İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
9-15 ŞUBAT 2009

TÜRKİYE TASLAK RAPORU, AVRUPA PARLAMENTOSU DIŞİŞLERİ KOMİTESİ’NDE KABUL EDİLDİ

11 Şubat tarihinde, Hollandalı Hıristiyan Demokrat Parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan taslak Türkiye raporu, Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komitesi’nde görüşüldü. Sunulan değişiklik önergelerinin ardından, rapor, dört ret ve bir çekimser oya karşılık 65 oyla kabul edildi. Ria Oomen-Ruijten, yaptığı açıklamada, raporun dengeli olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’den AB reformları alanında somut sonuçlar beklediklerini kaydetti. Raporun eleştirel ancak adil olmasına önem verdiğini belirten Oomen-Ruijten, Türkiye’ye yönelik mesajlar gönderdi.

Kopenhag kriterlerinin müzakerelerde anahtar bir rol oynadığını vurgulayan Oomen-Ruijten, müzakerelerin hedefinin yeni fasıllar açılması değil, Türkiye’nin çağdaş, demokratik bir refah toplumuna dönüşmesi olduğunun altını çizdi. Bu çerçevede, yargı reformu stratejisine ilişkin kaydedilen ilerlemeye karşın, bu alanda daha fazla sistematik çaba gösterilmesi gerektiğini belirtti. Oomen-Ruijten, ayrıca, 2009 yılı sona ermeden Türkiye’den net bir işaret beklediklerini; Türkiye’nin Ortaklık Anlaşması’ndan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte, Ulusal Program’ın kabul edilmesi ve Egemen Bağış’ın yeni başmüzakereci olarak atanmasının olumlu adımlar olduğunu, ancak yeterli olmadığını kaydetti.

Taslak raporda, Türkiye’de üçüncü ardışık yılda reform sürecinin sürekli yavaşlamasından endişe duyulduğu belirtilerek, Türk hükümeti, 2005 yılında taahhütte bulunduğu reform sürecini devam ettirmeye yönelik siyasi iradesini ispat etmeye çağrılıyor. Raporda ayrıca, Türk toplumunda ve başlıca siyasi partiler arasında süregelen ve 2008 yılında derinleşerek siyasi kurumların işleyişini ve reform sürecini olumsuz yönde etkileyen kutuplaşmadan endişe duyulduğu vurgulanıyor (21 Kasım tarihinde açıklanan taslak raporda yer alan konulara ilişkin ayrıntılı bilgiye 14–20 Kasım 2008 tarihli İKV e-bülteninden ulaşılabilir).

Kabul edilen değişiklik önergeleri neticesinde taslak rapora eklenen ifadelerden bazıları aşağıda yer alıyor:

  • AB-Türkiye ikili işbirliğinin güçlendirilmesi başlığı altında, Türkiye’nin açılış kriterlerini karşıladığı fasıllarda müzakerelerin açılmasına ilişkin ilerleme kaydedilmesi yönünde Konsey’e çağrıda bulunuluyor;
  • Anayasa Mahkemesi’nin Ombudsmanlık Kanunu’na ilişkin olumsuz kararı not ediliyor ve Türk hükümeti, mümkün olan en kısa sürede, bu makamın kurulmasına yönelik gerekli mevzuatı çıkarmaya davet ediliyor;
  • AP’nin, internet sitelerine sıklıkla getirilen yasaklar ile eleştiride bulunan basına yönelik baskı ve açılan davaların basın özgürlüğüne hizmet etmediği görüşünü taşıdığı vurgulanıyor;
  • 301. Madde ile Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Basın Kanunu’nun diğer maddelerine dayanarak, Sakharov Ödülü sahibi Leyla Zana gibi kişilerin şiddet içermeyen görüşlerini ifade etmeleri nedeniyle halen kovuşturmaya uğramasından ötürü, Nisan 2008’de Ceza Kanunu’nun 301. Maddesine ilişkin değişikliğin yeterli olmadığı belirtiliyor;
  • Hükümet adına Adalet Bakanı Mehmet Şahin’in kötü muamele sonucu hapishanede ölen Engin Çeber’in ailesine sunduğu özür memnuniyetle karşılanırken; yargının işkence ve kötü muamele vakalarına yönelik soruşturma açmaması hususunda, TBMM İnsan Hakları Komitesi’nin endişelerinin paylaşıldığı ve gösterilerde polisin aşırı güç kullanımından endişe duyulduğu ifade ediliyor;
  • Lambda İstanbul’un yasaklanmasına ilişkin kararın temyiz mahkemesi tarafından onaylanmaması memnuniyetle karşılanmakla birlikte, Türk hükümeti, cinsiyet, ırk ve etnik köken, din veya inanç, engel, yaş ya da cinsel tercihlerinden bağımsız olarak eşitliği sağlamaya davet ediliyor;
  • Seçilmiş yetkililerin, seçmenleriyle iletişim kurarken, Türkçe’nin dışında ikinci bir dili kullanmasına imkân sağlanması için Türk hükümetine çağrıda bulunuluyor ve 1 Ocak 2009’dan itibaren devlet kanalında Kürtçe yayına geçilmesinin memnuniyetle karşılandığı belirtiliyor;
  • TBMM’de daimi bir Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi kurulmasına yönelik çağrılarını yinelerken; yerel seçimlerin kadınların siyasette daha fazla temsil edilmesi yönünde bir fırsat olarak görüldüğü belirtiliyor;
  • Sendikal faaliyetlere yönelik kısıtlamalardan üzüntü duyulduğu ifade edilerek, TBMM’ye Uluslararası İş Örgütü sözleşmelerine uygun, sendikalara ilişkin yeni bir yasa benimsenmesi yönünde çağrıda bulunuluyor; 
  • Gümrük Birliği uyarınca Türkiye’nin, AB’nin serbest ticaret anlaşması (STA) imzaladığı üçüncü ülkelerle STA müzakere etmesi ya da imzalaması yükümlülüğü bulunduğu not ediliyor; Komisyon ve Konsey’e AB ile üçüncü ülkeler arasında STA imzalamadan önce Türkiye’nin de etki analizi çalışmalarına dâhil edilmesi ve AB’nin pozisyonu ile STA müzakerelerindeki durum hakkında bilgi akışının güçlendirilmesi yönünde çağrıda bulunuluyor.

Ayrıca, yaşanan tartışmalar neticesinde, rapora ‘terörist PKK’ ve giriş bölümüne ise ‘katılım müzakereleri’ ifadelerinin eklenmesi kabul edildi.

Taslak rapor, 1 Mart’ta gerçekleştirilecek AP Genel Kurulunda oylanarak nihai halini alacak.