İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
8-14 HAZİRAN 2009

İKV VE TOBB, “HIRVATİSTAN’IN AVRUPA BİRLİĞİ’NE KATILIM MÜZAKERELERİ: GELİŞMELER, SORUNLAR, ÇÖZÜMLER VE TÜRKİYE İÇİN İZDÜŞÜMLERİ” BAŞLIKLI BİR KONFERANS DÜZENLEDİ

İktisadi Kalkınma Vakfı’nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile birlikte düzenlediği “Hırvatistan’ın Avrupa Birliği’ne Katılım Müzakereleri: Gelişmeler, Sorunlar, Çözümler ve Türkiye İçin İzdüşümleri” konferansı 8 Haziran 2009 tarihinde Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Katılım müzakerelerine Türkiye ile aynı tarihte başlayan Hırvatistan’ın sürece ilişkin deneyimlerinin paylaşıldığı toplantıya Zagreb Üniversitesi Hukuk Fakültesi Şirketler Hukuku ve Ticaret Hukuku Kürsüsü öğretim üyesi, Hırvatistan’ın AB’ye katılım müzakerelerini yürüten heyetin üyesi Prof. Dr. Sinisa Petrovic; Zagreb Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Özel Hukuk Kürsüsü öğretim üyesi, Şirketler Hukuku Faslı ile ilgili katılım müzakerelerine hazırlık çalışma grubunun başkanı Doç.Dr. Davor Babic; Zagreb Üniversitesi Hukuk Fakültesi Şirketler Hukuku ve Ticaret Hukuku Kürsüsü öğretim üyesi, Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı, Şirketler Hukuku faslı ile ilgili katılım müzakerelerine hazırlık çalışma grubu üyesi Doç.Dr. Hrvoje Markovinovic; Zagreb Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsü Baskanı, Fikri mülkiyet hakları faslı ile ilgili katılım müzakerelerine hazırlık çalışma grubunun Başkanı Prof. Dr. Igor Gliha; Zagreb Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsü öğretim üyesi, Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı, Tüketici ve Sağlığının korunması faslı ile ilgili katılım müzakerelerine hazırlık çalışma grubunun üyesi Doç.Dr. Marko Baretic katıldı.

Prof. Dr. Sinisa Petrovic Hırvatistan’ın müzakere sürecinin, heyetin yapılandırılma şekli ve süreç içerisinde Komisyon’dan uyum çalışmaları konusunda gelen talepler açısından benzeri olmayan bir örnek olduğunu belirtti. Müzakere heyetinin, 2005 yılında görevde bulunan koalisyon hükümeti tarafından hazırlanan ve tüm parlamentonun oybirliğiyle destek verdiği bir karara göre belirlendiğini söyleyen Petrovic, ağırlıklı olarak uzmanlardan oluşan heyetin ve çalışma grubu başkanlarının hükümet ile muhalefetin ortak kararıyla atandığını ifade etti.

Petrovic, müzakereler başladığında tüm siyasi partilerin konuyu iç siyaset malzemesi yapmamak üzere anlaştıklarını, seçim dönemlerinde üyeliğin değil hükümetin süreci yönetme becerisinin sorgulandığını ve ülkede uyum sürecinin daha iyi bir hukuk sistemi adına yürütüldüğü anlayışının bulunduğunu ifade etti. Hırvatistan’dan beklenen açılış önkoşullarının bir önceki genişleme sürecinden farklı olmasının ve bazı yönergelerin sürekli değiştirilmesinin Hırvatistan’a zaman kaybettirdiğini dile getiren Petrovic, henüz üye devletler tarafından bile uygulamaya geçilmemiş birçok konuda Hırvatistan’ın kendi başına yeni çözümler icat etmek zorunda kaldığını kaydetti. Petrovic, müzakere sürecinde Hırvatistan’ı zorlayan siyasi konuların mültecilerin geri dönüşü, azınlıkların korunması ve eski ordu mensuplarının Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde devam eden davaları olduğunu belirtti. Hırvatistan’dan açık denize geçiş hakkı eden Slovenya’nın anlaşmazlık nedeniyle süreci bloke ettiğini anımsatan Petrovic, engelin Eylül ayına kadar kalkması durumunda, başlıkların önümüzdeki yılın başında açılıp kapatılabileceğine, böylece Hırvatistan’ın 2011’de üyelik elde edebileceğini söyledi. Petrovic ayrıca dönem başkanlığını üstlenecek olan İsveç’in Başbakanı Carl Bildt’in Slovenya’nın AB Antlaşmasının 7. maddesini ihlal ettiği için ülkeye yaptırım uygulanabileceğini söylediğini aktardı. Malların serbest dolaşımı, tarım ve balıkçılığa ilişkin tüzük standartlarının ayrıntılı olması nedeniyle Hırvatistan’ın bu başlıklarda zorlanacağını dile getiren Petrovic, önümüzdeki yıl gerçekleşecek olan cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla iş kurma hürriyeti gibi müktesebatın ve yönergelerin sürekli değiştirildiği konuların güçlük çıkarabileceğini düşündüğünü ifade etti.

