İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
2-8 MART 2009

AVRUPA PARLAMENTOSU AVRUPA’NIN KRİZE KARŞI ÖNLEMLERİNİN YETERSİZ OLDUĞU GÖRÜŞÜNDE

Avrupa Parlamentosu Sosyalist Partisi Grubu’nun 3 Mart’ta Brüksel’de düzenlediği konferansta, çok sayıda sosyalist, ekonomik krize karşı daha geniş çaplı ve koordineli şekilde önlem alınması gerektiğini belirtti. Katılımcılar, önümüzdeki dönemde Avrupa’da yapılacak seçimlere yönelik olarak, mevcut durumun kökten ve kalıcı değişimlere yol açması gerektiğini ve bunun da sosyal demokrat yaklaşımla gerçekleşebileceğini ifade etti.

İtalya Eski Başbakanı ve İtaliani Europei (İtalyan Politika ve Kültür Vakfı) Başkanı Massimo D’Alema,  dünya ekonomisine hakim olan neo-liberal küreselleşmenin temel çelişkilerinin altını çizdi ve küresel finans sistemindeki önemli demokrasi açığı ile son yıllarda toplumda artan sosyal adalet açığını eleştirdi. Eski başbakan, krizin kamu müdahalesini gerekli kıldığı ve köklü değişiklikler uygulanması için ortam oluşturduğu noktalarının altını çizdi. Massimo D’Alema Avrupa’nın krize vermiş olduğu cevapların yeterince cesurca olmadığını belirterek, sosyalist anlamda en olumlu tepkilerin Birleşik Devletlerin Demokrat cephesinden geldiğini ifade etti.

Avrupalılar tarafından atılan adımların karmaşık ve uyumsuz bir yapıda olduğunu, bu durumun AB kurumlarının da zayıflığını ortaya koyduğunu söyleyen D’Alema, bu eğilimin AB’yi felakete sürüklediğine işaret ederek net hedefleri olan iyi bir koordinasyon çağrısında bulundu. D’Alema sadece Avrupalı ve güçlü bir kuvvetin milliyetçi tepkilerin oluşturacağı tehlikeyi önleyebileceğini ifade ederek ortak kurumların güçlendirilmesi ve değerlerin yeniden oluşturulmasının gerektiğini ortaya koydu. Krizle başa çıkmada her biri kendi mücadelesini veren farklı iki hızda Avrupa’nın teşvik edilmesi ve Avrupa entegrasyonunun geri planda bırakılması halinde bunun ciddi bir hata olacağının da altını çizdi.

Danimarka eski bakanı Poul Nyrup Rasmussen de D’Alema’nın görüşünü destekleyerek, önlemleri krizin düzeyine göre almaları gerektiğini açıklayarak, yapılanların yeterli olmadığını belirtti.  Koordinasyon eksikliğini de eleştiren Rasmussen, büyüme problemlerine cevap olarak yeni güçlendirilmiş bir yatırım stratejisine ihtiyaç duyduklarına işaret etti. Avrupa Komisyonu, GSYİH’da %2’lik bir azalma tahmin ederken Rasmussen  %3 ve hatta %4 dolayında bir düşüşün gerçekleşebileceğini belirtti. Ekonomi ve Parasal İşlerden sorumlu Komisyon Üyesi Joaquin Almunia ise, ekonomik verilerin daha da kötüleşeceği tahminlerinin bulunduğunu belirterek, 2009 ve 2010 yılları için ayrı ayrı olmak üzere, GSYİH’nın %1,5’i düzeyinde yeni kurtarma paketlerinin gerektiğini ifade etti.

Krizin tahrip edici tarafından ziyade entelektüel boyutunun şaşırtıcı seviyede olduğunu vurgulayan Michel Rocard ise bu durumu sosyal demokrasinin entelektüel zaferi olarak nitelendirdi. Rocard ekonomileri kumarhanelere benzeterek, yatırımlara beklenmedik kar payları ödemelerini de eleştirdi. Aynı zamanda risk yoğunluğunun azaltılması ile ilgili endişesini ifade etti ve gerçeklerden kopuk yaklaşımların yok edilmesini talep etti.

Free University of Brussels’da Avrupa ekonomi politikaları alanında çalışan ve Lizbon Stratejisinin öncülerinden Profesör Maria Joao Rodrigues Avro Alanı’nın, daha koordineli bir şekilde yeni enstrümanlarla, güçlü teşviklerle, sağlamlaştırılmış sosyal ve bölgesel politikalarla ve Alana üye olmayan ülkelerin üyeliğinin takvime bağlanmasıyla daha verimli olabileceğini belirtti.