İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
7-13 ŞUBAT 2013

EGEMEN BAĞIŞ, ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE AB İLİŞKİLERİ İLE İLGİLİ BİR MAKALE YAYIMLADI

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü üyeliği ve AB ilişkilerine ilişkin “Tercih Yapmak Zorunda Değiliz” başlıklı bir makale kaleme aldı. Makalede öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Türkiye Şanghay’la Schengen arasında tercih yapmak zorunda değil

“Türkiye’nin Avrupa Birliği ile entegrasyon süreci yarım asırdan bu yana stratejik bir hedef ve vizyon çerçevesinde devam etmektedir.  Türk dış politikasının barışçıl, çok boyutlu ve ilerlemeci niteliğinin en güçlü yansıması da esasen Avrupa Birliği perspektifimizdir.  Türkiye, AB ile üyelik müzakerelerini yürüten, NATO’nun etkin üyesi olan, bununla birlikte İslam İşbirliği Teşkilatı’nın, G-20’nin, D-8’in, AGİT’in, KEİ’nin, OECD’nin, Dünya Ticaret Örgütü ve daha birçok bölgesel ve uluslararası kuruluşun aynı anda üyesi olabilen ender ülkelerden biridir. Dolayısıyla Türkiye’nin dış politikasını sadece belirli eksenlere hapsedip bu eksen dışındaki her türlü ilişkiyi bir eksen kayması olarak nitelendirmek eksik ve hatalı bir dış politika yaklaşımı olur.  Dahası bu yaklaşımlar Türkiye’nin tarihini ve talihini reddetmek anlamına gelir. Türkiye’nin herhangi bir eksen sorunu söz konusu değildir.”

 

 

AB de Şanghay İşbirliği Örgütü ile işbirliği kararı aldı

“Esasen AB de Rusya, ABD, Çin ve Avrasya devletleri ile sıkı ekonomik, siyasi, ticari ve toplumsal ilişkiler içindedir ve bunları korumaya önem vermektedir.  Nitekim Avrupa Birliği de 2012 yılında Şangay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini güçlendirme kararı almıştır.

NATO Genel Sekreteri Rasmussen’in şu açıklamasını da dikkatle okumak gerekir: "Türkiye coğrafi konumu sebebiyle Orta Asya ve Ortadoğu'daki ülkelerle ilişkilerde çok önemli ve stratejik bir rol oynuyor. Dolayısıyla ben bu konuda bir çelişki görmüyorum. Bir NATO müttefiki olmak ve aynı zamanda dünyanın başka yerlerine, diğer bölge ve ülkelere uzanan politikalara sahip olmak arasında NATO açısından bir çelişki yok."

NATO açısından olduğu gibi Türkiye açısından da aynı anda NATO müttefiki olmakla veya AB müzakerelerini yürütmekle dünyanın diğer coğrafyalarına uzanmak arasında bir çelişki yoktur, hatta Türkiye’nin konumu, medeniyet birikimi ve devlet geleneği de bunu gerektirmektedir. Türkiye’nin farklı ittifaklarla ve uluslararası kuruluşlarla ilişkilerini birbirinin alternatifi veya yedeği olarak görmek yanlıştır, mantık dışıdır.”

AB hedefinden sapma söz konusu değil

“Türkiye’nin Avrupa Birliği hedefinde bir sapma asla söz konusu değildir. Ancak ülkemizin 54 yıldan bu yana hiçbir ülkeye uygulanmayan çifte standartlara maruz kalması, yarım asırdır AB kapısında bekletilmesi de bizim tahammül sınırımızı artık zorlamaktadır.”

Türkiye’nin sabır testi AB’nin samimiyet testine dönüştü

“Türkiye’yi sabır ve tahammül testine maruz bırakan Avrupa Birliği, şunu bilmelidir ki kendisi de Türkiye’nin üyeliği konusunda bir samimiyet testiyle karşı karşıyadır.”

Türkiye modern dünyanın atardamarlarından biridir

“Türkiye sadece bölgesel anlamda değil, küresel ölçekte de insanlığın karşı karşıya bulunduğu sorunların çözümü için eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan; laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti özelliğiyle Türkiye, geniş bir coğrafyada barış ve hoşgörü çağrılarının en güçlü savunuculuğunu yapıyor ve bu çağrılar önemli bir karşılık buluyor.  Türkiye’nin bu özgün modeli, 21.yüzyılda Avrupa Birliği’nin de benimsemesi gerektiğini düşündüğümüz kapsayıcı vizyonun vazgeçilmez bir unsurunu teşkil ediyor. Türkiye, Avrupa Birliği’ne yük olacak değil, aksine Birlik’ten yük alacak bir aday ülke olduğunu şimdiden ispat etmiştir. Esasen bugün ekonomik ve siyasi krizlerin pençesinde kıvranan Avrupa Birliği için tek çıkar yol genişlemedir ve bu genişlemenin en güçlü halkası da Türkiye’dir.”

Makalenin tamamına http://www.abgs.gov.tr/files/haberler/2013/turkiye_sangay_la_schengen_arasinda_tercih_yapmak_zorunda_degil.pdf adresinden ulaşılabilir.