Avrupa Parlamentosu’nda Liberal ve Demokrat Grubu (ALDE), TÜSİAD ve KAGİDER işbirliği ile 18 Mart 2009 tarihinde, “Türkiye ve AB’de Cinsiyet Eşitliği” başlıklı bir seminer düzenlendi. Açılış konuşmalarını, ALDE Başkan Yardımcısı ve AP milletvekili Karin Riis Jørgensen, ALDE üyesi ve AP milletvekili Diana Wallis, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn ve KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülseren Onanç yaptı.
TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü Bahadır Kaleağası’nın moderatörlüğünü üstlendiği seminerde, tartışmacılar arasında, Gülseren Onanç (KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı), Selma Acuner (Avrupa Kadın Lobisi Yönetim Kurulu Üyesi- Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Bölümü Öğretim Üyesi), Riccardo Serri (Avrupa Komisyonu Genişleme Birimi), Karin Riis Jørgensen (AB Milletvekili), Diana Wallis (AP Milletvekili), Münevver Helun Fırat (AKP) ve Kader Sevinç (CHP AB Temsilcisi) yer aldı. Seminere, iş ve siyaset dünyası temsilcilerinin yanı sıra, birçok akademisyen ve sivil toplum temsilcisi de katıldı.
Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, temel hak ve özgürlükler alanında son on yılda Türkiye’de önemli gelişmelerin yaşandığını ve bu çerçevede Türkiye’de nüfusun yarısını oluşturan kadınların önemli kazanımlar elde ettiğini belirtti. İlerleme Raporlarına dikkatli bir şekilde bakıldığında, yıllar içerisinde en büyük gelişmenin kadın hakları alanında yaşandığına dikkat çeken Olli Rehn, mevcut hükümetin kadın haklarına yönelik yapıcı tutumunu memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Rehn son yıllarda yapılan çalışmalara ve atılan adımlara rağmen, özellikle işgücüne katılım ve eğitim alanlarında kadın-erkek arasındaki farkın, AB ortalamasının çok üzerinde olduğuna da dikkat çekti. Rehn konuşmasına kadınların siyasi temsili, kadına yönelik şiddet, başta kız çocukları olmak üzere kadınların eğitime katılması ve kadın istihdamının, Türkiye’nin gündemindeki ana mücadele konuları olduğunu ekleyerek devam etti. Kadın istihdamı başta olmak üzere hukuki açıdan kadınlara yönelik herhangi bir sıkıntının bulunmadığını da vurgulayan Rehn, uygulama alanında güçlükler ile karşılaşıldığını, uygulamanın güçlendirilmesi ve takibi çerçevesinde sivil toplum örgütlerine önemli roller düştüğünü belirtti ve söz konusu hukuki altyapının hayata geçirilmesi için gerekli adımların tüm taraflarca atılması gerektiğini ifade etti.
KAGİDER Başkanı Gülseren Onanç ise konuşmasında, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayımlanan rapora göre mevcut küresel ekonomik kriz nedeniyle dünya genelinde 22 milyon kadının işini kaybetmesinin beklendiğini vurguladı. Onanç, Ekonomik kriz de dâhil olmak üzere toplumdaki bütün sorunlara en iyi çözümün sosyal alanda eşitliğin sağlanmasıyla mümkün olabileceği belirtti. Türkiye’nin 2005 yılından bu yana AB üyelik müzakerelerini yürüttüğünü, söz konusu süreçte Türkiye nüfusunun yüzde 49’unu oluşturan kadınlara yönelik herhangi bir iletişim kampanyasının bulunmadığını, Türk kamuoyunda azalan AB üyeliğine ilişkin desteğin, kadınlara yönelik gerçekleştirilecek doğru ve kapsamlı bir iletişim stratejisi ile büyük ölçüde artabileceğini ifade etti.
Son dönemde Egemen Bağış’ın Başmüzakereci olarak atanmasının Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir adım olduğunu da belirten Onanç, KAGİDER olarak Türkiye-AB ilişkilerine “kadın elinin değmesi” (female touch) konusunda uzun süredir lobi yaptıklarını, bu konuda ısrarlı olmaya devam edeceklerini ifade etti. Son dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu”nun önemli bir adım olduğunu belirten Onanç, söz konusu Komisyon aracılığıyla TBMM’de hazırlanan her türlü hukuki metnin artık “kadın gözüyle de” değerlendirileceğini ve bundan büyük bir mutluluk duyduklarını vurguladı. Türkiye’de kadın-erkek eşitliği alanında en önemli sorunun kadınların siyasi temsilinden kaynaklandığını belirten Gülseren Onanç, Mart 2009 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde de kadınların temsilinin çok düşük olduğuna dikkat çekti.
Helun Fırat, her ilde kurulan AKP kadın kollarının yapısını anlatırken, bu oranın 28 Temmuz 2007 seçimlerinde yükseldiğine, ancak yerel seçimlerde kadınların siyasi temsilinin düşük kaldığına dikkati çekti. CHP AB temsilcisi Kader Sevinç ise, CHP tarafından kadınların haklarından daha iyi faydalanabilmeleri için, Ulusal Kadın Hakları Konseyi’nin ve Mesleki eğitim merkezlerinin kurulmasını hedefleyen yol haritasını sundu.