Dünyanın önde gelen 20 ekonomisinin bir araya gelmesiyle oluşturulan G20 Zirvesi 2 Nisan’da Londra’da gerçekleştirildi. Kasım 2008’de Washington’da toplanan son G20 Zirvesi’nden bu yana küresel mali kriz giderek derinleşti. IMF ve Dünya Bankası tahminlerine göre dünya ekonomisinin 2009 yılı sonunda
25 yıldan beri ilk defa küçülmesi bekleniyor. G20 ülkeleri dünyanın toplam ticaret hacminin yaklaşık %80’ini, dünya ekonomik üretiminin %90’ını ve nüfusunun üçte ikisini oluşturuyor.
Zirve’de şu ilkeler üzerinde karara varıldı:
- Güven, büyüme ve istihdamın yeniden tesis edilmesi;
- Kredi sistemini düzeltecek şekilde mali sistemin tamir edilmesi;
- Güvenin yeniden kurulması için mali düzenlemelerin güçlendirilmesi;
- Krizin atlatılması ve gelecek krizlerin engellenmesi amacıyla uluslararası mali kurumların kaynaklarının artırılması ve yeniden yapılandırılması;
- Küresel ticaretin ve yatırımların teşvik edilmesi, korumacılığın engellenmesi ve refahın desteklenmesi;
- Kapsayıcı, yeşil ve sürdürülebilir bir toparlanma sürecinin inşa edilmesi
Buna göre Londra Zirvesi’nden çıkan sonuçlar şu şekilde özetlenmektedir:
- IMF dahil çok taraflı organizasyonlara küresel kriz ile mücadele için toplam 1.1 trilyon dolar ayrıldı.
- IMF’ye 750 milyar dolar kaynak aktarılması kararlaştırıldı. Bu kaynağın 500 milyar doları G20 ülkeleri tarafından karşılanacak. Bunun yanısıra, IMF’nin özel çekme haklarında (special drawing rights) değişikliğe gidilerek dünyanın en yoksul ülkelerinin kullanımına sunulmak üzere 250 milyar dolar ek kaynak yaratıldı. Son olarak IMF dünyanın en yoksul ülkelerinin faydalanabilmesi için 6 milyar dolarlık altın satışı gerçekleştirecek.
- Uluslararası ticaretin finansmanı için 250 milyar dolarlık kaynak tahsis edilmesi kararlaştırıldı.
- Dünyanın en yoksul ülkelerinin kullanımına sunulmak için uluslararası kalkınma bankalarına 100 milyar dolarlık finansman sağlanması üzerinde uzlaşmaya varıldı.
- Halihazırda küresel daralmayla mücadele için 2 trilyon dolar harcandığı göz önünde bulundurularak, liderlerin kendi ulusal ekonomilerini canlandırmak amacıyla gerekli önlemleri almaları hedefleniyor. Bu harcamaların 2010 yılı sonunda 5 trilyon dolara çıkması ve %4’lük üretim artışına yol açması bekleniyor.
- Son Washington Zirvesi’nde kabul edilen eylem planına ek olarak “Mali Sistemin Güçlendirilmesi” başlıklı bir bildirge yayımlandı. Bu doğrultuda makro ekonomik ve mali risklerin erken teşhisi amacıyla IMF ile yakın işbirliği yapacak bir Mali İstikrar Kurumu oluşturulması kararlaştırıldı.
- Halen yasal düzenlemeye tabi olmayan yatırım fonları konumunda bulunan hedge fonları da dahil olmak üzere mali sisteme daha sıkı kurallar getirilmesi planlanıyor.
- Kara para aklama ve vergi kaçakçılığı ile mücadele alanındaki OECD kurallarına uymayı reddeden “vergi cennetlerine” yaptırım uygulanması kararlaştırıldı. Gizli bankacılık döneminin sona erdiği belirtildi.
- İstikrarlı ve iyi işleyen bir uluslararası para sisteminin teşvik edilmesi amacıyla ulusal ekonomi politikaları arasında eşgüdümün sağlanması ve rekabetçi devalüasyondan kaçınılması gerektiği ifade edildi. Bu çerçevede, uluslararası muhasebe standartları kuruluşlarına danışmanlar ve düzenleyiciler ile birlikte çalışma çağrısında bulunuldu.
- Yatırım ile malların ve hizmetlerin serbest dolaşımına yönelik yeni engellerin getirilmesi, yeni ihracat kısıtlamaları ve DTÖ ile uyumlu olmayan ihracat önlemlerine karşı çıkıldı.
- Mevcut krizin en yoksul ülkeler üzerinde oransız bir etki yarattığı ve krizin toplumsal etkilerinin azaltılması yönünde gelişmiş ülkelerin ortak sorumluluğu vurgulanarak alınacak önlemler sıralandı.
- Krizin insani boyutu göz önünde bulundurularak adil ve aile dostu bir istihdam piyasasının oluşturulması kararlaştırılarak, ILO başta olmak üzere ilgili kurumlara alınan tedbirlerin değerlendirilmesi yönünde çağrıda bulunuldu.
Geri dönülemez iklim değişikliği tehdidi ile, ülkelerin ortak ama farklılaşmış sorumlulukları göz önünde bulundurularak, mücadele edilmesi ilkesine bağlılık yinelendi. Bu çerçevede Aralık ayında Kopenhag’da yapılacak olan BM iklim değişikliği konferansında anlaşmaya varılması hedefleniyor.