İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
18-24 MAYIS 2009

ADALET DİVANI ECZANELERİN ECZACI OLMAYANLAR TARAFINDAN İŞLETİLMESİNİ YASAKLAYAN ULUSAL MEVZUATI TOPLULUK HUKUKUNA UYGUN BULDU

Adalet Divanı biri Almanya (Case C 171/07, C 172/2) diğeri İtalya (Case C 531/06) ile ilgili olarak verdiği kararlarda, eczanelerin açılması ve işletilmesi hakkını münhasıran eczacılara veren Alman ve İtalyan mevzuatındaki bu sınırlamanın, medikal ürünlerin kamuya güvenli ve iyi kalitede sağlanmasını amaçladığından Topluluk hukukuna uygun olduğuna karar verdi. Her iki davada da Adalet Divanı eczane açma ve işletme hakkını sadece eczacılara tanıyan ulusal mevzuatın prensip olarak yerleşme hakkı ve sermayenin serbest dolaşımı ilkelerine aykırı olduğunu ifade etmekle birlikte, böyle bir sınırlamanın medikal ürünlerin kamuya sağlanmasında kalite ve çeşitliliği garanti altına alacağından haklı bir gerekçe olarak kabul edilebileceğini belirtti. Divana göre, eğer kamu sağlığı ile ilgili bir risk söz konusuysa üye devletler bu riskin ortaya çıkmasını beklemeden gerekli koruma önlemlerini alabilirler. Bu çerçevede Divan, medikal ürünlerin kendine has özelliklerinin, bunları diğer mallardan ayırdığını ve medikal ürünlerin ve özellikle ilaçların yanlış ve gereksiz kullanılması halinde kamu sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturabileceğini belirtti.

Tanımı gereği eczacı olmayanların, eczacılarla aynı eğitim, deneyim ve sorumluluğa sahip olamayacaklarını vurgulayan Divan, ilaçların dağıtımı ve kullanımında eczacıların sağlayabileceği garantilerin eczacı olmayanlarca sağlanamayacağını ifade etti.

Divana göre ayrıca, ilaçların güvenli ve belirli bir kalitede kamuya sunulmasının sağlanması için, eczacı olmayanların eczane işletmelerinin engellenmesinden daha az sınırlayıcı etkili bir tedbir de bu davalarda ortaya konulamamıştır.

Sonuç olarak Adalet Divanı, eczacı olmayanların eczane açmalarını ve işletmelerini yasaklayan ulusal mevzuatın, yerleşme hakkı ve sermayenin serbest dolaşımı ilkeleriyle çatışmadığına karar verdi.