İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

DÜNYA BANKASI TEMSİLCİLERİ İKV’Yİ ZİYARET ETTİ

Avrupa Komisyonu, Dünya Bankası’ndan Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği`nin mevcut durumunu ve bu birliğinin önümüzdeki dönemlerde derinleştirilmesi ve genişletilmesi halinde, taraflar üzerinde yaratabileceği etkileri inceleyecek bir rapor hazırlamasını talep etti. Söz konusu rapor ile Dünya Bankası’nın, bir yandan Gümrük Birliği’nin ekonomik etkilerini değerlendirip, diğer yandan da özellikle Gümrük Birliği’nin kapsamının, hizmetler, kamu alımları ve tarım alanlarına genişletilmesi durumunda Avrupa Birliği ve Türkiye üzerinde yaratabileceği olası etkileri ve kazançları incelemesi öngörülüyor.
DÜNYA BANKASI TEMSİLCİLERİ İKV’Yİ ZİYARET ETTİ

Avrupa Komisyonu, Dünya Bankası’ndan Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği'nin mevcut durumunu ve bu birliğinin önümüzdeki dönemlerde derinleştirilmesi ve  genişletilmesi halinde, taraflar üzerinde yaratabileceği etkileri inceleyecek bir rapor hazırlamasını talep etti.  Söz konusu rapor ile Dünya Bankası’nın, bir yandan Gümrük Birliği’nin ekonomik etkilerini değerlendirip, diğer yandan da özellikle Gümrük Birliği’nin kapsamının, hizmetler, kamu alımları ve tarım alanlarına genişletilmesi durumunda Avrupa Birliği ve Türkiye üzerinde yaratabileceği olası etkileri ve kazançları incelemesi öngörülüyor.

Raporun hazırlık çalışmaları aşamasında, Dünya Bankası yetkililerinden oluşan sekiz kişilik bir heyet, Gümrük Birliği ile ilgili olan Türk kurumlarının ve kuruluşlarının görüşlerini almak üzere yaptıkları ilk temaslar çerçevesinde 1 Şubat 2012 tarihinde İktisadi Kalkınma Vakfı’na da ziyarette bulundular. Bu ziyaret kapsamında, İKV Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu, Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi, Gümrük Birliği süreci, Ankara Anlaşması ve Katma Protokolü’nü hükümlerinin yanı sıra, Gümrük Birliği’nin işleyişine ilişkin olarak yaşanan sorunlar hakkında Dünya Bankası temsilcilerine bilgi verdi. Bu kapsamda, özellikle Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkeler ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları, iş adamlarına uygulanan vizeler ve Türk kamyonlarına uygulanan kotalara da özellikle değinildi.

Prof. Dr. Kabaalioğlu şunları söyledi:

Türkiye AB gümrük birliği Türk sanayisinin Avrupa pazarına girişinde tarife ve kota engellerini ortadan kaldırmış, Türk sanayisinin altyapısını güçlendirerek, daha verimli ve rekabetçi olmasının yolunu açmıştır. Bugün Türkiye AB müktesebatının yüzde 60 ila 65’ini kendi mevzuatına aktarmış olup uygulamaktadır. Bugün gümrük birliği kapsamında Türkiye’nin muzdarip olduğu çeşitli sorunlar yaşanmaktadır.  En başta AB’nin üçüncü ülkeler ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları gelmektedir.  Gümrük birliği neticesinde AB gümrük alanı 27 üye devlet ve Türkiye’den oluşmaktadır. Ancak AB üçüncü ülkeler ile serbest ticaret anlaşmaları müzakere etmekte ve imzalamakta ve bu süreçte gümrük birliği ortağı Türkiye’nin durumunu dikkate almamaktadır. AB ile serbest ticaret anlaşması imzalayan bazı üçüncü ülkeler gümrük birliği üzerinden Türkiye’ye mallarını serbest olarak sokabildiklerinden aynı avantajı Türk malları için de sağlayacak bir anlaşmayı Türkiye ile imzalamaya yanaşmamaktadırlar. Bu adil olmayan durum Türkiye için haksızlık yaratmaktadır. AB’nin müzakere pozisyonu hazırlanırken Türkiye’ye danışılması, AB ile üçüncü ülke arasındaki ticari müzakerelerin Türkiye ile söz konusu ülke arasında da eşzamanlı olarak yapılması, anlaşmaların eş zamanlı olarak imzalanması ve yürürlüğe girmesi gerekmektedir.

İkinci olarak diğer bir sorun tarife dışı engel işlevi gören nakliye kotaları meselesidir. AB nakliyenin hizmetlere girdiğini ve gümrük birliği kapsamında olmadığını söylerken, Kıbrıs ile ilişkili olarak Türkiye’nin GKRY’den gelen gemilerin ve uçakların limanlara ve havalimanlarına erişimine izin vermemesini doğrudan gümrük birliği ile ilişkili addetmektedir. Bu durum bir çifte standart yaratmaktadır. Türk kamyonlarına uygulanan kotaların gümrük birliğinin işleyişinde sıkıntı yarattığı ortadadır. Bu da ele alınması gereken bir konudur. 

Ortaklık Anlaşması’nın 22’nci Maddesi Ortaklık Konseyi’ne karar alma yetkisi tanımıştır.  25’inci madde ise taraflar arasındaki anlaşmazlıkların Ortaklık Konseyi’nin kararı ile çözümlenebileceğini ya da ATAD veya herhangi bir başka yargı merciine götürülmesine karar verilebileceğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla anlaşmazlıkların çözümü ortaklığın kurumsal yapısı içinde mümkündür. 1/95 sayılı gümrük birliği kararı ile de gümrük birliği ile ilgili uyuşmazlıkların çözümünde ATAD kararlarının dikkate alınmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlıkların çözümü için gerekli düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak bu kurumların uyuşmazlıkların çözümü için kullanılabilmesi başta AB olmak üzere iki tarafın ortak iradesine bağlıdır.  Türkiye olarak hedefimiz tam üyelik, hukuki dayanağımız ise Ortaklık Anlaşmamızdır.

Gümrük birliği kapsamında mallar serbest dolaşımda iken, bu malları üreten ve satan iş adamları, tüm diğer Türk vatandaşları gibi serbest dolaşımdan faydalanamamaktadır. Vize zorunluluğu sebebiyle, 22 farklı belge, banka hesapları, son altı ayda yapılan banka işlemleri, kredi kartı, tapu belgesi vs gibi özel ve ticari belgeler talep edilmektedir. İş adamları için AB’deki muadilleri olan firmalarla eşit olma durumunu zedeleyecek şekilde karşı taraftan davet mektubu istenmektedir. Satılan bir malın bakımını yapmak üzere gidecek teknisyenler bile vize zorunluluğu sebebiyle geç kalabilmekte, işlerini yapamamaktadır. Vize uygulaması Türkiye AT Ortaklık Anlaşması ve Katma Protokol hükümlerine aykırıdır. Katma Protokol’ün 41’inci maddesi yerleşme ve hizmet sunma serbestisi ile ilgili olarak yeni engellerin koyulmasını yasaklar. “Standstill clause” olarak adlandırılan bu hükme göre var olan önlemleri daha ağırlaştıran yeni önlemler ve uygulamalar yasaklanmıştır.

Türkiye AB Ortaklık ilişkisinin son aşaması gümrük birliği olarak öngörülmüştür. Ancak gümrük birliği nihai hedef değildir. Nihai hedef tam üyeliktir. Türkiye gümrük birliğine geçişi onaylarken de bu sürecin makul bir süre içinde tam üyelikle sonuçlanacağı düşünülmüştür. 

Diğer Yazılar