Petrovic, müzakere sürecinde başarının, Komisyon’da görev alan üst düzey yetkililer ile iyi iletişim kurmaktan ve ileri düzeyde teknik müzakere becerilerine sahip olmaktan geçtiğini kaydetti. Hırvatistan’ın sivil toplum kuruluşlarını, akademisyenleri ve sendikaları etkin olarak dâhil ettiği müzakere sürecinde, uyum yasalarına muhalefet eden bazı meslek gruplarını heyet ile birlikte Brüksel’e götüren Petrovic, Komisyon’un bu girişimden özellikle etkilendiğine dikkat çekti.

Komisyon’un Hırvatistan’a önceki adaylardan daha fazla şart koşmasını, yeni üyelerin neden olduğu sorunlara bağlayan Petrovic, adaylık sürecinin kısa tutulmasının yararlı olacağını vurguladı.

Toplantının devamında, Hırvatistan’ın katılım müzakerelerini fikri mülkiyet hukuku açısından değerlendiren Prof. Dr. Igor Gliha, Komisyon’un yürürlüğe giren yasaların uygulanmakta olduğuna dair sayısal veri ve somut kanıt görmeye önem verdiğine dikkat çekti.  Müzakerelerin başında Hırvatistan Fikri Mülkiyet Hakları Dairesi ile sorun yaşamalarının üzerine yeni bir bölüm kurarak beş yıllık strateji planı geliştirdiklerini belirten Gliha, Komisyon’un memnuniyetle karşıladığı çözüm odaklı yaklaşımı Türkiye’ye de tavsiye ettiğini dile getirdi. Avrupa Birliği’nde şirketlerin serbest dolaşımı ve Hırvatistan’ın şirketler hukukuna ilişkin konumunu ele alan Doç. Dr. Davor Babic, Avrupa genelinde, şirket kuranlara istedikleri ülkenin hukukunu seçme hakkı tanıyan açık bir şirketler hukuku piyasasının kurulma yolunda ilerlediğine değindi. Müzakere sürecine ülkedeki tüm siyasi ve toplumsal kesimlerin dâhil edilmesinin önemini vurgulayan Babic, “Üyelik müzakereleri, her ne kadar teknik anlamda Komisyon ile yürütülüyor olsa da, aslında müzakere ülkenin kendi halkı ile yapılıyor. Benim ele aldığım başlıkta en zoru Hırvatlar ile yaptığım görüşmelerdi” dedi. Konferansın ikinci bölümünde, ilk sunum Doç. Dr. Hrvoje Markovinovic tarafından üyelik yolunda çözülmesi gereken finansal meselelerden biri olan mevduat garanti planları konusunda yapıldı. Finansal krizin, bankalarda ve mevduat sahiplerinde garanti mevduatlarının sağladığı güven hissine yönelik ihtiyacı arttırdığını belirten Markovinovic, söz konusu durumun farkında olan Konsey’in sigorta miktarını 550.000 Avro’ya çıkmasını öngören yasayı geçtiğimiz aylarda yürürlüğe koyduğunu, Temmuz ayı sonuna kadar ulusal mevduat sistemlerinin uyum sağlamasının beklendiğini kaydetti. Markovinovic, krizin ardından karma bir garanti mevduatı sistemine geçileceğini düşündüğünü ifade etti. Toplantının son konuşmasını gerçekleştiren Doç. Dr. Makro Baretic, tüketici hukukunun katılım müzakerelerindeki seyrini değerlendirdi. Komisyon’un yasaların uygulamada işlerliğine en az yasal düzenlemelerin içeriği kadar önem verdiğinin altını çizen Baretic, AB’ye uyum sürecinde hem yerel hem de ulusal seviyede çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının bu konuda katkısının çok önemli olduğunu söyledi. Baretic ayrıca işten çıkarmaların artması ve ihracat yapan şirketlerin işlerinde azalma yaşanması ile birlikte krizin etkilerinin hissedilmeye başlandığını ancak asıl tablonun Hırvat ekonomisinin temel dayanaklarından olan turizm sektörünün Eylül ayındaki durumu ile netlik kazanacağını ifade etti.