İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

İKV`DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye’nin gündemindeki en önemli gelişme Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın beş yıl aradan sonra Brüksel’e gerçekleştirdiği ziyaret oldu.
İKV`DEN  HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye’nin gündemindeki en önemli gelişme Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın beş yıl aradan sonra Brüksel’e gerçekleştirdiği ziyaret oldu. Türkiye tarafından AB’ye gerçekleştirilen en üst düzey ziyaret olma özelliğine sahip olan söz konusu ziyaret kapsamında, Başbakan Erdoğan’ın AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso ve Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz ile ikili ve toplu olarak yaptığı görüşmeler, Türkiye-AB ilişkilerinde yakalanan ivmenin ileri taşınması konusunda her iki tarafın ortaya koydukları iradenin teyit edilmesini göstermesi açısından büyük önem taşıyor.

Basında yer alan diğer önemli bir haber Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Štefan Füle’nin 24 Ocak tarihinde AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’na hitaben kaleme aldığı ve Adalet Bakanı ile de paylaşılmasını istediği mektup idi. Bu mektupta Füle’nin HSYK düzenlemesinin yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve kuvvetler ayrılığına olumsuz etkileri olacağından duyulan kaygılarını bildirdiği ve yeni düzenleme yapılmadan önce daha fazla istişare yapılması gereğini hatırlattığı belirtildi. Hükümetin HSYK düzenlemesini askıya almasında AB’den gelen bu uyarıların da etkili olduğu belirtiliyor.

Geçtiğimiz hafta AB’nin gündeminde yer alan diğer gelişmeler ise Sırbistan’ın AB ile katılım müzakerelerine başlaması, AB Dışişleri Bakanları toplantısı ve Suriye’de barış için toplanan Cenevre II konferansı oldu.

21 Ocak 2014 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Bakanlar Düzeyinde Katılım Konferansı’nda Sırbistan ile AB üyelik müzakerelerine fiilen başlandı. Katılım Konferansı’nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ilk Katılım Konferansı ile Sırbistan-AB ilişkilerinde yeni ve kilit öneme sahip bir safhaya geçildiğini vurgulayan Štefan Füle, bu süreçte Sırbistan’ın ele alması gereken konuların başında; Kosova ile ilişkilerin normalleştirilmesinin yer aldığını; bu kapsamda Belgrad’ın Priştine ile ilişkilerinin normalleştirilmesine bağlılığını sürdürmesi ve bu diyalog kapsamında varılan anlaşmaları uygulamaya devam etmesi gerektiğini ifade etti.

20 Ocak 2014 tarihinde Brüksel’de gerçekleşen ve İran, Suriye ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşanan gelişmelerin ele alındığı AB Dışişleri Bakanları toplantısında ise İran’a yönelik yaptırımların altı ay süre ile askıya alınması; Suriye krizine siyasi çözüm bulma çabaları doğrultusunda Cenevre II Konferansı’nın desteklenmesi ve Orta Afrika Cumhuriyeti’ne bin kadar ortak askeri güç gönderilmesi kararları alındı.

22 Ocak 2014 tarihinde İsviçre’de başlayan ve Cenevre’de devam eden Cenevre II Konferansı’nda öncelikle insani yardım konularında uzlaşma sağlanması, daha sonra Suriye’de geçiş hükümeti kurulması sürecini başlatarak soruna siyasi bulunması amaçlanıyor. Suriye rejimi ve muhalif gruplar arasında sağlanan ilk uzlaşma, kuşatma altında bulunan Humus’ta bulunan kadın ve çocukların bölgeden ayrılmalarının sağlanması kararı oldu.

Geçtiğimiz haftanın gündemini şekillendiren bir diğer önemli toplantı ise 22-25 Ocak tarihleri arasında Davos’ta gerçekleştirilen 44’üncü Dünya Ekonomik Forumu oldu. Bu yıl “Dünyanın Yeniden Şekillendirilmesi: Toplum, Siyaset ve İş Dünyası için Sonuçlar” başlığı altında yapılan Forum’da yapılan konuşmaların ağırlığını küresel ekonomik krizin ardından ekonomik büyümede görülen olumlu işaretlere karşın devam eden riskler oluşturdu.

Öte yandan, 13-19 Ocak 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen Altıncı Büyükelçiler Konferansı Türkiye gündeminde öne çıkan konular arasında yer aldı. Söz konusu konferansın kapanış oturumunda söz alan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye –AB ilişkilerine yönelik açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, Türkiye-AB ilişkilerinde kriz yaşanmadığını, HSYK da dahil olmak üzere AB tarafından yapılacak her eleştiriyi dikkate alacaklarını kaydetti. Davutoğlu ayrıca, Türkiye’nin iç siyasi konulara ilişkin olarak yaptığı düzenlemeler ve AB ülkelerinde uygulamalar arasında benzerlik söz konusu olduğunda, AB’nin Türkiye’ye karşı dışlayıcı bir tavır takınmaması gerektiğini belirtti.

27-28 Ocak tarihlerinde Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin 22 yıllık aranın ardından Fransa’dan ülkemize Cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleştireceği ilk resmi ziyareti ve bu ziyaretin Türkiye-AB ilişkilerine muhtemel etkilerini gelecek haftanın İKV Bülteni’nde okuyucularımızla paylaşacağız.

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta dileriz. 

Diğer Yazılar