İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
8-14 HAZİRAN 2009

“WINDOW TO EU” SEMİNERLERİ BRÜKSEL’DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

11-12 Haziran 2009 tarihlerinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle, İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından Brüksel’de “Window to EU” adı altında, Türk sivil toplumunun ve iş dünyasının temsilcilerini AB ve Türkiye-AB ilişkileri konusunda bilgilendirmeyi amaçlayan toplantılar düzenlenmiştir. Toplantının ilk günü, Avrupa Komisyonu üst düzey temsilcileri kendi yetki alanlarındaki konularda sunumlar yapmışlardır.

İkinci gününde ise Parlamento yetkilileri tarafından Türk Heyetine, Parlamento’nun görevleri, karar alma süreci ve AP-Türkiye İlişkileri hakkında bilgi verilmiştir.

Michael Leigh  /  AB Komisyonu Genişleme Genel Müdürü

Genel olarak Türkiye-AB ilişkileri ve son gelişmeler üzerinde duran Leigh, Sosyal Politika, Çevre gibi başlıkların kısa vadede müzakereye açılabileceğinden bahsetmiştir. Cinsiyet eşitliği, temel haklar gibi konularda gelişmelerin olmasını beklediğini dile getirmiş ve başlangıçta reformların gerçekleştirilmesinde önemli ilerleme kaydedilmesine karşın son dönemde bu hızın yavaşladığını söylemiştir. Kıbrıs’a ilişkin olarak da yıl sonuna kadar bir çözüm bulunmasını ümit ettiğini dile getirmiştir.

Claus Sorenson / Avrupa Komisyonu İletişim Genel Müdürü

Öncelikle iletişimin önemi, AB düzeyinde ve üye ülkelerde iletişimin işleyişi üzerine bilgi veren Soresnon, her bir üye ülke ile ayrı iletişim kurmak ve iletişim stratejisi geliştirilmesinin gerekliliğine işaret etmiştir. Bu yıl Komisyon için belirlenen öncelikli konuların iklim, enerji ve Avrupa Parlamentosu  (AP) seçimleri olduğunu da açıklamıştır. Son olarak, gerçekleştirilen faaliyetlere de değinen Sorenson, politika platformu ve sosyal platform oluşturduklarını, bunları ayrımcılık gözetmeme ilkesiyle yürüttüklerini ve İç Pazar kurallarının takip edilmesine de özen gösterdiklerini belirtmiştir.

Andrew Rasbash / Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü, Kuzey Kıbrıs Türk Kesimi Görev Gücü Birimi Başkanı

AB tarafından birleşme kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sağlanan teknik ve mali desteklerden bahseden Rasbash, KKTC’ye verilen desteklerin başında altyapı hizmetleri ve bu kapsamda yüksek maliyet gerektiren sulama ve su şebekelerinin kurulması çalışmalarının geldiğini vurgulamıştır. Yapılan diğer faaliyetlerin arasında KOBİ’lere sağlanan yatırım desteklerinin ve öğrencilere AB ülkelerinde eğitim olanaklarının geldiğini belirtmiştir. Yeni üye olan ülkelerin yaşadığı sorunlardan birinin de AB mevzuatının iyi bilinmemesi olduğunu belirten Rasbash, KKTC’de mevzuat uyum, bilgilendirme ve kapasite geliştirme çalışmalarının yapıldığını ifade etmiştir.

Jean Christoph Filori   / Genişleme Genel Müdürlüğü Türkiye Birimi Başkanı

Özellikle Vergilendirme faslının açılmasında son aşamada olduklarını ve Çek Cumhuriyeti Dönem Başkanlığı sona ermeden bu faslın açılacağını duyuran Filori, Çevre ve Rekabet fasıllarının açılmasının da önümüzdeki dönemde muhtemel olduğunu söylemiştir. Gelecek yılda Gıda Güvenliği ile Kamu Alımlarının açılabilecek fasıllardan olduğunu belirten Filori, geçmişte Türkiye’nin büyük bir enerjiyle reformlar gerçekleştirdiğini, fakat son dönemde reformların yavaşladığını, bunun temel sebeplerinden birinin Türkiye’nin üyeliği konusunda zıt görüşlerin ve kutuplaşmanın bulunması olduğunu belirtmiştir.

Türkiye’nin AB’nin önemli bir ticaret ortağı olmasının süreçte önem taşıdığını da eklemiştir. AB cephesinden bakıldığında AB’nin de zor bir dönemden geçtiğini vurgulayan Filori, her şeye rağmen müzakerelerde ilerleme kaydedilmesi gerektiğine inandıklarını, Kıbrıs konusunun da ortada bir sorun olarak durduğunu, bunun çözülmesi halinde müzakerelerde ilerleme kaydedileceğini belirtmiştir.

Petra Erler / Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve İşletmelerden Sorumlu Komisyon Üyesi Günter Verheugen’in Kabine Şefi

Taşıdıkları önem nedeniyle bütün KOBİ’leri politika merkezine yerleştirmeye karar verdiklerini ve bu amaçla “Küçük İşletmeler Senedi” oluşturduklarını söyleyen Erler, eğitim sisteminde girişimciliğin geliştirilmesi için de çalışmalarda bulunduklarını belirtmiştir.  Girişimcinin önünün açılması, yeni firmaların kurulması ve gelişmesinin rekabet ortamının gelişmesi açısından da çok önemli olduğunu belirten Erler, Türkiye’nin bu açıdan iyi durumda olduğunu ancak AB ortalamasının altında bulunduğunu, deneyim ve iyi uygulamaların ülkeler arasında paylaşılmasının da önem taşıdığını ifade etmiştir.

Leopoldo Rubinacci  /  Ticaret Genel Müdürlüğü Serbest Ticaret Anlaşmaları Birimi Başkanı

AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının özelliklerine dikkat çeken Rubinacci, anlaşmanın bütün ürünleri kapsamadığını ve sadece sınai ürünleri içerdiğini belirttikten sonra anlaşmanın diğer bir önemli özelliğinin ise Türkiye ile AB arasında ortak bir karar merciinin oluşturulmamış olduğunu söylemiştir. Dünya ticaret Örgütü’ne (DTÖ) de üye olan Türkiye’nin Avrupa ile DTÖ arasında çok iyi bir koordinasyon sağladığını belirten Rubinacci, AB olarak Türkiye’nin desteğine ihtiyaçları olduğunu belirtmiştir. Rubinacci Türkiye’nin kendilerinden daha fazla katkı beklediğini, ancak çeşitli kurumsal sınırlamalar ve Gümrük Birliği’nin tasarımından kaynaklanan sorunlar olduğuna dikkat çekmiştir.

Toplantının bitiminde, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in kabine üyesi Mr. Taneli Lahti de, toplantının her iki taraf için verimli geçtiğini belirterek Türk heyetine ve katılımcılara teşekkür etmiştir.