İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
2-8 MART 2009

AVRUPA KOMİSYONU BAHAR DÖNEMİ DEVLET VE HÜKÜMET BAŞKANLARI ZİRVESİNE İLİŞKİN KATKILARINI İÇEREN TEBLİĞ RAPORUNU KABUL ETTİ

Avrupa Komisyonu Bahar Dönemi Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ilişkin katkılarını içeren tebliğ raporunu 4 Mart’ta kabul etti. Söz konusu tebliğ ile Komisyon, ekonominin canlandırılması için alınan önlemlerin değerlendirilmesini yaparken aynı zamanda, Avrupa finansal gözetim sisteminin reformuna ilişkin "Larosière" raporunu kabul ediyor ve gelecek ay G20’ye üye AB ülkeleri tarafından ortaya konulacak finansal yeniden yapılandırma planına ilişkin görüşünü sunuyor.

"Larosière" raporunu kabul eden Avrupa Komisyonu ilk başta, raporda yer alan tavsiyelere tepki göstermişti. Söz konusu raporda, finansal gözetime ilişkin olarak, krizlere karşı erken uyarı mekanizması niteliğinde olacak ve Avrupa Merkez Bankası’nın başkanlığında bir sistemik riskler konseyinin oluşturulması; Üç Avrupa gözetim kurumu, Avrupa Menkul Kıymetler Piyasa Düzenleyicileri Komitesi (CESR), Avrupa Bankacılık Denetleme Kurumları Komitesi (CEBS), Avrupa Sigorta ve Mesleki Sigortalar Denetleme Kurumları Komitesi’nin (CEIOPS) güçlendirilmiş yetkilerle tek bir kurum haline dönüştürülmesi öngörülüyor. Komisyon, sistemik riskleri saptayarak erken uyarıda bulunan bir kurumun oluşturulmasına ilişkin Mayıs sonundan evvel bir paket sunacak. Komisyon ayrıca, mikro ihtiyati gözetim kurumlarının oluşturulmasının hızlandırılmasını istiyor. Bu kapsamda “Larosière”  raporunda belirtilen üç denetleyici kurumun oluşumu, Avrupa düzeyinde olmakla birlikte ulusal denetleyici kurumlar üzerinde rol oynayan ve bunlarla yakın temas halinde olan bir kurumun oluşturulmasını kabul ediyor. Haziran ayında yapılacak AB Konseyi’nde rapor kabul edildiği takdirde Komisyon sonbahar döneminde mevzuat düzenlemelerini hazırlayarak sunacak ve bu şekilde yeni sistem 2010’da uygulamaya geçecek. Komisyon ayrıca, finansal krizlerde müdahale mekanizmasına ilişkin bir “Beyaz Kitap”  yayınlayacak.

4 Mart’ta sunduğu tebliğde Komisyon, finansal hizmetlere ilişkin mevzuat altyapısının güçlendirilmesi için başka çalışmalarda da bulunduğunu belirtiyor. Nisan ayında “hedge fonlar” ve “sermaye yatırım fonları” na ilişkin mevzuat düzenlemeleri önerileri sunulacak. Türev finansal ürünlere ilişkin direktifte ilerleme sağlandı. Öz kaynaklara ilişkin koşullar hakkındaki direktif hükümleri güçlendirilecek ve ulusal kuralların AB mevzuatıyla uyumunu artırmak amacıyla bir eylem planı ortaya koyulacak. Yine Nisan ayında finansal piyasalarda yöneticilerin ücretlerine ilişkin 2004’te yayınlanan tavsiyeler gözden geçirilecek. Ayrıca ceza mekanizmasının güçlendirilmesi amacıyla, piyasanın kötüye kullanılmasına ilişkin direktif ele alınacak. Kara paranın aklanmasının önlenmesi amacıyla uluslararası kurumların işbirliği yapması ve şeffaflığın sağlanması için gerekli düzenlemelerin yapılması da öngörülüyor.

Ekonomi kurtarma planının da ele alındığı tebliğ raporunda planın sağlayacağı faydaların gelecek aylarda ortaya çıkacağı ancak, ilk sinyallerin olumlu olduğu belirtiliyor. Raporda ulusal ekonomi kurtarma planlarının ilk değerlendirmeleriyle, analiz edilen 500 kadar ulusal önlemin Avrupa Konseyi’nin 2008’de kabul ettiği, zamanında, geçici, ve hedefe yönelik olma ilkelerine uyduğu ve Lizbon Stratejisi’nin uzun vadeli hedefleriyle de uyumlu olduğu belirtiliyor. AB düzeyinde alınan önlemler ve otomatik istikrar sağlayıcılarla birlikte söz konusu bütçe önlemleri 2009- 2010 döneminde GSYİH’nın %3,3’ünü oluşturuyor. Enerji bağlantıları ve geniş bant internet için ise 5 milyar Avro gerekiyor. Alınan önlemlerin daha ileri aşamada değerlendirmesi ise Haziran Zirvesi öncesinde yapılacak.

Komisyon otomobil sanayine yönelik çerçeve politikasında olduğu gibi, AB sanayinin desteklenmesine yönelik olarak, başta AR-GE, inovasyon, yeşil teknolojiler ve eğitim alanları olmak üzere,  kestirme önlemlerin alınmasını tercih ediyor. İç pazarın sağlıklı işlemesine öncelik verilmesi gerektiğini belirten Komisyon, krize yönelik alınan önlemlerin AB ekonomisinin geleceğini de düzenlediğini ifade ediyor.

Krizin ve ekonomik durgunluğun sosyal krize yol açmaması için insan kaynaklarının iyi yönetilmesi gerektiği belirtilen raporda, 2010’da işsizliğin %10’a ulaşacağı ve olumsuz koşullardan en çok genç nüfus, kısa dönemli çalışanlar ve göçmen işçilerin etkileneceği öngörüsünde bulunuluyor.