İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
2-15 KASIM 2009

ALMAN BASININDA TÜRKİYE’YE İLİŞKİN HABERLER

Almanya’da Paralel Toplumlar Yok

Die Welt, Almanya Entegrasyon ve Göç için Danışma Konseyi temsilcisi Klaus J.Bade’in bir konuşmasından alıntı yayınladı. Almanya’ya işçi göçünün 50. yıl kutlamalarında Frankfurt Paulskirche’de konuşan Bade bugün Almanya’da misafir işçilerin göç tarihini özetliyor ve  göçmenlerin bugünkü durumunu ortaya koyuyor. Almanya’da paralel toplumlar olmadığını belirten Bade, aslında, Almanya’nın diğer göç alan ülkelerle karşılaştırıldığında entegrasyonun oldukça başarılı olduğunu belirtiyor. Bade, açıklamalarını Essen’de bulunan Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı ile Würzburg’da bulunan deneysel eğitim araştırma enstitüsünün araştırmalarına dayandırıyor. Söz konusu araştırmalarda, Türk göçmenlerin eğitim düzeyinin hala düşük olduğunu ortaya koymakla birlikte bu araştırmalara eski misafir işçilerin de dahil edildiğinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor. Bu misafir işçiler çok iyi eğitimli değiller fakat Almanya’ya ağır işçi olarak gelmiş bulunuyorlar. Buna rağmen, Türk kökenli kişilerin sadece yüzde 6’sının bir eğitim derecesi yokken, yüzde 17’si üniversiteden  mezun. Genç nesil ile ebeveynleri arasında büyük farklılıklar bulunuyor, bu da entegrasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştiğini gösteriyor. Ayrıca kadınlar erkeklerden daha başarılı. Türk kökenli Almanların yüzde 75’ten fazlası Almancayı iyi veya çok iyi konuştuklarını belirtiyorlar.

İstanbul'da Almanca kursları

Die Welt’de  3 Kasım’da yayınlanan bir makalede özellikle eşlerinin yanına gitmek üzere  Almanya’ya göç etmek isteyen Türklerin İstanbul’da Goethe-Enstitüsü’nde Almanca kurslarını takip ettiklerini yazıyor. Almanya’ya gidecek göçmenlerin Almanca test sınavını geçmeleri gerekiyor. Makalede söz konusu testi geçmek için Anadolu’dan İstanbul ya da Ankara’ya gelerek hazırlık sınıflarına katılmanın güçlüğünden söz ediliyor. Kurslara katılmanın maliyetinin yanı sıra Almanca testinden geçmeleri halinde bile başvuru sahiplerinin Alman Konsolosluğu tarafından dil eğitimlerinin yeterli olmadığı gerekçesiyle geri çevrilebildikleri belirtiliyor.  

Türkiye’nin Dış Politikası ve El-Beşir’i Daveti

Financial Times Almanya(FTD) tarafından yayınlanan bir makalede Türkiye’nin dış politikasındaki değişim ele alınıyor. Türkiye’nin İran’la ilişkilerinin iyileşirken İsrail ile yaşanan zorlukların artmasına ilave olarak, Türkiye’nin Sudan Devlet Başkanı Ömer Hassan El-Beşir’i konferansa davet etmesinin AB’de endişeleri artırdığı belirtiliyor. Türkiye’nin El-Beşir’in davete katılmayacağını açıklamasına karşın yakın zamanda AB’de yeni Türk dış politikasının Batı’dan uzaklaştığına dair bir izlenim uyandığı, ABD ve İsrail’in bu durum nedeniyle AB’yi suçladığı belirtiliyor. AB’nin geçmişte Türkiye’nin üyeliğini desteklemediği, Türkiye’nin AB’ye yaklaştırılması ve AB’den uzaklaşmasının önlenmesi için şu anda AB’ye katılım sürecinde yeni bir dinamik yaratılması gerektiği yorumunda bulunuluyor.

Tagesspiegel ise hakkında uluslararası tutuklama kararı bulunan El Beşir’in  Türkiye tarafından davet edilmesini yazdı. AB’nin söz konusu davetin geri çevrilmesini istediği belirtilen yazıda, Uluslararası Ceza Mahkemesi Koalisyonu Koordinatörü Avukat Özlem Altıparmak’ın Türkiye’nin davranışını eleştirdiğine yer veriliyor.

Frankfurter Rundschau El- Beşir’in uluslararası protestodan sonra Türkiye’ye ziyaretini iptal ettiğini yazıyor.

