yapılan DNA analizleri sonucunda 150 kişinin kimliğinin ve ailelerinin tespit edildiği ifade ediliyor. Öte yandan, Komite’ye verilen siyasi ve toplumsal desteğin sürdüğüne değinilerek, tüm tarafların bu çalışmaların hızlandırılması için gerekli adımları atması çağrısı yapılıyor.

Raporun son bölümü Genel Sekreter’in gözlemlerini içeriyor. Bu bölümde öncelikle, liderlerin olumlu ve yapıcı bir hava içerisinde yürüttükleri müzakerelerin önemine değinilerek, BM çerçevesinde gerçekleştirilen görüşmelerin önemli bir alt yapı oluşturduğu vurgulanıyor ve tarafların çözüme artık daha yakın oldukları ifade ediliyor. Genel olarak, müzakerelerin hızlandırılması ve konuların bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiği değerlendirmesi yapılıyor. Bu bağlamda, liderlerin kimyalarının uyuştuğuna değinilen raporda, iki tarafın da mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını bildiği belirtiliyor. Aynı zamanda, kapsamlı çözüme yönelik halk desteğinin zayıf olduğunu gösteren anketlere atıf yapan Genel Sekreter, son kararı verecek halkların süreç hakkında daha iyi bilgilendirilmesi ve çözümün siyasi, iktisadi ve sosyal faydalarının anlatılması gerektiğinin altını çiziyor.

Kıbrıs sorunun çözümünde sivil toplumun katılımının önemine vurgu yapılarak iktisadi, sosyal, kültürel ve sportif bağların güçlendirilmesinin sürece olumlu etkide bulunacağı ifade ediliyor. Bu tür girişimlerin toplumlar arasında güven duygularını geliştireceği ve Kıbrıslı Türklerin izole edildikleri duygusunu hafifleteceği öne sürülüyor (Aynı ifade bir önceki raporda da yer almış ve KKTC makamlarından tepki görmüştü).

Rapora ilişkin bir değerlendirme yapan KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, BM Genel Sekreteri’nin raporunun, bazı eksiklik ve yanlışlıklara karşın, objektif değerlendirmeler de içerdiğini ve siyasi bakımdan dengeli olduğunu ifade etti. Öte yandan, raporda, müzakere sürecinin ucu açık olamayacağını saptamasının yapılmasını, görüşmelerin hızlandırılması ve çözümün makul bir zaman çerçevesi içinde sağlanması çağrısının yer almasını memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı. Aynı zamanda, raporun teknik yanları ile ilgili görüşlerini, alışılagelmiş şekilde bir mektupla BM’ye ileteceklerini belirtti.

BM Kıbrıs raporunun tam metnine

http://www.unficyp.org/media/SG%20Reports/SGs_report_May_2009.pdf adresinden

ulaşabilirsiniz.