İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
15-21 HAZİRAN 2009

GÜMRÜK KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER YASALAŞTI

Kanun değişikliği ile Avrupa Birliği “Topluluk Gümrük Kodu”nda zaman içerisinde meydana gelen değişikliklere uyum sağlanması amaçlanıyor.

Bu kapsamda temel olarak, 4458 sayılı Kanunda geçen bazı deyimlerin tanımlarında, transit rejiminde, ekonomik etkili gümrük rejimlerinde, gümrük yükümlülüğünün doğması ve başlaması, gümrük vergisi ve para cezalarının tebliği, itiraz süreleri ile gümrük vergilerinin kesinleşme tarihleri ve para cezaları konularında değişiklik yapıldı. Hatırlanacağı üzere, söz konusu kanuna ilişkin olarak Meclis AB Uyum Komisyonu, raporunu 9 Temmuz 2008’de tamamlamıştı.

Yürürlüğe girdiği 5 Şubat 2000’den bu yana en kapsamlı değişikliğe uğrayan Kanun, Gümrük Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakanlığın yetkilerini genişletiyor. Bu çerçevede, gümrüklerde ortaya çıkabilecek özel ve zorunlu durumları inceleyip sonuçlandırmaya mevzu bahis Bakan yetkili olacak. Benzer şekilde, doğal afetler, tehlikeli ve salgın hastalıklar, büyük yangınlar, önemli nitelikteki kimyasal ve teknolojik olaylar ile büyük nüfus hareketleri gibi kriz hallerinde, kriz bölgelerinde kullanılmak üzere yurt dışından gelecek araç, gereç, makine, teçhizat ve benzeri malzemelere ilişkin işlemlerle ilgili olarak da aynı Bakan yetkili kılınıyor. Ulusal risk yönetimi kavramında yapılan değişiklik uyarınca da, risk yönetiminin gerçekleştirilmesi amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımına da izin veriliyor.

Öte yandan, ‘Türkiye Gümrük Bölgesi’nin kara suları veya hava sahasından gümrük bölgesi içinde durmaksızın geçen taşıt araçları ile taşınan eşya hariç, Türkiye Gümrük Bölgesi’ne getirilen eşya için, özet beyan verilmesi zorunluluğu getiriliyor. Özet beyanın ibraz edilme süresi, bu süreye getirilebilecek istisnalar ve bu süreye ilişkin değişiklikler ile özet beyandan vazgeçilebilmesine dair şartların düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılacak. Özet beyanın verilmesinden sonra eşyanın gümrüğe sunulması mümkün olabilecek. Ayrıca, Türkiye Gümrük Bölgesi’nden çıkacak eşya için gümrük beyannamesi ya da gümrük beyannamesi verilmesinin gerekmediği durumda özet beyan verilebilecek.

Fikri mülkiyet hakları alanında AB müktesebatı ile uyum sağlanması amacıyla, ihlal durumunda, söz konusu eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulması kararının devamı için, ihtiyati tedbir kararı alınması şartı getiriliyor. İhlal gerekçesiyle gümrük idaresine[1] yapılan başvurunun kabulü, konu olan eşyanın gümrük idaresi tarafından gereğince muayene edilmeden bırakıldığı veya eşyanın alıkonulması için herhangi bir önlem alınmadığı gerekçesiyle hak sahibine tazminat hakkı doğurmayacak. Fikri mülkiyet haklarını ihlal eden uygulamalarla mücadele kapsamında, gümrük idaresinin başvurusu üzerine veya re’sen hareket edilmesi nedeniyle ilgili kişilerin zarara uğramasından gümrük idaresi ve yetkilileri sorumlu tutulmayacak.

Kanun, halen ikili bir yapı içinde hem gümrük idareleri hem de Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından verilen dâhilde işleme, hariçte işleme gibi ekonomik etkili gümrük rejimleri ile ilgili izinleri tek elde topluyor ve bütün ekonomik etkili gümrük rejimlerinde izin mercii olarak gümrük idaresini işaret ediyor. Tasarının bu hükmünün uygulamaya geçmesi gümrük idarelerinde bir hazırlık ve geçiş dönemi gerektirdiği için bu hükme ilişkin uygulamanın 1 Ocak 2010 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Elektronik ortamda verilen beyannamelere belge eklenmesi zorunluluğu tamamen kaldırılıyor. Bu kapsamda, elektronik ortamda yapılan gümrük beyanlarından sonra, beyanname ve ek belgelerin gümrük idaresine ibrazı gerekmeksizin ithalat ve ihracat gümrük işlemlerinin gerçekleştirilmesinin önü açılıyor.

Tarım ürünlerinin serbest bölgede kalabileceği süreleri sınırlandıran yeni Kanun, eşyanın niteliği veya gümrük gözetiminin gereklilikleri dikkate alınarak faaliyetlere kısıtlama veya yasaklama getirilebilecek. Bahsedilen işlemlerde Gümrük Müsteşarlığı yetkili olacak.

Kanun, serbest bölgelerde yürütülebilecek faaliyetlerle ilgili yeni düzenlemeler de getiriyor ve yetkiyi Gümrük Müsteşarlığı’na veriyor. Buna göre, serbest bölgelerde, eşyanın niteliği veya gümrük gözetiminin gereklilikleri dikkate alınarak faaliyetlere kısıtlama ya da yasaklama getirilebilecek.

Son olarak, gümrük muafiyeti için belirlenen alt limit 100 Avro'dan 150 Avro'ya çıkarılacak. Sadece kara nakil vasıtalarına tanınan muafiyet, AB muafiyet hükümlerine paralel olarak tüm nakil vasıtalarına uygulanacak.


[1] Yeni Kanun uyarınca “Gümrük idaresi veya idareleri” deyimi, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını ifade ediyor.