Türk’nin Kıbrıs girişimi

Tagesspiegel’in haberine göre Türkiye Suriye ve Ermenistan gibi komşu ülkelerle ilişkilerini iyileştirdikten sonra Kıbrıs sorununu ele almaya başladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin AB’ye üyelik şansını arttırmak amacıyla çözüme yaklaşmaya çalışıyor. Söz konusu yeni politika kısmen Türk Büyükelçilerinin, sorunun çözümüne ilişkin fikir teatileri sonucu ortaya çıktı. KKTC lideri Mehmet Ali Talat yeni stratejiyi öğrenmek üzere Ankara’yı ziyaret etti. Konu üzerinde görüşmek üzere Başmüzakereci Egemen Bağış  Atina’ya, Başbakan Recep Tayip Erdoğan ise Washington’a gitti. Ankara Talat’tan daha uzlaşmacı bir pozisyon almasını istedi. Türk Hükümetinin aceleci davranmasının sebebi Talat’ın sürekli güç kaybetmesi ve Nisan ayında yapılacak olan seçimlerde başarısız olabilme ihtimali. Davutoğlu AB’nin Türkiye’nin limanlarını Kıbrıs Rum gemilerine açması için AB’nin KKTC’ye uyguladığı boykotu gevşetmesini istiyor. Yeni Kıbrıs politikası kısmen Davutoğlu’nun sıfır problem politikasının bir parçasını teşkil ediyor.

Türk Öğrencileri İsrail’i Eleştirdi

Spiegel, Trabzon’daki bir üniversitede öğrencilerle İsrail Büyükelçisi Gabby Levy arasında geçen olayı yayınladı. Öğrenciler Levy’nin arabasına yumurta attı ve katil İsrail şeklinde bağırdı. Gösteriyi yapan kişi tutuklandı. Levy çocukların katledilmesi ve işgal politikası nedeniyle Rize’de eleştirildi.

Öcalan’ın Hapishane Koşulları İyileştirildi

SüddeutscheZeitung’un bildirdiğine göre PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki hücre hapsi sona erdi. Diğer sekiz mahkumun adaya yerleşeceği ve Öcalan’ın onlarla yürüyüşleri sırasında konuşulabileceği belirtiliyor. Öcalan’ın koşulları, TV sağlanması ve diğer tutuklularla beraber el sanatları çalışmalarına izin verilmesi şeklindeki gelişmelerle tutukluluk koşulları iyileştirilecek. Hapis koşullarındaki söz konusu iyileştirme Kürt sorununa ilişkin Türk politikasının bir parçası çerçevesinde gerçekleşiyor.

Hamburg Türkiye İle Ticaret İçerisinde

Die Welt’in bildirdiğine göre Türk Hava Yollarının kar oranı yıl başından bu yana %23 artış gösterdi. Kapasite kullanım oranı yaklaşık %80 olan THY’de Hamburg ile Türkiye arasında günde 2 kere, yaz döneminde 4 kere uçuş yapılıyor. Diğer pek çok havayolu kriz nedeniyle zararda. Yönetim kurulu başkanı Temel Kotil bu başarılı sonucun büyük ölçüde Türkiye ile Hamburg arasındaki artan ticaretten kaynaklandığını belirtti. Hamburg Uluslararası Ticaret Odası Başkanı Corinna Nienstedt, Türkiye’nin büyük bir pazar olduğunu, Hamburg’tan giden insanlar için coğrafi konumu nedeniyle ilginç geldiğini söyledi. 2007 yılından Hamburg’tan Türkiye’ye 820 milyon Avro, Türkiye’den Hamburg’a 320 milyon Avro değerinde mal gittiğini belirtti.

Erdoğan Kürt Sorununda Çözümü Hedefliyor

Sol ve Liberal görüşlü birçok Alman gazetesi, Türk Hükümeti’nin Kürt nüfusun haklarını güçlendirmeyi planladıklarını bildirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Meclis’te planını açıkladı. Planda, 24 saat Kürtçe yayın yapabilecek TV istasyonlarının kurulmasına izin verilmesi, üniversite ve okullarda Kürtçenin öğretilmesi öngörülüyor. Plan ayrıca, şehir ve sokaklara Kürtçe isimlerinin geri verilmesi ve Güney Doğu Anadolu’da askeri varlığın azaltılmasını da içeriyor. Ancak planda herkese daha fazla özgürlük tanıması öngörülmüştü. Alman gazeteciler DTP başkanı Ahmet Türk’ün Meclis’te yaptığı konuşmayı tarihi olarak nitelediler (Tagesspiegel, Süddeutsche Zeitung). Gazeteciler atılan adımların Kürtler için yetersiz, Türkler için ise çok fazla olabileceği yorumunda bulundular.

