19 Mart 2009 tarihinde Çek Cumhuriyeti Dönem Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Lizbon Antlaşması’nın İrlanda tarafından ikinci referandumda onaylanmasına ilişkin takvimin en geç 18–19 Haziran tarihlerinde yapılacak AB Konseyi Zirvesi’nde belirleneceği ifade edildi. Bilindiği üzere, Aralık 2008’de İrlanda ile AB arasında varılan uzlaşıda İrlanda’ya verilen taahhütler karşılığında (Komisyonerin korunması, tarafsızlık, vergi politikası, sosyal, etik ve aile politikaları) ikinci referandumda Antlaşma’nın kabul edilmesi sözü alınmıştı. Bu kapsamda, İrlanda hükümeti tarafından Lizbon Antlaşması’nın kabul edilmesine yönelik ciddi bir kampanya yürütülüyor. Son dönemde yapılan araştırmalarda “evet” oyunun çoğunlukta olduğuna dikkat çeken İrlanda Başbakanı (Taoiseach) Brian Cowen, ekonomik krizin etkisiyle halkın eğilimlerinin değişebileceğini hatırlatarak güçlü bir strateji yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Aynı tarihte gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu Başkanlar Konferansı’nda bir konuşma yapan AP Başkanı Hans-Gert Pöttering, İrlanda’nın ve AB’nin birbirine ihtiyaç duyduğunu belirterek, tartışmaların olumlu bir seyir izlediğini ve iyimser olduğunu ifade etti. Öte yandan, Konferans tarafından, Lizbon Antlaşması’na ilişkin olarak AP üyeleri Jo Leinen, Jean-Luc Dehaene ve Elmar Brok tarafından hazırlanan raporların AP Genel Kurulunda görüşülmemesi kararını desteklediğini vurguladı. Söz konusu karar, Antlaşma’nın onaylanmasından sonraki döneme odaklanan raporların İrlanda halkı üzerinde olumsuz etki yaratabileceği endişesi ile alınmıştı (Raporlara ilişkin detaylı bilgilere 9–15 Şubat ve 9–15 Mart 2009 tarihli İKV
e-bültenlerinde yer verilmişti).
Diğer taraftan, Başkanlar Konferansı Komisyon Başkanı’nın seçilmesine ilişkin şöyle bir takvim belirledi:
AB Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek, yeni Komisyon’un göreve başlayacağı tarihin kesinlik kazanmadığını hatırlattı. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise, Haziran ayında Nice Antlaşması’nın yürürlükte olacağını belirterek, bu tarihte alınacak kararın “ilke karar” olacağını ve Lizbon Antlaşması yürürlüğe girince değişebileceğini vurguladı.