Daha önce, 2001 yılının ilk yarısında dönem başkanlığı yapmış olan İsveç, 1 Temmuz’da Stockholm’de düzenlenen bir törenle altı aylık dönem başkanlığı görevini Çek Cumhuriyeti’nden devraldı. Törenden sonra, İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun katıldığı ortak bir basın toplantısı düzenlendi ve dönem başkanlığı sırasında öncelikli olacak konular ele alındı.
İsveç’in dönem başkanlığı programının öncelikli konularını ekonomik kriz, işsizlik ve iklim değişikliği oluşturuyor. Programın diğer başlıkları da yine, AB’nin içinde bulunduğu krizi ve sorunları çözmeye yönelik adımları içeriyor. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin küresel düzeydeki politik rolünü arttıracak barış, kalkınma, demokrasi ve insan hakları da programın önemli konuları arasında. Yeni AB Komisyonu’nun oluşturulacağı ve Lizbon Antlaşması konusundaki belirsizliğin çözülmesi için İrlanda’da gerçekleşecek referandum sonuçlarının beklendiği zor bir dönemde dönem başkanlığı görevini üstlenecek olan İsveç’in çalışma programının öncelikli konuları şu şekilde sıralanıyor:
- Ekonomi ve işsizlik konusunda, finans piyasalarına olan güvenin tazelenmesi; krizin büyüme ve istihdam üzerinde yarattığı olumsuz etkilerle savaşılması; sürdürülebilir büyüme, istihdam ve serbest piyasa konularındaki sorunlar için uzun vadeli çözümler sağlanması; kamu maliyesinin yeniden düzenlenmesi; G20 toplantıları için ortak bir AB duruşu oluşturulması;
- Küresel ısınma ve iklim değişikliği tehdidine karşı, Aralık 2009’da Kopenhag’da gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda tüm ülkelerin uzlaşmasıyla bir uluslararası iklim anlaşması imzalanması; karbondioksit salınımıyla ilgili gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için daha önceden belirlenmiş oranlara ulaşılmaya çalışılması ve bu bağlamda yoksul ülkelere gerekli teşvik ve teknoloji transferinin yapılması;
- Adalet, özgürlük ve güvenlik konularında gerekli düzenlemelerin yapılması için ön görülen Stockholm Programı kapsamında, vatandaşların serbest dolaşımı konusunda kurallara açıklık getirilerek sürecin kolaylaştırılması; suçla mücadelede iş birliğinin sağlanması ve suçla mücadelenin bireysel haklara zarar vermeyecek bir dengeye oturtulması; şeffaf bir ortak iltica politikasının geliştirilmesi; göçle kalkınma arasında pozitif bir ilişki sağlanması;
- AB Baltık Denizi Stratejisi’nin benimsenerek bu kapsamda, denizin temizliğinin sağlanması ve bölgenin ekonomik açıdan dinamikleştirilmesi; Baltık ülkeleri arasında iş birliğinin sağlanması;
- Dış ilişkiler kapsamında, insan hakları, demokrasi, barış ve kalkınmanın destekleneceği etkin bir küresel rol üstlenilmesi ve bu bağlamda AB dışındaki ülkelerle olan iş birliğinin ve gelişmekte olan ülkelere verilen desteğin arttırılması; vaatlere bağlı kalınarak genişleme politikasına devam edilmesi;
- Kurumsal konularda, Lizbon Antlaşması’nın tüm üye ülkelerce kabul edilmesi halinde etkili bir şekilde uygulamaya geçilmesi; Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere tüm AB ve üye ülke kurumları ile diyalog içinde olunması.
Küresel ekonomik kriz ve iklim değişikliği gibi iki kritik konuyla mücadele edeceğini belirten İsveç, dönem başkanlığı boyunca açık, etkili ve sonuç odaklı bir çalışma süreci hedefliyor. Ancak İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt tarafından, görev süresi boyunca, Hırvatistan-Slovenya arasındaki sınır problemi gibi ikili ilişkilerden kaynaklanan problemlere müdahale edilmeyeceği belirtildi. Türkiye konusunda ise, bu dönemde müzakerelerde ilerleme beklendiği ifade edildi. İsveç, dönem başkanlığı için yaklaşık 1 milyar İsveç Kronu bütçe ayırdı. Bütçenin büyük bir kısmı, İsveç’te dönem başkanlığı boyunca düzenlenecek ve sayısı yüzün üstünde olan toplantılara ayrılacak.