Türkiye İran’ın Nükleer Programı Konusunda Uzlaşmayı Destekliyor

Die Zeit’ın haberine göre Türkiye İran’ın düşük kaliteli uranyumunu, Rusya’dan sivil amaçlar için kullanılacak uranyum gönderilene kadar saklama önerisinde bulundu. Bu çözümün İran tarafından kabul edilme ihtimali bulunuyor. İran Rusya’ya düşük kalite Uranyumu gönderdikten sonra, yüksek kalitede uranyumu alamama ihtimalinden çekiniyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hürriyet gazetesine verdiği demeçte, Batı ve İran arasında bir uzlaşmaya varabilmek için, Türkiye’nin İran’ın düşük kaliteli uranyumunu saklayabilecek imkanı ve isteği bulunduğunu bildirdi. Davutoğlu bu öneri hakkında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan Muhammed El Baradei, İran Dışişleri Bakanı Manutschehr Mottaki ve Amerikan başkanı Barack Obama ile görüşüldüğünü açıkladı.

Roland Koch’un Türkiye Ziyareti

Frankfurter Rundschau gazetesinin haberine göre Almanya Hessen Eyaleti Başbakanı Roland Koch ve entegrasyon bakanı Jörg-Uwe Hahn Türkiye gezilerini başarılı olarak değerlendirdiler. Ekonomik ve politik ilişkilerin derinleştiğini sözlerine eklediler. Dahası Türkiye’de Hessen’e kardeş şehir bulmak için önemli adımlar atıldığını söylediler. İkili, özellikle İzmir ile ilgilenip olumlu karşılık aldıklarını belirtti. Koch ve Hahn ayrıca Erdoğan ve Davutoğlu’yla da görüştü.

Günümüz Türkiye’sinde Atatürk Etkisi

Frankfurter Allgemeine Zeitung Mustafa Kemal Atatürk’ün günümüz Türkiye’sine olan etkilerini inceleyen bir makale yayınladı. Karen Krüger Atatürk’ten her politik gücün kendi politik görüş ve taleplerini desteklemek için yararlandığını açıkladı. Erdoğan bile Atatürk’ün derslerinin Türkiye’nin geleceği için önem taşıdığını belirtti. Krüger, Erdoğan’ın haklı veya ciddi olup olmadığının tartışabilineceği yorumunu yaptı. Günümüzde Türk düşünürleri Kemalist Dogma’nın politik hayatın normalleşmesi sürecinde bir engel olabileceğini bildiriyorlar. Yazar ise bu konu hakkında Kemalizmin çelişkileriyle yüzleşmek için bütün Atatürk tabularından arınılması gerektiğinin önemini belirtti.

Türkiye’de Kardelen’in Katili için Dava

Gazeteler 12 Ocak 2009’da Paderborn’da cinsel tacize uğradıktan sonra öldürülen 8 yaşındaki Kardelen cinayeti hakkındaki davanın başlamasını bildiriyor. Şüpheli Ali K.’nın (30) ömür boyu hapis cezası alması bekleniyor. Dava Cuma günü Türkiye’de, Söke’de başladı. Ali K.’nın Türkiye’ye kaçması ve burada yakalanması nedeniyle dava Türkiye’de görülüyor. Ali K. 21 yaşında Almanya’ya gelmiş ve burada iş bulmayı başaramamıştı.

Hessen’de Okullarda İslam Dersleri

Frankfurter Rundschau gazetesinin haberine göre, Hessen Entegrasyon Bakanı Jörg-Uwe Hahn göçmenlerin başvurabileceği bir entegrasyon merkezi kurulması projesini açıkladı. Hahn konuşmasında Okullarda İslam ile ilgili derslerin bilgilendirme amacından çok inanca yönelik olması gerektiğini söyledi. Bunun gerçekleşebilmesi için ise Müslüman toplumun organize olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Berlin’de İstanbul Sergisi

Der Tagesspiegel Berlin’de başlayan “Istanbul New Wave” sergisini bildirdi. Berlin İstanbul’un ortak şehri olarak Türk sanatçılarla birlikte 3 sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergiler, 17 Ocağa kadar Gropius-Bau ve Hanseatenweg ve 3 Ocağa kadar Akademie der Künste Pariser Platz ta gezilebilecek.

İslam ve Cinsellik Üzerine Seyran Ateş’in Yeni Kitabı

Die Welt Seyran Ateş’in yeni kitabı hakkında haber yaptı: “Der Islam braucht eine sexuelle Revolution” (“islam’ın cinsel devrime ihtiyacı var”) Seyran Ateş, Almanya’da müslüman kadınlarının haklarını savunan bir avukat. Kitabında kendi tecrübelerinden bahsediyor ve iyi bir Müslüman olup hem de serbestçe cinsellik yaşanabileceğinin mümkün olduğunu belirtiyor. Tanrı’nın kadınların ezilmesini istemediğini ekliyor.