İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-23 OCAK 2013

İŞ DÜNYASINDAN AB DESTEĞİ

AB-Türkiye Odalar Forumu II Projesi’ne (ETCF-II) ilişkin toplantıda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, iş dünyası kuruluşları olarak Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci için yoğun bir çaba içinde olduklarını ve Türkiye'nin AB katılım sürecine destek verdiklerini ifade etti. Hisarcıklıoğlu, üyelerinin AB üyelik sürecine desteğinin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirtirken, geçtiğimiz yıl Haziran ve Temmuz aylarında firmalara uyguladıkları ankette, Türkiye'nin AB üyeliğine desteğin Türk iş dünyasında yüzde 74 olarak çıktığını vurguladı. AB üyeliği çalışmalarının, tam üyelik hedefiyle hızlandırılması gerektiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, teknik konularda mesafe alınmasının, siyasi kararlarla kilitlenmemesi gerektiğini, Türkiye’nin AB için önemli olduğunu ve AB ile birlikte hareket eden bir Türkiye’nin AB'nin de menfaatine olduğunu ifade etti.

Avro Bölgesi'nin ciddi ekonomik sorunlarla uğraştığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, bu kapsamda sorunların aşılması için son dönemde cesaret verici adımlar atıldığını ve AB'nin ekonomik krizi bir fırsat haline getirmeye çalıştığını dile getirdi.
Hisarcıklıoğlu konuşmasında Yunanistan'ın borç krizini aşmasına destek olan kararların, Avro Bölgesi'nin geleceğine umutlu bakılmasını sağladığını ve kendisinin AB'nin içinde bulunduğu borç krizini aşacağına inandığını belirtti. Avro krizinin aşılmasında AB'nin içine kapanmaması gerektiğini de belirten Hisarcıklıoğlu,  Avrupa Komisyonu'nun tavsiye ettiği şekilde, genişleme sürecinin fırsat olarak görülmesi gerektiğini, genişleme sürecinin AB üyesi ülkelere getirdiği katkının ihmal edilemeyeceğini ve hiçbir siyasi gerekçenin ekonomik büyümenin ve istihdam artışının önüne geçmemesi gerektiğini belirtti. 

Avrupa Komisyonu'nun, AB ekonomisinin durgunluktan çıkması, büyümesi, istihdam imkânlarının arttırılması ve daha rekabetçi olmasına dönük stratejilerine bakılması gerektiğine vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, vize uygulaması için önerilen değişikliklere de bakıldığında AB’de içe kapanmanın olmadığını belirtirken, Avrupa Komisyonu’nun AB'nin genişlemesi sürecine de benzer yaklaşım gösterdiğini ve AB liderlerinin Avrupa Komisyonu'nun önerilerini dikkate alması gerektiğine inandığını ifade etti.